iyiköfüfilm

17
Tem
2009

Türk işi Ninjalar

Dövüş Filmleri Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

death warriorNinja filmleri özellikle 70lerin sonunda ve 80li yıllarda dünya pazarında oldukça iyi iş yapıyordu. Ülkemizde de 80li yıllardaki video furyası döneminde en çok talep edilen filmlerin başında vurdulu kırdılı filmler gelmekteydi. Bu dönemde Yeşilçam filmlerinde jönler karate filmlerinden fırlamışçasına döner tekmeler savuruyor ve rakiplerini alt ediyordu. Karate filmlerimizin gelmesi gecikmedi ama yerli yapım bir Ninja filmine Türk izleyicisi ne tepki verecekti, bu bir soru işaretiydi. Türk Sineması’nın Jet Rejisör lakaplı yönetmeni Çetin İnanç, o dönemde birçok ortak yapıma imza attığı Cüneyt Arkın’ la “Dünyayı Kurtaran Adam”dan sonra yine fantastik bir projeye imza atıyorlardı: Ölüm Savaşçısı.

Film bir grup Ninja’nın çimenlik bir arazideki antrenmanı ile açılıyor. Ninjaları alışılageldik siyah kıyafetleri ile değil beyaz karate GI giysisi ile görüyoruz. Daha sonra liderleri olduğu anlaşılan siyah GI kıyafetli bir adam Ninjaların arasında beliriyor. Ve o sırada o kişiden geldiğini anladığımız bir dış ses kulaklarımızda yankılanıyor: “Bu gece ay doğarken yarasalar, Ninjalar yeniden canlanacak. Ölülerimiz toprağın altından çıkacak. Düşmanlarımız korkudan çıldıracak; çığlık ve feryatlar dünyayı saracak. Ölüm savaşçısı bunları duyacak ve sonsuz savaş başlayacak: İntikam savaşı.” Bu cümlelerden sonra bizi neyin beklediğini az çok tahmin etsek de filmi izledikten sonra hayal dünyamızı ne kadar sınırlı tuttuğumuzun farkına varıyoruz.

Ölüm Savaşçısı filminde Çetin İnanç’ın 1982 yapımı Son Savaşçı filminden eklenen birçok sahne mevcut. Bu bana Ninja filmlerinin usta yönetmeni Godfrey Ho’yu anımsattı. Godfrey Ho da birçok filminde eski filmlerinden ya da başka filmlerden sahneler eklemesi ile ün yapmış bir yönetmendir. Ölüm Savaşçısı filmi muadili olan Asya yapımı Ninja filmlerine konu olarak benzese de nitelik olarak fantastik bir yapım. (daha&helliip;)


24
Haz
2009

Türk Rambo ve Bruce Lee Klonları

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

korkusuz-rampage

80’li yıllarla birlikte Yeşilçam’ın içi iyice boşalmış piyasa Arabesk şarkıcıların eline geçmeye başlamıştı. Seks furyası filmleri bile artık iş yapmamaya başlıyordu. Televizyonun da evlere iyice yerleşmesi ve video furyasıyla birlikte Yeşilçam son çırpınışlarıyla dönemin arabesk şarkıcılarına sarılıyordu.

Televizyonu artık evlerimizden, odalarımızdan, kısaca ve en geniş anlamıyla söylersem mahremiyetimizden ayıramayacağımız kesindi. Türkiye gibi çoğunlukla Amerikan televizyonu için yapılmış filmleri seyretmek durumunda olan ülkeler için bu filmler genellikle bir tele-realizm içermektedir. Yani belli sorunlara yönelik konuları işlemektedir. Bu filmlerin olay örgüleri, karakterleri ve temalarının dayandığı ortak referansları gündelik olaylar sağlamaktadır. Bu ortak referanslar öylesine etkili olmaktadır ki, Türkiye’de Dallas adıyla lokanta bile açılmaktadır. Ömer Kavur’un Yusuf ile Kaan (1979) adlı filmindeki sokak çocuklarından birinin adı da bir ABD dizisindeki “kötü adam”ın adıdır: Falconetti.

70’li yıllarda Yeşilçam’ın en çok etkilendiği ülkelerin başında İtalyan sineması gelirken 80’li yılların Video furyasıyla birlikte evlerimize giren Rambo, Rocky, ve Bruce Lee ağırlıklı aksiyon ve dövüş filmleri Yeşilçam’da karşılığını bulmakta gecikmiyordu. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni