iyiköfüfilm

21
Mar
2014

En İyi 10 Etek Altı Sahnesi

XXX kategorilerinde yayınlandı.

up-skirt

Up-skirt terimi, bir kadının etek altı görüntüsünü izinsiz fotoğraflama anlamına gelir. Aynı zamanda fotoğrafın yanı sıra bu bir video, bir illüstrasyon da olabilir. Ayrıca zaman zaman röntgenci fotoğrafçılığı tanımlamak için de kullanılmaktadır.

Terim olarak yeni olmasına karşın, konsept olarak çok eskilere dayanır. Jean-Honore Fragonard’ın 1767 yılında yaptığı The Swing isimli çalışmasında resmedilmiştir. Resimde,  salıncakta sallanan bir kadın ve etekleri uçuşurken aşağıdan onu izleyen bir adam yer almaktadır. 60’lı yıllarla birlikte mini eteklerin hayatımıza girmesiyle artık etek altı röntgenciliği sokaklara taşınmış olur. (daha&helliip;)


sexycommedia

60’lı yıllara bakış ve İtalyan sineması ile Yeşilçam arasındaki benzerlikler:

Dünya sineması 1960’lı yıllardan itibaren değişmeye başlamış ve beyazperdeyi alışılmamış derecede açık erotik filmler doldurmuştu.  1950’li yıllarda Hollywood öyle bir duruma gelmişti ki, filmcilerden oluşan özel sansür anlayışına göre Amerikan filmlerinde bir kadınla bir erkeğin aynı yatağı paylaştıklarını göstermek bile (evli bir çift olsa bile) yasaktı. İşte bu dönemde New York’a sanat açısından büyük  önem taşıyan bir İsveç filmi geldi. Bu filmin öyküsü iki genç arasındaki tatlı bir aşkı içeriyordu. Ama filmin 6 dakika süren bir deniz kıyısı sahnesinde her iki genç çıplak olarak göle giriyor, mutluluk içinde yüzüyorlar ve sonra da kıyıda çırılçıplak sevişiyorlardı. Sevişmeye başlamadan önce genç çocuk bakire olan kıza şöyle bir soru soruyordu: “Bunun ne demek olduğunu biliyor musun?”. Bu soruya genç kız “Evet” diye yanıt veriyordu. Times dergisi bu filme yer verdiği bir yazıda şunları yazdı: “Genç kızın bu sorunun anlamını bilip bilmediğini bilmiyoruz. Ama filmi Amerika’ya getiren şirket söz konusu sorunun yanıtının yaklaşık 10 milyon dolar olduğunu herhalde biliyordur.” Gerçekten de İsveç filmi bu sahnesiyle Amerika’daki gösterimleri sonucunda cinsellik sömürüsüne bir daha engellenemeyecek biçimde adım atılmasını sağladı. Artık piyasaya sırayla çıplaklar kampında çekilmiş filmler, cinselliği ve şiddeti içeren filmler ve gerçek sanat değeri bulunmasına karşın son derece açık sahneleri ve konuşmaları içeren filmler çıkacaktı. 1960’lı yıllara gelmiştik. (daha&helliip;)


Kuşkusuz Yeşilçam’ın en çok etkilendiği ülkelerin başında İtalya ve İtalyan sineması gelir. Ağırlıklı olarak dönemin Türk erotik-komedi filmlerinin İtalyan filmlerinden feyz alarak çekildiğini söylemem sanırım yanlış olmaz.

maliziaMalizia (1973) ve Teşekkür Ederim Büyükanne (1975) filmlerine baktığımızda işlenen konu bakımından benzerlikler içerdiğini görmekteyiz. İki filmde de genç ve ergenliğe yeni girmiş 15-16 yaşlarındaki genç bir erkeğin ilk cinsellik deneyimini kendinden yaşça büyük  bir kadınla yaşamasını mizahi bir dille anlattığını görüyoruz.

Malizia (1973)’da Nino’nun (Alessandro Momo) eve hizmetli olarak gelen Angela (Laura Antonelli) ile Teşekkür Ederim Büyük Anne (1975) filminde ise Mete’nin (Cem Beyatlı)  ölen dedesinin İtalya’dan gelen genç ve güzel karısı yani üvey büyükannesi Suzan (Sonia Viviani) ile yaşayacağı erotik maceralara tanık oluyoruz.

Malizia filmini kısaca özetleyecek olursak Angela Sicilyalı zengin ve tutucu bir ailenin evinde çalışmaya başlamıştır. Cinselliği yeni yeni keşfetmeye başlayan Nino Angela’ya karşı ilgi duyar. Filmde Nino’nun Angela’yı röntgenlediği , tacizde bulunduğu ve Angela’nın buna hayır demediğini görüyoruz. Nino’nun cinselliği keşfe çıktığı yolda Angela yol gösterici hatta bazı sahnelerde kışkırtıcı (istemeyerekte olsa) olduğunu söyleyebilim. Filmde Angela’yı canlandıran Laura Antonelli bu filmden sonra İtalya’da erotik-komedi filmlerinin aranan yüzü olacaktır. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni