iyiköfüfilm

14
May
2014

Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet (1972)

Giallo Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

aska-susayanlar-seks-ve-cinayet“Giallo” İtalyanlara özgü bir tür olsa da Yeşilçam da buna kayıtsız kalmamıştır. Kalıcı bir izlenim bırakabilmesi için bir giallo’nun özel bir şeye ihtiyacı vardır. Örneğin, etrafta hiçbir ağaçtan iz yokken ağaçtan atlayarak insanlara saldıran bir katil.

Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet, giallo türü için çıtayı yükseltmiş filmlerden biri olan The Strange Vice Of Mrs. Wardh‘ın birebir yeniden çevrilmiş Türk yapımı versiyonu. Ancak Strange Vice bir E.T. ya da Ghostbusters değil -araklanmış Türk yapımı filmlere genelde malzeme olan dünya çapında fenomen haline gelmiş filmlerden değil. Diğer bir deyişle Strange Vice‘ı uyarlamak License To Drive‘ı uyarlamak gibidir. Her iki film de küçük bir grup için başyapıt olsa da geniş yankı uyandırmaz. Yapımcıların 1962 hiti “Sealed With A Kiss”i filmin müzikleri arasına eklemelerinin nedeni de muhtemelen budur. İnsanları bir şekilde çekmek zorundasınız.

Siyah bir trençkot, siyah eldivenler, siyah fötr şapka giyen ve güneş gözlükleri takan bir adam kareye girer ve çıplak kadınları jiletle öldürür. Çıplak kadınlar çıplaktır çünkü hiçbirisinin iç çamaşırına verecek parası yoktur. Bu sırada, Mine isimli bir kadın Meriç isimli bir adamla evlidir ama bu cinsellikten yoksun bir evliliktir. Tarık isimli bir tecavüzcüyle bir zamanlar yaşadığı sadomazoşist ilişki Mine’nin aklından çıkmamaktadır. Katilin ise bunlarla hiçbir alakası yoktur. Çok geçmeden modern dans partileri yapılır, gece yarısı karanfiller dağıtılır, insanlar birbirini aldatır, silahlar sıkılır, sinir krizleri geçirilir, parendeler ve uçan tekmeler atılır. Eğer bütün bunları takip etmek zor geldiyse endişelenmeyin. The Strange Vice Of Mrs. Wardh‘ı seyredebilirsiniz ve bu film yine de size anlamlı gelmeyecektir. (daha&helliip;)


3
May
2014

Sexandroide (1987)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

sexandroid_posterFransız porno film yönetmeni Michel Ricaud’un yönetmenliğini yaptığı film, üç kısa hikayeden oluşuyor. Yaklaşık 1 saat süren film, oldukça garipliklerle dolu. Belki de izlediğiniz en garip filmler arasındaki yerini alacak.

Deneysel dokunuşların yer aldığı, dozunda gore’un kullanıldığı, tedirgin edici bir atmosferin hüküm sürdüğü, karanlık olayların ve erotizmin yer aldığı Sexandroide, Teatro Guignol formatında sunulan bir film. Teatro Guignol, 1897 yılından 1962 yılına kadar Paris’te var olmuş bir tiyatro. Yaşamın içinde yer alan seks, vahşet, cinayet gibi kavramları büyük bir gerçekçilikle yaklaşık 10 dakika ile 40 dakika arasında değişen oyunlarla izleyiciye sunan tiyatro, döneminde oldukça popülerlik kazanıyor. Daha sonra İngilizce’ye “grand guignol” terimi giriyor ve bu terim kan, vahşet, şiddet içeren gösterilere atıfta bulunan bir ifade olarak kullanılıyor.

Hikayelerden ilkinde bir barda genç bir kadın habersizce, bir voodoo bebeği aracılığıyla işkenceye uğrar. Tuvalete gittiğinde barda bulunan esrarengiz adam, elindeki voodoo bebeği yoluyla ilk önce kadının kıyafetlerini çıkarır, bebeğin ve bu yolla pek tabii ki kadının vücuduna bıçak saplar, gözlerine, göğüslerine ve vajinasına, kanlar içinde kalana dek işkence eder ve en sonunda boğazını keser. Bolca kan ve çıplaklıkla dolu bu hikayenin ardından gelen ikinci hikaye ise bu üçlü içinde en fazla gore unsurunun olduğu, en vahşisi ve en saçması. Yine bolca vahşet ve işkencenin yer aldığı ikinci hikayede filmin en gore sahneleri yer alıyor. Üçüncü ve son hikayede ise bir vampir tarafından ısırıldıktan sonra şehvet düşkünü, baştan çıkarıcı bir kadına dönüşen kadının hikayesi yer alıyor.

Filmle ilgili ismine bakıp seks ve android dolu bir filmle karşılaşacağını düşünenleri ise bir hayal kırıklığı beklemekte. Android seksini izlemek keyifli ve eğlenceli olabilirdi fakat bu filmde bunları bulamayacaksınız. (daha&helliip;)


29
Nis
2014

Spermula (1976)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

spermula_posterFransız ressam ve film yönetmeni Charles Matton’un hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yaptığı film, softcore bir fantastik sinema seyri sunuyor.

1930’lu yılların Amerikasında aşka dair her düşünceyi, sanatsal olguları tamamen reddeden ve cinsel özgürlüğü var oluşun temeli olarak gören bir tarikat varlığını sürdürmektedir. 1937 yılında tarikatın tüm müritleri ortadan kaybolur. Fakat yıllar sonra bir gazeteci tarafından Güney Amerika’nın ormanlarında izlerine rastlanır. Ortadan kaybolan tüm müritler gibi gazeteciden de bir daha haber alınamaz. Film böyle bir açıklayıcı anlatımla açılıyor. Spermula, bedensiz kadın varlıkların yaşadığı bir gezegendir. Başka bir gezegenin gölgesinde tüm ışığını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalınca gezegeni tahliye edip Dünya’yı ele geçirmeye karar verirler. Bunu yaparken de kadın görünümünde tüm erkekleri önce baştan çıkarıp insanoğlunun soyunu tüketmektir amaçları. Bunu da erkekleri spermulize ederek yapacaklardır yani tüm spermlerini kendilerinden alarak.

Film, artistik erotik sahneleri, gerçeküstü tavrı ve görüntüleriyle oldukça başarılı. Spermula gezegeninin Alman dışavurumcu film setlerini andıran modern atmosferi, kamera kullanımıyla film belki de bir klasik haline gelebilecekken gösterildiği dönemde Fransa’daki “X yasası” nın mağduru olmasıyla biraz arka planda kalmış.

Filmin orijinal Fransız versiyonu her ne kadar artistik bir erotizm sunsa da İngilizce versiyonu bolca sansüre uğrayıp bilim-kurgu komedi halini almış. (daha&helliip;)


16
Nis
2014

Lifespan (1975)

Bilimkurgu Filmleri İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

lifespanposterTina Aumont‘ın yaptığı her şey izlenebilir niteliktedir. Bu etkileyici kadın 70’lerin Eurocult yıldızları arasında en güzellerinden biridir ve her ne kadar Edwige Fenech‘in popülaritesine erişememiş ya da bu popülerliği koruyamamış olsa da hala hayranları vardır. Tam anlamıyla nefes kesici ve oynadığı filmlerden bazıları üzerine konuşmaya değmeyecek olsa da ekrandaki duruşu ile göz alıcı bir kadın Tina Aumont. Aynı şey Klaus Kinski‘nin son dönem çalışmaları için de söylenebilir (tabi nefes kesici göründüğü için değil ama ekrandaki duruşu için). O da birçok kötü filmde rol aldı ama onu izlemek her zaman ilgi çekiciydi ve rol aldığı filmlere her zaman o özel ‘şeyi’ katmayı başardı.

Lifespan, Aumont ve Kinski’nin merhum Hiram Keller (Seven Death’s In A Cat’s Eye ve Satyricon‘dan hatırlayacaksınız) ile birlikte başrolleri paylaştığı, bir Amerikan tarafından yönetilmiş, Alman ve Hollandalı yapımcılar tarafından da desteklenmiş 1974 yapımı bir arthouse/bilim kurgu/exploitation hibrididir. Yukarıda söz edilen iki oyuncu gibi bu ilginç film de her ne kadar çoğu film eleştirilirken baz alınan standartlara göre çok harika bir film olmasa da o özel ‘şeye’ sahip -ama kendi çapında oldukça harika ve şimdi DVD’si yayınlandığına göre yeniden değerlendirilmeyi hak ediyor.

Dr. Ben Land (Keller), ABD’den yaşlanma ya da gerontoloji üzerine araştırmalar yürüten Dr. Linden ile birlikte çalışmak için Avrupa’ya giden bir bilim adamıdır. Linden öldüğü zaman yerini doldurmak Land’e düşer ve merakına yenik düşerek Linden’ın notları ve eşyalarını karıştırmaya başlar. (daha&helliip;)


30
Mar
2014

Eaten Alive! (1980)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

eatenalive-posterEaten Alive yada orijinal İtalyan ismiyle Mangiati Vivi, kült haline gelmiş Ruggero Deodato’nun Cannibal Holocaust’u ve Umberto Lenzi’nin Cannibal Ferox filmlerinin ardından gelen oldukça başarılı bir film.

Filmin yönetmeni Umberto Lenzi. Onun için çok fazla söze gerek yok. Filmin başrollerinde ise Robert Kerman, Janet Agren ve Me Me Lai yer alıyor. İkincil rollerde ise Ivan Rassimov, Mel Ferrer ve Franco Fantasia var. Amerikalı aktör Robert Kerman, Cannibal Holocaust filmindeki Dr. Harold Monroe rolüyle tanınan bir oyuncu. Sırp asıllı İtakyan aktör Ivan Rassimov ise Mario Bava, Sergio Martini, Umberto Lenzi ve Ruggero Deodato’nun birçok filminde boy göstermiş, istismar filmlerinin tanıdık yüzlerinden biri.

Her ne kadar yukarıda saydığım iki filmden daha az popüler olsa da özellikle istismar film koleksiyoncuları için çok önemli bir parça. İster istemez bir karşılaştırmaya girecek olursak eğer, Cannibal Ferox daha fazla kişiye ulaşsa da hikaye açısından Eaten Alive’ın daha ilgi çekici olduğunu söylemek gerek.

Yeni Gine’nin ormanlarında yaşayan ve korku salan yamyamların lideri Jonas (Ivan Rassimov), Amerikalı ve oldukça varlıklı bir kızı esir tutmaktadır. Kız kardeşini bulmak için ablası da onun peşinden gider. İşte bundan sonra herkesin izlemeye dayanamayacağı türden insanlık dışı zulümler, işkenceler, tecavüz, hadım etme, hayvan istismarı, bolca kanlı sahne ve çıplaklık ekrana yansır. Sağlam bir mideye sahip olmanız gerektiği konusunda baştan uyarımızı yapalım. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni