iyiköfüfilm

9
Kas
2013

The Cabin in the Woods (2012)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

the-cabin-in-the-woodsDrew Goddard’ın ilk yönetmenlik denemesi olan “The Cabin In The Woods”, Goddard’ın senaryoyu birlikte yazdığı arkadaşı Joss Whedon ile görsel efektleri yapamadıkları şeylere saklama merakıyla başlıyor. Alias ve Lost’un prodüktörlüğünü ve yazarlığını yapmış olduğunu öğrenmem bir şey ifade etmiyor aslında benim için, bu iki diziden de haz etmiyorum çünkü. Ama ilk yönetmenliğini bu filmle yapmış olması ekstra harika, çünkü film sarkastik bir korku çorbası! 

Ne kadar az CGI, o kadar iyi makyaj mottosuna sadık kalan yönetmen ve ekip, görsel efektlerin gerçeğin yerini tutmamasında hemfikir. Ama efektler kostüm ve makyajla da ancak bir yere kadar gidebildiği için sadece ve sadece yapamadıkları durumlarda görsel efekt kullanma sözüne sadık kalmışlar. Labirentli sahnelerde kullanılan bilgisayar efekti basit olmasına karşın labirent/mühendislik açısından daha karışık bir tarafı da var. Aynı zamanda ağız sulandıran canavarların hücum etme sahnesi öyle bir hal alıyor ki, sırf hangi canavar nerde, kime saldırıyor derken ufak tefek hatalar göze batmıyor bile. Şeffaf dönen küplerin birbirlerine uyum sağlayacak şekilde durdurulmaları baya zor olmuş. Çoğunu yeşil ekranda çekip kalanını sonradan eklemişler. Asansörlü sahnede özellikle(o kadar fazla asansör var ki) rastgele canavar çekimi yapmışlar. Küpleri de yine somut şekilde nasıl kullanacaklarını belirleyebilmek için en ufak küpün içine kocaman böcekler koyup onlarla çalışmışlar.

Beyindeki tetris olayı hesabının yani bu canavarların asansörden puzzle halindeki çıkış fikri detayının ayrıntılı şekilde işlenmiş olması da ayrı bir eğlenceli! (daha&helliip;)


Tolga Demirtaş: Merhaba April. Bize zaman ayırdığın için teşekkürler.

April Monique Burril: Problem değil!

Tolga Demirtaş: Bize biraz kendinden bahseder misin?

April Monique Burril: Zaten röportaj soruları bu işe yaramıyor mu? Çekirdekten yetişme bir sanatçıyım – grafik dizayn ve illüstrasyonlar yapıyorum. Ama şansım yaver gitti ve sonunda bir oyuncu oldum. Gerçekten, bütün sanat türlerini çok seviyorum. Ailemle şarkılar söyleyerek büyüdüm, birkaç enstrüman çalmayı öğrendim (hiçbiri profesyonel düzeyde değil), hayatımın büyük çoğunluğunda bir takım dans dersleri aldım (bale, jazz, modern, Latin, Afrika, oryantal), DAİMA resim yaptım, bulabildiğim yerel yapımlarda rol aldım ve son yıllarda dövüş sanatlarını da sanatçı hobilerime ekledim. Hepsini çok seviyorum, sanırım kelimenin gerçek anlamıyla en üst seviyede bir amatörüm.

T.D.: Seni Chainsaw Sally olarak tanıyoruz. Chansaw Sally fikri nasıl ortaya çıktı?

A.M.B.: Chainsaw Sally aslında JimmyO ve benim yarattığımız, Jamo Alturnative Theatre için bir nevi web hostesi ve konuşmacısı olarak kullandığımız bir karakterdi. Özellikle Jamo’nun en çok oynanan oyunu olan, sonradan ilk filmimiz olarak çekeceğimiz korku komedi türündeki Silver Scream’in  ilgi çekmesi için kullanıldı. Filmin dvdsi hala Forbidden Pictures web sayfasında satışta. İlk filmi çektikten sonra film yapmaya aşık olduk ve ilgimizi sahneden ekrana kaydırdık. Chainsaw Sally karakteri zaten kitlesine sahipti bu yüzden doğal olarak bir sonraki filmimizi bu karakter üzerine kurduk. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni