iyiköfüfilm

13
Ağu
2012

Sybil Danning Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

İpek Çakır : Röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkürler Ms.Danning. Bu bizim için bir onur. Hakkında “B filmlerinin kraliçesi” ve “seks sembolü” gibi tanımlamalar yapılıyor. Bunlar arasından en sevdiğin ve seni en iyi anlattığını düşündüğün hangisi?

Sybil Danning : Benimle bu röportajı gerçekleştirdiğin için teşekkürler İpek, bu benim için bir zevk. Siteniz çok güzel. ABD medyası, benim 80li yıllarda güçlü kadın rolleri için bir yol oluşturduğumu ve öncülük ettiğimi belirtti. O dönem kadınların güçlü rollerde oynaması için çok zor zamanlardı, bu nedenle basının hakkımda yazdıklarını yansıtıyorum ve buna saygı duyuyorum. 80li yıllar filmlerin genellikle ülkenin durumunu yansıttığı bir dönemdi. Reagan başkandı ve “Star Wars” gerçekten ve gerçek hayatta yaşanıyordu. Filmler bu maço atmosferi yansıtıyordu. RAMBO ve COMMANDO filmleri vardı, kadınların rolleri arka plandaydı ve nispeten daha az ilgi çekiciydi. 1979 yılında Hollywood’a geldiğimde bana ilk önemli rolümü veren Roger Corman gibi yapımcılara minnettarım. Mükemmel bir kült klasik olan c filminde “St.Exmin” karakterini oynadım. 6 erkekle birlikte iyi gezegeni kötü adamlardan kurtarmaya giden tek kadındım. Açık şekilde, Akira Kurosawa klasiği SEVEN SAMURAI filminin uzayda geçen remake versiyonuydu. BBTS bu sefer Blu-Ray olarak geçen yıl tekrar çıktı, ve dağıtımcı tarafından bu yeni gösterimi tanıtmak için dünyaca ünlü San Diego Comic Convention’a davet edildim. Başarılı olmaya devam ediyor ve şunu söylemekten mutluluk duyuyorum ki, film çekildikten sonra doğan yeni genç izleyiciler arasında da popülerlik kazanmaya devam ediyor. Bu film 80lerdeki patlayışımı sağladı ve ardından başka güçlü roller geldi. Rollerim birbirine göre daha az ya da daha çok da olsa seksi roller ve bu benim için sorun değil. Bir kadın aynı zamanda hem seksi hem güçlü olabilir ve ben ikisini de olmayı seviyorum. Bir seks sembolü çok olumlu bir şey ve çok farklı bir şey olan “seks objesi” olmakla karıştırılmamalı. (daha&helliip;)


13
Mar
2012

Varoluşçu Estetik ve Mimetik Sinema

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Bir modern felsefe kavramı olarak “estetik”,  algı teorileri ile objektif  ya da subjektif olarak duyusal deneyimleri sanat eserleri aracılığıyla güzelliğin eleştirisini ve uygulamalarını içerir. Felsefe akımları içinde hem teorisel açıdan hem de pratikte estetiğe en çok katkıda bulunan akım varoluşçuluk olmuştur ve aslında bu felsefik katkı çoğunlukla estetik anlatımla gerçekleşmiştir. Örneğin her ne kadar Albert  Camus kendini varoluşçu olarak tanımlamasa da  en önemli felsefi sınıflandırıcılar, Camus’nün en önemli romanları olan Yabancı, Veba ve Mutlu Ölüm’ü varoluşçu eserler olarak tanımlamışlardır. Camus’nün en önemli denemesi Sisifos Söylemi, hayatın anlamsızlığı ve gereksizliğinin intiharı gerekli kılıp kılmadığını inceler. Bilindiği gibi Camus buna olumsuz yanıt vermiş ve bu farkındalığın buna karşı bir direniş olması gerektiğini ve yarattıklarımızla hem bu absürtlüğü kabul edip hem de bundan bir anlam yaratmamız gerektiğini savunmuştur.

Aynı temayı Jean Paul Sartre’nin ünlü romanı, Bulantı’da görebiliriz. Varlığa duyulan tiksinme, adaletsiz bir dünyada anlam arayışı kabullenme ve hatta anlam arayışına sorumlulukla ve özgürce kendini adayışla son bulur. Konuyu daha metafiziksel ve mitolojik bir çerçevede ele almak gerekirse, Sinekler oyunu, babasının ölümünün intikamını onun katilleri olan anneleri Clytemnestra ve onun kocasından almak isteyen Orestes ve Electra’nın hikayesini içerir. Burda Sartre, Orestes ve Electra’yı Zeus’la ve Furies’lerle karşı karşıya getirip insanlar özgür oldukları zaman Tanrılar tarafından dokunulamazlar ama özgürlükle beraber gelen sorumluluğu kabul edemeyerek kendi suçlarını kendileri yaratırlar demek istemiştir. Son olarak, özgürlük ve sorumluluk konusunun detaylarını diğer kişilerle ilişkilerinde görebiliriz ve bu konu, Sartre’nın ünlü oyunu “Çıkış Yok” da, bir grup bireyin bir arada olmayı sevmedikleri ve diğerlerinin zayıflıklarını inceden inceye gözlemleyen insanlarla dolu kaçılması mümkün olmayan bir cehennemde olduklarını farketmeleri üzerine kuruludur. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni