iyiköfüfilm

27
May
2013

Absurd (1981)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

absurdYönetmenliğini Joe D’Amato’nun yaptığı, senaristliği ise George Eastman’a ait 1981 yapımı İtalyan korku filmi Rosso Sangue, Anthropophagus 2, Horrible ve The Grim Reaper 2 isimleriyle de biliniyor.

Absurd, İngiltere’de yayınlanan Video Nasties listesine girmiş, yasaklı filmlerden birisi. 1984 yılında İngiltere’de yasaklanan filmin piyasada “cut” ve “uncut” versiyonları bulunmakta. İngiltere’deki Medusa Home Video’dan çıkan Absurd, diğer Video Nasties filmleri gibi video kaset koleksiyonerleri arasında oldukça değerli ve aranan bir film.

Film, Amerika’da 80’li yıllarda Wizard Video tarafından Monster Hunter ismiyle piyasa sürülmüş. Ayrıca Alman black metal grubu Absurd’e de ismini bulmasında ilham kaynağı olmuş.

Absurd, Joe D’Amato’nun erken dönem filmleri kadar başarılı olmasa da içerdiği aşırı gore sahnelerle türün fanlarını ve D’Amato hayranlarını tatmin edecek boyutta.  Filmin senaristi ve aynı zamanda başroldeki cani karakteri canlandıran George Eastman, D’Amato’nun fetiş oyuncularından biri. D’Amato birçok projeye George Eastman ile birlikte imza atmıştır.

Absurd, bir rahibin bir adamı kovaladığı gotik bir sahne ile açılıyor. Anthropopaghus’un son sahnesinde George Eastman’i iç organlarını yerken bırakıyorduk. Burada da ilk filme bir gönderme gibi George Eastman ilk sahnede karnı yarılmış ve iç organları elinde bir şekilde çıkıyor. Vahşet sahneleri haricinde filmin temposu son yarım saat hariç çok yüksek değil. Son yarım saatte şiddetin artmasıyla birlikte tempo da oldukça yükseliyor. Buna Carlo Maria Cordio’nun sinir bozucu müziği de eklenince, izleyiciyi oldukça rahatsız eden son bir 30 dakika ortaya çıkıyor. (daha&helliip;)


30
Nis
2013

Angel (1984)

B-Film kategorilerinde yayınlandı.

angel15 yaşındaki Molly, okulunda çok başarılıdır. Öğretmenlerinin gözdesi bu kızın bir sırrı vardır. Geceleri “Angel” adıyla fahişelik yapmaktadır! Öğretmenlerinden gizlemektedir ama annesi onu terketmiştir ve babası ölmüştür. Bu yüzden para kazanmalıdır ve bulduğu tek yol budur. Solly adında erkeksi ve ağzı bozuk bir kadının (Susan Tyrrell) pansiyonunda kiralık bir odada kalmaktadır. Odası, yaşadığı bu ikili hayata kontrast oluşturacak şekilde, 15 yaşında bir kıza uyan pembelerle, kurdele ve ponponlarla süslenmiştir. Komşularından birisi iyi yürekli yaşlı travesti Mea’dir (Dick Shawn). Kit Carson adında, hala filmlerde kovboy rolü oynadığını zanneden yaşlı bir adam (Rory Calhoun) da dahil olunca, Molly’nin alternatif ailesi tamamlanmaktadır.

Bu başarıyla gizlenmiş ikili hayat kötü bir hadise sonucu yerle bir olur. Sokaklarda dolaşan bir seri katil vardır ve fahişeleri öldürdükten sonra tecavüz etmektedir. Bu nekrofilin son kurbanı Angel’ın bir meslektaşı olur ve Angel katili görür. Bundan sonra devreye polis girer ve Teğmen Andrews (Cliff Gorman), Angel’ın sırrını keşfeder. Fakat küçük kızın daha büyük sorunları vardır çünkü katil onun peşine düşmüştür. 

Konusundan da anlaşılabileceği gibi filmdeki polisiye ve gerilim unsurları istismar öğelerini bir adım geriden izliyor. Konu 15 yaşında bir fahişenin başından geçtiği için haliyle rahatsız edici. Neyse ki Angel’ı erişkin bir aktrist canlandırıyor ve sadece iç çamaşırlarına kadar soyunuyor. Herhangi bir müşterisiyle ilişkiye girdiği gösterilmiyor. Filmdeki birkaç meme gösterisine Angel’ın dışındaki kızlar katılıyor (Aslında bu istismar kalıplarına uymayan bir şey. Neyse…). Angel’ı canlandıran Donna Wilkes 15 yaşında bir fahişeyi canlandırabilecek şekilde minyon tipli bir aktris. Fakat her ne kadar saçlarını iki yandan at kuyruğu yapsa da yüzü yaşını belli ediyor. (daha&helliip;)


24
Şub
2013

Invaders from Mars (1986)

Bilimkurgu Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

invaders_from_mars_1986_poster_01David, babası NASA’da çalışan bir ilkokul öğrencisidir. Göktaşı yağmuru izlediği bir gece, evlerinin arkasındaki tepenin ardına bir uzay gemisi indiğine şahit olur. Oğlunun anlattıklarına pek inanmayan baba ertesi sabah bir göz atmak için söz konusu yere gider. Döndüğünde ise davranışları tuhaflaşmıştır ve ensesinde bir yara izi vardır. Küçük çocuk sonrasında annesinin, öğretmeninin, sıra arkadaşının ve kasabadaki birçok insanın da garip davrandığını fark eder. Konuyu, o güne dek kendisine hep iyi davranan okul hemşiresi Linda’ya açar.

Tobe Hooper korku sineması takipçilerinin oldukça iyi bildiği bir isim. Öncelikle 1974 yapımı slasher klasiği “The Texas Chain Saw Massacre”a imza atan yönetmenin şöhretini perçinleyen bir diğer yapım da 1982 tarihli “Poltergeist”tır. Ayrıca 1979 yılında televizyon için çektiği, Stephen King’in aynı isimdeki romanından uyarlanan “Salem’s Lot” da hiç fena değildir. 1995’te yaptığı bir başka King uyarlaması olan “The Mangler” ise muhtemelen yönetmenin filmografisindeki en kötü halka. 2004 yılı mahsulü “Toolbox Murders” eski güzel günlerine bir dönüş çabası olarak görülse de maalesef önceki filmlerini aratır nitelikte.

“Invaders from Mars” ise 1986 yılına ait. 1953 yapımı aynı adlı filmin yeniden çevrimi. Yeni filmin senaryo ekibinde, daha çok “The Return of the Living Dead” ile tanınan Dan O’Bannon’ı görüyoruz. Jenerikten itibaren 1950’ler bilim kurgularının o naif havasının filme yedirilmeye çalışıldığı hissine kapılıyoruz. (daha&helliip;)


1961 yapımı bir B korku filmi olan The Beast of Yucca Flats’in başrolünde Tor Johnson isimli, İsveçli eski bir güreşçi yer alıyor. Filmin senaryosu ve yönetmenliği ise Coleman Francis’e ait. Film, bazı eleştirmenlere göre gelmiş geçmiş en kötü bilim kurgu-korku filmi, hatta Ed Wood’un Plan 9 From Outer Space’inden bile kötü olduğunu savunan sinema eleştirmeni sayısı hiç de az değil.

Filmin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlenen Coleman C.Francis kariyerine birçok işi sığdırmayı başarmış insanlardan biri. Yönetmenlik, senaristlik, yapımcılık ve aktörlük yapmış olan Francis, yaptığı tüm işler içerisinde yönetmenlik serüveni içinde yer alan üç filmiyle ismini daha çok duyurmuş. Yönetmenlik kariyerinin ilk filmi olan The Beast of Yucca Flats’den sonra 1963 yılında The Skydrivers ve 1966 yılında da Night Train to Mundo Fine filmlerinin 1994 yılında Mystery Scince Theater 3000’de (Mystery Science Theater 3000, 1988-1999 yılları arasında Amerika’da gösterilmiş bir TV serisi, özellikle bilim kurgu B filmlerinin gösterildiği bir program) gösterilmesinin ardından, tüm zamanların en kötüleri içinde kendine yer bulmasının yanı sıra kült olarak nitelendirilebilecek bir mertebeye de erişmiş. The Beast of Yucca Flats, IMDB Bottom listesinin 19.sırasında yer almasının yanı sıra, yönetmenin diğer iki filmi de bu listeye üst sıralardan girmeyi başarmış. Night Train to Mundo Fine 8.sırada, The Skydrivers ise 9.sırada yer alıyor.

Filmin başrolünde yer alan Tor Johnson ise profesyonel güreş hayatının ardından sinemaya geçiş yapmış bir oyuncu. (daha&helliip;)


20
Kas
2012

Out of the Past (1947)

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Jacques Tourneur bilincini sızdırıyor.

1947 öncesini göz önünde bulundurmazsak, Jacques Tourneur’ün Out of the Past’ını film-noir kategorisinde ilk sıralara koyabiliriz. Eğer ki siyah-beyaz filmlerin korkunç derecede melodramatik oyunculuklarla muzdarip olduğunu düşünüyorsanız, tüm samimiyetimle söylüyorum ki Out of the Past’ı izledikten sonra bu düşüncenizin yıkıldığını göreceksiniz. Ha, öncelikle film-noir adamlarının çift taraflı kaçışa asla direnemeyeceklerini ve itiraflarının kadınlar için pek önem taşımadığını söyleyeyim. Çünkü kadınlar her hâlükârda adamları kendilerine doğru çekmeyi çok iyi bilir. Ama Jeff (Robert Mitchum) ayrıcalık kabul etmez, iz bırakmaz. Meselâ California’da yaşamış Jeff’in California’da yaşadığına dair hiçbir iz yoktur ama daha sonrasında geçmiş Jeff’in her bir yanını sardığında izler bırakmaya başlar ki saklanmanın artık bir önemi yoktur. Yani diyeceğim o ki Out of the Past sürükleyici bir filmdi. Aslına bakarsanız, ilk izlediğimde ayaklarımı gökyüzüne basacak kadar hissedemedim ama aradan biraz zaman geçtikten sonra romantik geri dönüş görüntülerinin üzerimde bayağı bir etki bıraktığını gördüm. Anlayacağınız, Tourneur üzerimize yapışacak gerçeklikler yaratmış. Belki de Out of the Past’ı geri kalan her şeyden ayıran tek şey, standart film-noir temelini yıkması ve aynı zamanda yeniden kullanmasıdır. Ayrıca Out of the Past’ın en büyük gücü, gerçek yüzlerin arkasındaki kişiler ve Tourneur’ün karakterlerindeki gizemidir. Jeff’in belirsizliğini rahatlıkla görebiliyoruz ki sadakatin ve yalanların sebeplerini açıklayacak hiçbir diyaloğa rastlayamıyoruz. Ha, bu olumsuz bir şey değil, aksine, olumlu bir şeydir. Nihayetinde bu ideal, film-noir karakterlerine mistik bir hava katıyor. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni