iyiköfüfilm

18
Eyl
2011

Macera Yolu (1974)

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

Macera Yolu 1974 yapımı bir gerilim filmi. Türk sinemasının o dönemlerde çok alışık olmadığı ya da ilgi duymadığı bir tür bu. Aslında filmi detaylı bir şekilde ele aldığımızda Amerikan Slasher türünün tipik bazı özelliklerini taşıdığını görmek mümkün. Bu yüzden belki de Macera Yolu için Yeşilçam’ın ilk Slasher örneği diyebiliriz.

Yönetmenliğini Nejat Okçugil’in yaptığı Macera Yolu’nda aynı zamanda dönemin popüler isimlerinden Zeynep Değirmencioğlu yer alıyor. Ayrıca dönemin güzel kadınlarından Beyza Başar’ı ise Slasher filmlerinin klişelerinden ilk öldürülen uçarı sarışın kız rolünde izliyoruz.

Hülya (Beyza Başar) ve Ayşe (Zeynep Değirmencioğlu) iki yakın arkadaşlardır. Ayşe, İstanbul’dan Antalya’ya Hülya’nın yanına gitmiştir. Ayşe, Antalya’ya giderken ailesine bu konuda yalan söylemiş ve Hülya’nın ailesinin de onlarla birlikte olacağını söyleyerek izin almıştır. İki arkadaş ebeveynleri olmadan özgürce bir tatilin tadını çıkarmaktadırlar. Hülya, Ayşe’ye göre daha rahat ve erkeklere düşkün bir kızdır. Üstü açık arabalarıyla şehir merkezinde gezmekten sıkılan Hülya, Ayşe’ye bisiklet turuyla şehirlerarası bir yolculuk teklif eder. Ayşe ilk başlarda bunu kabul etmez fakat Hülya’nın ısrarı sonucunda teklifi kabul etmek zorunda kalır. İki kafadar bisikletleriyle eğlenceli bir yolculuğa koyulurlar. Güneşin ve denizin tadını çıkararak yollarına devam eden ikilinin keyfi kendilerine sarkıntılık eden bizim “redneck”ler yüzünden kaçar. (daha&helliip;)


Arzu, bir gün eve erken gelir. Yaşlı, zengin, göbekli kocasını yatakta başka bir kadınla yakalar. Yakalanan kadın (Nilgün Ceylan) bütün filmlerde aynı biçimde sevişmekte ve aynı biçimde yakalanmaktadırlar.

Basılan kadın rollerinde kadrolu soyunan oyuncular var sanki. Bu kızlar başrol artistleri kadar güzel değillerdir. Şansları iyi gitmemiştir ve seks filmlerinde bile başrole yükselememişlerdir. Oynadıkları sahnelerin çekimleri yarım gün ya da iki saattir.

Çırılçıplak bir otel odasında yatmaktadırlar. Üzerinde beyaz donlu, göbekli kıllı bir adam. Aniden kapı açılır. İçeri polisler girer. Kadın çığlık atar. Çarşafı üstüne çeker. Veya adamın karısı oteli basmıştır. aynın mizansen tekrarlanır. Bitmiştir rol, parasını alır. Evine, oteline,  randevu evine dönecektir. Biraz önce setin ortasında çırılçıplaktır ama şimdi giyinirken odadan herkesin çıkmasını ister. Şimdi belki de öbür sete gidip hizmetçi rolünü oynayacaktır. Hizmetçi kostümü ( siyah mini elbise, beyaz önlük…) kostümcüden kiralanmıştır. Evin erkeğinin tecavüz etmesini bekler. Ya da bu bir mafya patronudur. Hizmetçiler hiç itiraz etmezler bu sevişmelere. Asıl iş çay, kahve sunmak, bulaşık yıkamak, camları silmek değil evin erkeği tarafından taciz edilmektir. Yine kapı açılır. Hanımefendi gelir. Hizmetçi bağırır “Eyvah hanımım!” Gerçek hayattaki hizmetçiler hiç de bu seks filmlerindeki gibi değildir. Kocaları kahvede okey oynarken onlar yaşadıkları varoşlardan iyi korunan köpekli, bekçili sitelere girip akşama kadar çalışırlar. Vücutları pörsümüştür, gayet çirkinlerdir. Hanımefendinin verdiği kıyafetleri üzerlerine geçirdiklerinde gülünç bir palyaçoya dönerler.

erotik-yesilcam (daha&helliip;)


18
Mar
2009

N’olursun Yapma! Allah Belanı Versin, Ahhh!

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

intikam-kadini70’li yıllar Yeşilçam Türk filmleri, tecavüze yüz vermez gibi durmakta ama tecavüzü malzeme olarak kullanmaktan da geri kalmamaktadır. Tecavüz sahneleri uzun uzun çekilmekte, bütün ayrıntıları seyirciyi tahrik etme amacıyla kullanılmaktadır. Bu sahneler ahır, samanlık, üvey baba evi gibi yerlerde gerçekleşmekte genelde Yeşilçamın en tipi bozuk, kötü adamı ya da kavgacı diye nitelediğimiz ağbilerimiz tarafından pratiğe geçmektedir.

Tecavüz edilen kadın her kim ise, belli ki o dönemin havalı, sükseli yıldızlardır. (Zerrin Egeliler, Zerrin Doğan, Figen Han) Tecavüzcüler, belli ki bul filmlerde bile bu kadınların yanına kolay kolay yaklaşacak tipler değildir. Ancak bu tarz sahneler sayesinde, bu kadınlarla yatabileceklerdir. (Burada Kazım Kartal’ı ayırıyorum; çünkü o bu filmlerin jönüydü) Yolsuz, parasız, terso figüran ağabeyler ayıp olmasın hesabı akşamdan hamama gitmekte, bakkaldan yeni bir çorap satın almak zorundaydı. Bu dönemin canım kadınlarının göğüslerini mıncıklıyor, ısırıyor, donunu yırtıyor, elini kadının en imkânsız yerlerine sokuyor. Kafasını kadının bacakları arasına sokuyordu. Yarım yamalak da olsa, bu kadınla yatmış oluyordu bir nevi. Bu gariban Yeşilçam sokağının kaybetmiş çocukları, akşam, ayakçı birahanede havasını atıyor, “Figen Han’ı yedim” ya da “Zerrin’in bacaklarını bir ayırdım…”diyerek konuşuyorlar. Onlar için bulunmaz bir fırsat, rüyaydı bu sahneler. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni