





Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.


Çetin İnanç İstismar Filmleri B-Film Blaxploitation B Movie Dario Argento David Cronenberg Edwige Fenech Erotik Yeşilçam Exploitation George Eastman Giallo Gore Hammer Film Productions I Spit On Your Grave Italian Trash Jess Franco Jesus Franco Joe D’Amato Joe D'Amato Lucio Fulci Mario Bava Nikkatsu Ninja Roger Corman Sergio Martino Sexploitation Slasher Trash Film Zerrin Doğan
İşlerin yoğunluğundan es geçtiğim üzücü bir haberi sizlerle paylaşmak istedim. Arjantin’in Roger Cornman’ı olarak adlandırılan aktör, yönetmen, senarist Emilio Vieyra geçtiğimiz günlerde hayata veda etti.
Kariyerine oyunculukla başlayan Vieyra ilk oyunculuk deneyimini 1950 yılında Hombres a precio filmiyle gerçekleştirir. 1962 yılında başladığı yönetmenlik kariyeri boyunca akıllarda kalan en iyi filmi Sangre de virgines aka Blood of the virgins (1967) filmidir. Arjantin’de yasaklanan film aynı zamanda Arjantin’in ilk vampir filmidir. Yönetmenin diğer en bilinen filmleri ise; The Curious Dr. Humpp aka La venganza del sexo (1969) and Feast of Flesh aka Placer Sangriento (1967)’dur. Sengre De Virgines (1967) Jean Rollin esintileri taşırken, The Curious Dr. Humpp (1969) ise Jess Franco’nun Dr. Orloff’uyla benzerlikler gösterir.
Dönemin düşük bütçeli film yönetmenleri gibi birçok istismar alt türünde de örnekler veren yönetmenin keşfedilmeyi bekleyen filmleri Mondo Macabro tarafından kötü film severlerin hizmetine sunulmuştur.
» yazının devamı

Vierges et Vampires ya da kulağa daha aşina gelen İngilizce ismi Requiem for a Vampire 1971 yapımı bir Fransız korku filmi. Filmin yönetmenliğini yapan Jean Rollin aynı zamanda filmin senaristi de. Jean Rollin yaptığı fantastik türde filmlerle tanınan bir yönetmen. Kendisi aynı zamanda oyuncu ve yazar. Belki de en önemli özelliklerinden birisi de ilk Fransız vampir filmine ( Le Viol du Vampire, 1968) ve ilk Fransız gore filmine (Les Raisins de la Mort, 1978) imza atmış olması. Ayrıca Rollin Fransız X-rated sinemanın da öncülerinden birisi. 1973 yılından 1980’e kadar softcore-komedilerden hardcore-pornografiye kadar sayısız filme imza atmış.
Yönetmen geleneksel Fransız ve Alman ekspresyonist sinemadan, klasik Amerikan korku filmlerinden, mizah dergilerinden, fantastik edebiyattan ve sürreal sanattan oldukça fazla etkilenmiş, yaptığı çoğu filmde olduğu gibi Vierges et Vampires’de de bu etkileri görmek mümkün. Oldukça az diyaloglar, etkileyici fakat basit bir müzik ve şiirsel bir görsellik. Filmlerinin çoğunda düşük bir bütçeye sahipken, filmin geçtiği mekan ve atmosfer onun için hep son derece önemli. Şatolar, gotik bir havaya sahip mezarlıklar, ıssız sayfiye yerleri…
İki genç kız Marie (Marie-Pierre Castel) ve Michelle (Mireille Dargent) çok iyi arkadaştır ve beraber okuldan kaçarlar. Fakat işler istedikleri gibi gitmez ve kendilerini vampirlerin ve zincire gerilmiş çıplak kadınların yaşadığı bir şatoda bulurlar. Kızlar kaçmaya çalışır; fakat vampirlerin başı kızları ısırır. Bu arada kızlar bakiredir ve aynı anda hem bakire hem de vampir olamazlar. Kızların görevi kurbanlarını ayartarak şatoya çekmektir. Bu arada Master yaşayan son vampirdir ve vampir ırkı bitmek üzeredir.
» yazının devamı

Erotizm ile ilgili tanımlamalar, bu sözcüğün kökeninin Yunan mitolojisindeki aşk tanrısı Eros’a dayandığını belirtilerek başlar.
Erotizm ya da Erotizm sayılabilecek etkileri en güçlü biçimde yansıtan sanat dallarının başında sinema gelir. İnsan ilişkileri ve bu ilişkilerin maddeselleştirilmiş, görünürleştirilmiş göstergeler söz konusu olduğuna göre, her film erotik bir filmdir. Sinemada cinsellikle ilgili bütün görüntüler epey bir yolda, metaforlarla ortaya çıkarlar. Şöyle de denilebilir, popüler sinemada “erotik”, yasaklarla kurulmuş uzlaşmanın ve boyun eğişin sonucu ya da ürünü olarak anlaşılabilir. Çünkü tarihsel düzlemde “erotik”, o en geniş anlamıyla cinselliğin her türlü boyutu, baskı altına alınmaya çalışılmış; sonuçta erotik bu genel anlamıyla artık “tabuların, yasakların” kendileriyle özdeşleşmiştir. Bu durumda “erotik sinemanın tarihi de” tabuların, yasakların örttüğü, engellediği görüntüyü bize hatırlatıp duran, ama iş doğrudan göstermeye geldiğinde metaforları, başka araçları yardıma çağıran bir sinemanın tarihi olarak anlaşılabilir.
» yazının devamı

B filmleri genellikle popüler sinemanın türlerine dayalı filmler olarak karşımıza çıkmaktadır. Kaynakları yine popüler kültürün türlerinden, örneğin polisiye, bilim-kurgu, korku, gerilim türlerinden alınmıştır. Anlatım olarak her tür seyircinin rahatlıkla anlayabileceği bir biçime sahiptir. Öyküler belirlidir ve daha önce birçok kez denenmiş kalıplara dayanmaktadır. B filmi, bütçeyi aşmadığı sürece dilediğinde öncü olabildiği gibi gerçeküstücü de olabilmektedir. Örneğin; Alman sinemasının sessiz döneminde bir çığır açan Robert Wiene’in “Dr. Caligari’nin Muayenehanesi” dışavurumcu ve öncü bir nitelik taşımaktadır ve bu filmin B kategorisinde yer aldığı öne sürülmektedir. Dışavurumcu sinemanın klasik başyapıtı olan bu film aslında, 1919’da yönetmenin Decla şirketine sunduğu 36 prestij filminin yanında çektiği dar bütçeli bir filmdir.

Bir B filmi başarılı olduğunda devamları da çekilmiştir. Sinema tarihinde pek çok ünlü B tipi seri filmler bulunmaktadır. B filmlerin en önemli özelliklerinden biri de aynı dekorda birkaç film çekilebilmesidir. Bir film seti, oyuncu grubu oluşturulduktan sonra aynı alt yapıya benzer ya da farklı filmler bir çırpıda ortaya çıkarılabilmektedir. Bu uygulama yöntemine B filmlerinde her zaman başvurulmuştur.
» yazının devamı
