iyiköfüfilm

29
Nis
2012

Pink Flamingos (1972)

B-Film İstismar Filmleri XXX kategorilerinde yayınlandı.

John Waters sinemanın,sanatın “politically correct” olma zorunluluğundan, sadece istenen, beklenen, sıradan şeyleri gösterme zorunluluğundan sıkılmış ve bunu tersine çevirmeye çalışan işler çıkarmış bir yönetmendir. “Onu bir cümlede anlatın” deseler sanırım bu şekilde anlatırdım. Diğer bir deyişle “transaggressive” sanatın mihenk taşı. Pink Flamingos da bunu en iyi şekilde başardığı filmlerinden biri.

John Waters yönetmenlik yanında filmin senaristliğini ve yapımcılığını da üstlenmiş. Başrollerde ise Edith Massey,Mink Stole gibi dönemin ünlü isimleri ve tabi ki de yönetmenin en sevdiği oyuncularından Divine yer alıyor. Gösterime girdikten sonra bazı sahneleriyle tartışmalara neden olsa da çoğu sinemasever tarafından iyi yorumlar almış ve sevilmiş.

Divine oyunculuğunun yanında yarattığı bu karakter ile döneminin sıradışı isimlerinden biriydi. Filmin senaryosu da aslında daha çok onun üzerine kurulu.  Divine’ın “filthiest person alive” olarak tanınmasını hatta bu ününün ülke çapında yayılmasını yediremeyen,kıskançlık içinde durumu izleyen Raymond ve Connie Marble çifti bu konuda Divine’ı geçebilmek adına sürekli değişik aktiviteler içine girmektedirler. Fakat Divine’ın namını geçebilmeleri kolay değildir çünkü o hiçbir özel efor sarfetmese de doğuştan “filthy” bir karakterdir. Şehir merkezine gittiğinde yol kenarını tuvalet olarak kullanmak, arkadaşlarıyla cannibalism partileri düzenlemek,evlere gizlice girip koltukları yalamak, her an her yerde yakınlık derecesini önemsemeden oral seks yapabilmek gibi hareketleriyle bunu kanıtlamaktadır. Filmin ekstrem diye adlandırabileceğimiz sahnelerinden sadece birkaçı bunlar. (daha&helliip;)


29
Mar
2012

Blood on Satan’s Claw (1971)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Altmışların sonu ve yetmişli yılların başında ingiliz korku sinemasında kısa bir süre varlık gösteren ve “Folk Horror” olarak adlandırılan alt türü, “Wicker Man” filmi çerçevesinde anlatmaya çalışmış, bu arada türün bilinen örneklerinden birkaç ismi de zikretmiştik. İngiliz folklorünün pagan inanışlarıyla hristiyanlık dini arasında bir yerde bulunan şeytanın, kelimenin gerçek anlamıyla “vücuda gelme” hikayesini anlatan önemli bir film var sırada. Filme geçmeden önce bir hatırlatma yapmam gerekiyor sanırım. Bir filmi belli bir tür içerisinde değerlendirmek, ortak unsurları analiz ederek seyircinin kavrayışına rehberlik  edebilecekse de, hiçbir zaman kusursuz kesinlikte bir yol haritası çizme yeterliliği ve iddiasına sahip olamaz. Film, anlatılan türün sınırlarından taşan özelliklere sahip olduğu kadar, bir başka yerde, bir başka tür içerisinde de değerlendirilebilir. Ya da belki, yazılanların hepsi uydurmadan ibarettir; filmi çeken, apayrı dünyaların izini sürmektedir.

1970 tarihli Blood on Satan’s Claw, başrolünde dönemin korku ve seks komedilerinin yıldızı Linda Hayden‘ın yer aldığı, yönetmenliğini o tarihe kadar korku türüne hiç bulaşmamış Piers Haggard‘ın, yapımcılığını ise meşhur Hammer Stüdyolarına rakip olmuş (ama tutunamamış) Tigon‘un üstlendiği bir film. Tigon‘un sicilinde bu filmden önce Witchfinder General‘ın bulunduğunu belirtmeden geçmeyelim.

17. yüzyılda İngiliz kırsalı. Ralph Gower, Edmonton’ların tarlasını sürerken tek gözlü tuhaf bir kafatasına rastlar. Durumu o sırada bölgeye Londra’dan ziyarete gelmiş  yargıca bildirir. Ama kafatası gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğundan söyledikleri ciddiye alınmaz. (daha&helliip;)


20
Şub
2012

Angst (1983)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Angst, Gerald Kargl tarafından yazılıp yönetilmiş, senaryosu ise Zbigniew Rybczynski’e ait bir Avusturya filmi. Başrolde gördüğümüz psikopat karakterini Erwin Leder canlandırıyor.

Hikaye, adını bilmediğimiz bir psikopat katilin büyük ölçüde haz aldığı cinayet tutkusunu anlatıyor. Film sadece bir seri katilin hapishaneden çıktığı ilk gün işlediği cinayetleri ve yakalanıncaya kadar sürdürdüğü ertesi gününden ibaret. Hikayeyi daha doğrusu şahit olduğumuz sahnelerin anlatımını bizzat katilin ağzından dinliyoruz, aynı zamanda olup biten olaylar hakkında başka kişilerin duyguları veya yorumlarına şahit olamayıp sadece olan biteni izlediğimizle kalıyoruz.

Film bir tutuklunun hapishanede geçirdiği son saatlerinin görüntüsüyle başlıyor. Çıktıktan sonra ne yapması ve nereye gitmesi gerektiğini bilemiyor, herhangi bir taksiye biniyor ve ilk cinayet girişimini orada gerçekleştiriyor. Biz de katilin ne denli hasta olduğunu veya çok kötü bir geçmişe sahip olduğunu monoloğundan anlıyoruz. Gidecek bir yeri yok sadece çocukluk travmalarının suçlularını bulup öldürme hissi ve bunun sonsuz hazzını tüm bedeni ve ruhuyla hissetme duygusu var. Ancak psikopat çok heyecanlı, aklı fazlasıyla dağınık. Cinayet amaçlı girdiği evde yaşadığı psikolojiden anlaşıldığı gibi; Psikopat’ın cinsel tutkusu işlemek istediği cinayetlerle özdeşleşmiş, bundan dolayı işe kalkışmadan önce oldukça heyecanlanıyor ve kontrolünü bir müddet kaybediyor. Sonrasında her yer kan revan ve hazdan mutlu bir katil. Tabi bu hazzı sürekli yenilemesi gerekli. Yakalanıncaya kadar tabi. (daha&helliip;)


23
Oca
2012

Women in Cages (1971)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Woman in Cages, yönetmenliği Gerardo de Leon’a ait 1971 yapımı exploitation türünün bir alt türü olan bir woman in prison filmi. Yapımcılığı Roger Corman’a ait olan filmin, oyuncu kadrosunda ise Jennifer Gan, Judith M.Brown, Roberta Collins ve Pam Grier yer alıyor.

Jeff (Jennifer Gan), azılı bir suçlu olan erkek arkadaşı Rudy’e (Charlie Davao) ait olan eroini taşırken polis tarafından yakalanır ve hapse yollanır. Erkek arkadaşı konu hakkında konuşmamasını ve ağzını kapalı tutmasını, elinden gelenin en iyisini yapıp onu hapisten çıkaracağını söyler. Fakat Rudy’nin başka planları vardır. Jeff ise hapishaneye gittiğinde oldukça zorba tavırları olan başgardiyan Alabama (Pam Grier) ve “the playpen” (oyun odası) olarak adlandırılan sadistik bir işkence odasıyla karşılaşır.

Filipinler ve Amerika ortak yapımı olan film, bir B-film devi Roger Corman’a ait New World Pictures tarafından çekildi. 1970 yılında Roger Corman tarafından kurulan bu film şirketi, 1983 yılında Corman tarafından satılıyor.  Corman’a ait olduğu dönemde exploitation türünde birçok filme imza atan şirket, dönemin düşük bütçeli filmlerinin distribütörlüğünü yapıyor.

Woman in Cages, içinde her şeyden biraz barındıran bir film. Çıplaklık bolca ve sebepsiz yere kullanılmış, şiddet ise oldukça kaba ve sömürücü. Her ne kadar senaryo çok komplike olmasa da ve bazı performanslar oldukça vasat da olsa film beklentileri karşılayabilecek türden. Filmin oyuncu kadrosu yine 1971 yapımı bir New World Pictures filmi olan Big Doll House’dan birçok oyuncuyu barındırıyor. (daha&helliip;)


15
Ara
2011

Meng gui chu long aka Possessed (1983)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Manyaklar diyarı Hong Kong’dan kopup gelen bir film olan Meng Gui Chu Long uluslararası sularda Possessed ismiyle biliniyor. Filmin yapımcısı Johnny Mak, Johnny Mak Productions ismindeki şirketini kurup tam bizlik filmlere imzasını atmış bir birey. Bu filmler arasında Chow Yun-Fat’li Spiritual Bride, Sex and Zen, To Be Number One gibi filmler yer alıyor. Kardeşi Michael Mak’in yönettiği filmlerin çoğunun yapımcılığını yapmış olan Johnny Mak neredeyse 15 yıldır sinema endüstrisinden elini çekmiş durumda olmasına rağmen imzasını taşıyan filmlerin çoğu kendisini tekrar tekrar izletecek türden. Possessed ve devam filmi ise bu filmlerin en başında geliyor.

Açıkçası filmin gayet dağınık bir konusu var. Veya ben anlamakta güçlük çektim, tam bilemiyorum. Birbirinin ortağı olan iki polis bir gece eğlenceden dönerken belalarını ararlar ve ziyadesiyle bulurlar. Polislerden birini neredeyse ezecek olan bir arabanın peşine düşerler fakat geldikleri ıssız yerde arabayı bulamazlar. Arabanın yerine mekandaki evde karısını öldürmek üzere olan bir adamı öldürürler. Zaten bundan sonra da fantastik olaylar başlar. Anlaşılan hayaletler yine bir şeylere çok sinirlenmiştir. Film bir tesadüfler silsilesi halinde ilerlediği için konuya pek konsantre olmayıp ekranda dönen çılgınlığa kanalize olursanız alacağınız zevk artar diye tahmin ediyorum.

Film bir çok filme -yerseniz- saygı duruşunda bulunuyor. Diğer Hong Kong korku filmlerindeki Shaw Brothers tarafından piyasaya sürülen filmlerin taklidinden ziyade Amerikan sinemasındaki sayısız filme göndermeler yapıyor. Bu filmlerin başında ise Poltergeist ve The Entity geliyor. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni