iyiköfüfilm

İtalya birçok sıradışı yönetmenin doğup büyüdüğü topraklardır. Akdeniz’in bu sıcak ülkesi aynı zamanda içimizi ısıtacak bir çok erotik filme ev sahipliği yapmıştır. Kuşkusuz bu erotizm ve cinselliği benimseyen güruhun birinci önceliği kadının cinsel dünyasına yapılan yolculuklardan çok ticari kaygılardır. Fakat bu güruh içerisinde Bernardo Bertolucci ve Marco Ferrari’nin kadının cinsel dünyasına getirdikleri sıradışı yaklaşımları özel ve farklı bir yere koymamız gerekiyor. Bu iki ustayı iki film birden sinemalarının vazgeçilmez yönetmeni Tinto Brass’la aynı kefeye tabiki koymayacağız ama Tinto Brass’ın da hakettiği değeri  görmezden gelmeyeceğiz.

Tinto Brass 1933 yılında Venedik’te dünyaya geldi. Günümüz İtalyan sinemasının en popüler isimlerinden biri olmasının en önemli nedenlerinden biri bütün filmlerinin büyük sansasyon yaratmasıdır. Kadın dernekleri ve kilisenin bütün olumsuz söylemlerine karşın İtalya’da olduğu gibi İtalya dışında da popüleritesini sürdürmekte.

Roberto Rosselini’nin asistanı olarak sinemaya başlayan Tinto Brass sanılanın aksine erotik filmler yöneterek sinemaya giriş yapmamıştır. 1960 ve 1970’li yıllar arasında avant-garde filmlerde boy göstermiştir. Ayrıca bilim kurgu, polisiye ve western parodileri de çeker fakat bu ilk dönem filmleri çok fazla ilgi görmez. Sinema çevreleri ise Tinto Brass’ı umut verici yönetmenler arasında göstermektedir. Buna karşın Tinto 1967 yılından sonra tür değiştirip seks ve erotik filmlere yönelmesiyle kariyerini bambaşka bir yöne çevirir.
(daha&helliip;)


22
Nis
2011

Joe D’Amato (1936-1999)

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Joe D’Amato, (gerçek adı: Aristide Massaccesi) (15 Aralık, 1936 Roma – 23 Ocak, 1999 Roma) İtalya’nın en üretken senarist ve yönetmenlerinden biriydi. Yaklaşık 200 film yönetti. D’Amato (spaghetti western, savaş filmleri, swashbuckler, peplum, ve fantasy türünde) çok farklı türlere katkı sağlarken; filmlerinin çoğunluğu istismar temalı soft- hardcore pornoydu. Fakat daha çok korku filmi çalışmalarıyla biliniyor ve bunların çoğu kült olmuş filmler: Anthropophagous ve Beyond the Darkness gibi. Ve aceleyle yaptığı popüler Amerikan filmlerinin taklitlerine dayanan filmleri de oldukça popüler oldu ( Conan the Barbarian filmlerine dayanan Ator serileri), bu filmlerden bazıları da Mystery Science Theater 3000 kapsamında gösterildi. Filmlerinin çoğunun yapım bütçesi  çok düşük olmasına rağmen bunlar kar getiren işlerdi ve karlılığını ispat eder etmez zaten üretim kalitesi ile ilgili bir kaygısının da bulunmadığını açıklıyordu. D’Amato’nun görünen dost canlısı doğasına rağmen yine de  ” Kötü Ed Wood” diye etiketlenmesine mani olamadı.

D’Amato, Cinecittà’da ışık teknisyeni olarak çalışan babası sayesinde sinema çevrelerine aşinaydı. Kariyerine 1961 yılında kamera operatörü olarak başladı (sinematograf Franco Villa’nın yanında çalıştı genellikle). Daha sonra,1969 yılında Pelle di Bandito ile çalışmaya devam etti. Düzenlik olarak, Demofilo Fidani (Dead Men Don’t Make Shadows, One Damned Day at Dawn…Django Meets Sartana!, A Barrel Full of Dollars), Alberto De Martino, Massimo Dallamano (What Have You Done to Solange?), Silvio Amadio, Mino Guerrini, ve Michele Lupo (Ben and Charlie) gibi yönetmenler için görüntü yönetmeni olarak da çalıştı. 1972 yılında kendi filmlerini yapmaya başlayan D’Amato, aynı zamanda diğer yönetmenler için de senarist olarak çalışmaya devam etti.(Scansati… a Trinità arriva Eldorado ve A Bounty Killer in Trinity) (daha&helliip;)


10
Şub
2009

Reha Erus Roma’dan bildiriyor!!

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesinde Reha Erus’un Tinto Brass’la olan bir röportajı yayınlanmıştı. Bu ropörtajı iyi”kötü film”cilerle paylaşmak istedim.

rehaOnun kadın poposuna olan tutkusu dillere destandır. Hele beğendiği bir popo görürse eli ayağı dolaşır, onu hissetmek, avuçlamak için yanıp tutuşur. Başka saplantıları da vardır.

Kadın, erotizm, doğduğu Venedik kenti ve II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki İtalya. Hepsini en büyük hastalığı olan sinemada birleştirmeye çalışır. Ama o kadın poposu yok mu? İşte onun için çıldırabilir. Son zamanlarda Digitürk’ün sinema kanallarında gece yarısı Tinto Brass’ın yapıtları peşpeşe gösterildi. O çağdaş sinemanın en gözde erotik film yönetmeni. Ona ‘‘porno’’ derseniz poponuza tekmeyi yersiniz. Çünkü Tinto Brass beyazperdede sanat eseri yaratarak izleyicileri tahrik etmeyi bir zafer olarak görüyor. Tinto’ya göre kadının cinsel organı ve göğüsleri poposu kadar çekici değil. Elbette bunun nedenini öğrenmeye çalışacağız. Tinto’ya bir porno filmi çevirmek isteyip istemediğini de popomuza bir tekme yeme uğruna soracağız. Tinto o kalın Monte Cristo purosunu tüttürürken sansürsüz bir söyleşiye başladık bile. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni