iyiköfüfilm

31
Ara
2014

Monkey Shines (1988)

Bilimkurgu Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Monkey_shinesGeorge A. Romero’nun yönetmenliğini yaptığı Monkey Shines (1988) filmi Michael Stewart’ın aynı isimli romanından uyarlandı. Filmde Jason Beghe (Allan Mann), John Pankow (Geoffrey Fisher), Kate McNeil (Melanie Parker), Stanley Tucci (Doktor John Wiseman), Janine Turner (Linda Aikman), Christine Forrest (Maryanne Hodges) gibi oyuncular yer alıyor.

Allan, sabah koşusu sırasında bir kaza geçirir ve ölümden döner. Kurtulması bir mucizedir ama başından aşağısı felç olur ve mükemmel hayatı altüst olur. Annesi, bütün evi engellilere uygun olan malzemelerle donatır ve bir bakıcı tutar. Ama Allan hayatından hiç de memnun değildir. Sevgilisi Linda onu terketmiştir. Onun iyiliği için de olsa her şeyine karışan bir annesi ve huysuz bir bakıcısı vardır. Allan’ın arkadaşı olan bilimadamı Geoffrey, üniversiteye bağlı olarak maymunlar üzerinde deney yapmaktadır ve en zeki denek maymunu olan Ella’yı Allan’a hediye eder. Baştan her şey iyi gider ama Allan’ın arada tutan sinir krizlerini Ella ciddiye alır ve sahibini kızdıran herkesi öldürmeye başlar.

Zombi filmleri (Night of the Living Dead, Dawn of the Dead, Day of the Dead) ile tanıdığımız George A. Romero’nun yönetmenliğini yaptığı Monkey Shines, vizyona girdiğinde gişede pek de başarılı olmamış ve yapım şirketini zarara uğratmıştır. Yönetmen hep zombi filmleriyle anılsa da farklı içerikteki korku filmleri de çekmiştir.  (daha&helliip;)


27
Eyl
2014

Cannibal Terror (1980)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

cannibal_terror_1980Resmi olarak Britanya’nın en kötü filmleri arasında geçen Cannibal Terror, 80lerde İtalya’da patlama yaratan Cannibal alt türünden istifade etmenin bariz bir örneğidir. Zombie Lake gibi İspanyol-Fransız ortak yapımı prodüksiyonlardan sorumlu olan Eurociné, Cannibal filmi ile yamyamlık trenine atlamakta gecikmemişti.

Senaryo, zengin bir işadamının genç kızını kaçırmak ve fidye için onu esir tutma planları yapan üç sefil dolandırıcı (iki erkek ve bir kadın) hakkındadır.  Dolandırıcılar bu planlarını başarıyla gerçekleştirdikten sonra doğru zamanın gelmesini beklemek için sınırı geçerek küçük kızı Amazon’un derinliklerinde yaşayan bir çiftin evine götürürler.  Çocuğun ailesi bu durumu öğrendiği zaman ormanda kurtarma operasyonu düzenlemeye kalkışırlar ve filmin adından da anlaşılacağı gibi Yamyam Terörü başlar.  Bundan sonra kızı kaçıranların başına gelenler ise daha önceki önemsiz illegal aktiviteleriyle karşılaştırıldığında bunların hepsinden çok daha kötüdür.

Filmin temasından yola çıkan bir kişi böyle bir film için büyük umutlar besleyebilir ama Cannibal Terror bu türün başarılı örneklerinin hepsinden çok farklıdır.  Bu film ne bir Cannibal Holocaust, bir Cannibal Ferox ve hatta Mangiati Vivi değildir!  Zombie Lake zombi filmleri için neyse Cannibal Terror de cannibal filmleri için odur.  Belki de Eurociné‘in peşinde olduğu şey de tam olarak buydu.  Sözü geçen Zombie Lake’in hayranları sevinebilirler.  Bu filmin ön plana çıkan yanı aslında beceriksizlikleridir (uyarıyoruz, bunlardan çok fazla var). (daha&helliip;)


13
Tem
2014

Eyes of Laura Mars (1978)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Eyes of Laura Mars (1978)Irvin Kershner yönetmenliğini yaptığı Eyes of Laura Mars (1978) adlı korku-gerilim filminin kadrosunda Faye Dunaway (Laura Mars), Tommy Lee Jones (John Neville), Brad Dourif (Tommy Ludlow), Rene Auberjonois (Donald Phelps), Raul Julia (Michael Reisler) gibi oyuncular yer alıyor

Laura Mars, şiddet ve erotizmin yer aldığı fotoğraflar çekmektedir. Bu tarzı onu ne kadar popüler yapsa da bir o kadar da tarzı yüzünden ahlaksızlık ve kadın düşmanlığı ile suçlanarak nefret toplamaktadır. Laura Mars’ın beraber çalıştığı kemikleşmiş ekibi tek tek cinayete kurban gitmeye başlayınca işler daha çok karışır. Çünkü Laura Mars bu cinayetleri görmektedir. Ayrıca çektiği fotoğraflar eskiden işlenmiş ve basına sızdırılmayan cinayetlerin birer kopyası olunca şüpheler ona çevrilir. Her geçen gün ekipten biri daha eksilmektedir. Dedektif John Neville’ın, bu olayı çözmesi için Laura Mars ile işbirliği yapması ve ona güvenmesi gerekecektir.

Eyes of Laura Mars, 70’lerin sonunda çekilen bir film olduğundan olsa gerek 80’ler havası hakim. Filmin en önemli karakteri olan Laura Mars, istem dışı arkadaşlarının ölümlerini zihninde görsel olarak canlandırabiliyor olsa da onların hayatlarını kurtarabilmesine olanak sağlamaz. Çünkü olanları cinayetin işlendiği sırada gördüğü için o yardıma gelene kadar zaten kurbanlar ölmüş oluyorlar. Bu da filmi kısır bir döngüye sokuyor. Ayrıca Laura Mars’ın bu yeteneğinin de nereden geldiği filmde açıklığa kavuşmuyor ve katille arasında da mantıklı bir bağ yok. Bu da film bittiğinde olayları tam olarak sindirmemize yol açıyor. (daha&helliip;)


14
May
2014

Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet (1972)

Giallo Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

aska-susayanlar-seks-ve-cinayet“Giallo” İtalyanlara özgü bir tür olsa da Yeşilçam da buna kayıtsız kalmamıştır. Kalıcı bir izlenim bırakabilmesi için bir giallo’nun özel bir şeye ihtiyacı vardır. Örneğin, etrafta hiçbir ağaçtan iz yokken ağaçtan atlayarak insanlara saldıran bir katil.

Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet, giallo türü için çıtayı yükseltmiş filmlerden biri olan The Strange Vice Of Mrs. Wardh‘ın birebir yeniden çevrilmiş Türk yapımı versiyonu. Ancak Strange Vice bir E.T. ya da Ghostbusters değil -araklanmış Türk yapımı filmlere genelde malzeme olan dünya çapında fenomen haline gelmiş filmlerden değil. Diğer bir deyişle Strange Vice‘ı uyarlamak License To Drive‘ı uyarlamak gibidir. Her iki film de küçük bir grup için başyapıt olsa da geniş yankı uyandırmaz. Yapımcıların 1962 hiti “Sealed With A Kiss”i filmin müzikleri arasına eklemelerinin nedeni de muhtemelen budur. İnsanları bir şekilde çekmek zorundasınız.

Siyah bir trençkot, siyah eldivenler, siyah fötr şapka giyen ve güneş gözlükleri takan bir adam kareye girer ve çıplak kadınları jiletle öldürür. Çıplak kadınlar çıplaktır çünkü hiçbirisinin iç çamaşırına verecek parası yoktur. Bu sırada, Mine isimli bir kadın Meriç isimli bir adamla evlidir ama bu cinsellikten yoksun bir evliliktir. Tarık isimli bir tecavüzcüyle bir zamanlar yaşadığı sadomazoşist ilişki Mine’nin aklından çıkmamaktadır. Katilin ise bunlarla hiçbir alakası yoktur. Çok geçmeden modern dans partileri yapılır, gece yarısı karanfiller dağıtılır, insanlar birbirini aldatır, silahlar sıkılır, sinir krizleri geçirilir, parendeler ve uçan tekmeler atılır. Eğer bütün bunları takip etmek zor geldiyse endişelenmeyin. The Strange Vice Of Mrs. Wardh‘ı seyredebilirsiniz ve bu film yine de size anlamlı gelmeyecektir. (daha&helliip;)


3
May
2014

Sexandroide (1987)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

sexandroid_posterFransız porno film yönetmeni Michel Ricaud’un yönetmenliğini yaptığı film, üç kısa hikayeden oluşuyor. Yaklaşık 1 saat süren film, oldukça garipliklerle dolu. Belki de izlediğiniz en garip filmler arasındaki yerini alacak.

Deneysel dokunuşların yer aldığı, dozunda gore’un kullanıldığı, tedirgin edici bir atmosferin hüküm sürdüğü, karanlık olayların ve erotizmin yer aldığı Sexandroide, Teatro Guignol formatında sunulan bir film. Teatro Guignol, 1897 yılından 1962 yılına kadar Paris’te var olmuş bir tiyatro. Yaşamın içinde yer alan seks, vahşet, cinayet gibi kavramları büyük bir gerçekçilikle yaklaşık 10 dakika ile 40 dakika arasında değişen oyunlarla izleyiciye sunan tiyatro, döneminde oldukça popülerlik kazanıyor. Daha sonra İngilizce’ye “grand guignol” terimi giriyor ve bu terim kan, vahşet, şiddet içeren gösterilere atıfta bulunan bir ifade olarak kullanılıyor.

Hikayelerden ilkinde bir barda genç bir kadın habersizce, bir voodoo bebeği aracılığıyla işkenceye uğrar. Tuvalete gittiğinde barda bulunan esrarengiz adam, elindeki voodoo bebeği yoluyla ilk önce kadının kıyafetlerini çıkarır, bebeğin ve bu yolla pek tabii ki kadının vücuduna bıçak saplar, gözlerine, göğüslerine ve vajinasına, kanlar içinde kalana dek işkence eder ve en sonunda boğazını keser. Bolca kan ve çıplaklıkla dolu bu hikayenin ardından gelen ikinci hikaye ise bu üçlü içinde en fazla gore unsurunun olduğu, en vahşisi ve en saçması. Yine bolca vahşet ve işkencenin yer aldığı ikinci hikayede filmin en gore sahneleri yer alıyor. Üçüncü ve son hikayede ise bir vampir tarafından ısırıldıktan sonra şehvet düşkünü, baştan çıkarıcı bir kadına dönüşen kadının hikayesi yer alıyor.

Filmle ilgili ismine bakıp seks ve android dolu bir filmle karşılaşacağını düşünenleri ise bir hayal kırıklığı beklemekte. Android seksini izlemek keyifli ve eğlenceli olabilirdi fakat bu filmde bunları bulamayacaksınız. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni