>






Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.



Çetin İnanç İstismar Filmleri B-Film B Movie Dario Argento David Cronenberg Edwige Fenech Erotik Yeşilçam Exploitation George Eastman Giallo Gore Hammer Film Productions I Spit On Your Grave Italian Trash Jean Rollin Jess Franco Joe D’Amato Joe D'Amato Lucio Fulci Mario Bava Ninja Roger Corman Sergio Martino Sexploitation Slasher Sybil Danning Tom Savini Trash Film Zerrin Doğan
Ninja filmleri özellikle 70lerin sonunda ve 80li yıllarda dünya pazarında oldukça iyi iş yapıyordu. Ülkemizde de 80li yıllardaki video furyası döneminde en çok talep edilen filmlerin başında vurdulu kırdılı filmler gelmekteydi. Bu dönemde Yeşilçam filmlerinde jönler karate filmlerinden fırlamışçasına döner tekmeler savuruyor ve rakiplerini alt ediyordu. Karate filmlerimizin gelmesi gecikmedi ama yerli yapım bir Ninja filmine Türk izleyicisi ne tepki verecekti, bu bir soru işaretiydi. Türk Sineması’nın Jet Rejisör lakaplı yönetmeni Çetin İnanç, o dönemde birçok ortak yapıma imza attığı Cüneyt Arkın’ la “Dünyayı Kurtaran Adam”dan sonra yine fantastik bir projeye imza atıyorlardı: Ölüm Savaşçısı.
Film bir grup Ninja’nın çimenlik bir arazideki antrenmanı ile açılıyor. Ninjaları alışılageldik siyah kıyafetleri ile değil beyaz karate GI giysisi ile görüyoruz. Daha sonra liderleri olduğu anlaşılan siyah GI kıyafetli bir adam Ninjaların arasında beliriyor. Ve o sırada o kişiden geldiğini anladığımız bir dış ses kulaklarımızda yankılanıyor: “Bu gece ay doğarken yarasalar, Ninjalar yeniden canlanacak. Ölülerimiz toprağın altından çıkacak. Düşmanlarımız korkudan çıldıracak; çığlık ve feryatlar dünyayı saracak. Ölüm savaşçısı bunları duyacak ve sonsuz savaş başlayacak: İntikam savaşı.” Bu cümlelerden sonra bizi neyin beklediğini az çok tahmin etsek de filmi izledikten sonra hayal dünyamızı ne kadar sınırlı tuttuğumuzun farkına varıyoruz.
Ölüm Savaşçısı filminde Çetin İnanç’ın 1982 yapımı Son Savaşçı filminden eklenen birçok sahne mevcut. Bu bana Ninja filmlerinin usta yönetmeni Godfrey Ho’yu anımsattı. Godfrey Ho da birçok filminde eski filmlerinden ya da başka filmlerden sahneler eklemesi ile ün yapmış bir yönetmendir. Ölüm Savaşçısı filmi muadili olan Asya yapımı Ninja filmlerine konu olarak benzese de nitelik olarak fantastik bir yapım.
» yazının devamı

Film iyi adamımız Shaolin rahibi ile Abbott White arasındaki düello ile başlıyor. Abbott White, Shaolin rahiplerini ortadan kaldırmak istemektedir. Bunu yapmak için Ninjalardan oluşan bir çete ile anlaşır; ayrıca bu düellodan sonra filmin en fantastik sahnelerinden birisi gerçekleşir. Abbott White’ın bir ritüeline şahit oluyoruz. Burada White iki yanına yatırdığı kadınların bedenine dokunarak onların enerjisine kendi bedenine geçirir ve darbelere karşı adeta çelik bir zırha bürünür. Bu sırada belirtmek gerekir ki kadınların enerjisini alırken White’ın vücudunun enerjiyle dolduğunu izleyici komik bir şekilde görüyor. Bundan sonra White, Shaolin tapınağını ve içindeki birçok yaşayanı ortadan kaldırmayı başarır. Fakat içlerinde kurtulanlar da vardır. Onların görevi Shaolin parmağı darbesi denilen tekniği yeni jenereasyonlara aktarmaktır. Bu şekilde Ninjaları ve Abbott White’ı alt edebileceklerdir. Fakat Abbott White’ı yenmek onları biraz zorlayacaktır.
» yazının devamı


Çoğu insan için tecavüz, affedilemez ve oldukça büyük bir suçtur ve böyle düşünmekte de çok haklılar. Onların dışında kalan bazı insanlar ise tecavüzün adalet ve intikam almak için kullanılabileceğini düşünür…
The Rapeman, Keiko Aisaki isimli bir bayan yazar tarafından yazılıp, Shintaro Miyawaki tarafından resmedilmiş, 1985 ve 1992 yılları arasında yayınlanmış ve kara mizahla harmanlanmış bir Japon erotik mangası. Ana karakter, The Rapeman, gündüzleri bir lisede öğretmenlik yapmaktadır ve geceleri Rapeman Servis’i adına adalet için suçlulardan intikam almaktadır. Tecavüz ederek…
» yazının devamı

Ninja filmlerinin en ünlü yönetmenlerinden birisi de (hatta en ünlüsü) Godfrey Ho’dur. 80’lerde yapmış olduğu dövüş sporuyla ilgili kendine özgü kes-yapıştır tekniğini kullandığı filmleri oldukça popülerdir. Ho kullandığı bu teknikle bir filmin maliyetine dört beş film yapmıştır. Yönettiği doksanı aşkın filmlerden yaklaşık kırk tanesinin adı “Ninja” kelimesini içerir. Ninja Terminator, Ninja The Protector, Ninja Squad, Ninja: American Warrior gibi. Ayrıca Godfrey Ho’nun belli başlı özelliklerinden birisi de filmlerinin çoğunda B-aktör Richard Harrison’a yer vermesidir. Richard Harrison 60’lı ve 70’li yılların popüler Amerikan B-filmi aktörlerinden birisidir. 80’lerin başında Ho’nun filmlerinde rol almaya başlayan Harrison, kendi bilgisi dışında da birçok kez Ho’nun filmlerinde görünmüştür. Bunun sebebi de Ho’nun eski filmlerinden kullandığı kes- yapıştır tekniğidir.
Filme gelecek olursak bütün Ninja klişelerini barındırıyor. Konusu ise kısaca genç bir kadın üç kişi tarafından tecavüze uğrar. Tecavüzcülerinden intikam almaya karar verir. Bu konuda Interpol ajanı olan eski kocası ona yardımcı olur. Tecavüz eden kişiler aynı zamanda elmas kaçakçısıdır ve içlerinden birisi de Asya karate şampiyonudur. Filmdeki iyi Ninjalar beyaz renk giyerken, kötü Ninjalar da kırmızı giyerek ayrılmalarını sağlamış.
