iyiköfüfilm

13
Mar
2012

Varoluşçu Estetik ve Mimetik Sinema

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Bir modern felsefe kavramı olarak “estetik”,  algı teorileri ile objektif  ya da subjektif olarak duyusal deneyimleri sanat eserleri aracılığıyla güzelliğin eleştirisini ve uygulamalarını içerir. Felsefe akımları içinde hem teorisel açıdan hem de pratikte estetiğe en çok katkıda bulunan akım varoluşçuluk olmuştur ve aslında bu felsefik katkı çoğunlukla estetik anlatımla gerçekleşmiştir. Örneğin her ne kadar Albert  Camus kendini varoluşçu olarak tanımlamasa da  en önemli felsefi sınıflandırıcılar, Camus’nün en önemli romanları olan Yabancı, Veba ve Mutlu Ölüm’ü varoluşçu eserler olarak tanımlamışlardır. Camus’nün en önemli denemesi Sisifos Söylemi, hayatın anlamsızlığı ve gereksizliğinin intiharı gerekli kılıp kılmadığını inceler. Bilindiği gibi Camus buna olumsuz yanıt vermiş ve bu farkındalığın buna karşı bir direniş olması gerektiğini ve yarattıklarımızla hem bu absürtlüğü kabul edip hem de bundan bir anlam yaratmamız gerektiğini savunmuştur.

Aynı temayı Jean Paul Sartre’nin ünlü romanı, Bulantı’da görebiliriz. Varlığa duyulan tiksinme, adaletsiz bir dünyada anlam arayışı kabullenme ve hatta anlam arayışına sorumlulukla ve özgürce kendini adayışla son bulur. Konuyu daha metafiziksel ve mitolojik bir çerçevede ele almak gerekirse, Sinekler oyunu, babasının ölümünün intikamını onun katilleri olan anneleri Clytemnestra ve onun kocasından almak isteyen Orestes ve Electra’nın hikayesini içerir. Burda Sartre, Orestes ve Electra’yı Zeus’la ve Furies’lerle karşı karşıya getirip insanlar özgür oldukları zaman Tanrılar tarafından dokunulamazlar ama özgürlükle beraber gelen sorumluluğu kabul edemeyerek kendi suçlarını kendileri yaratırlar demek istemiştir. Son olarak, özgürlük ve sorumluluk konusunun detaylarını diğer kişilerle ilişkilerinde görebiliriz ve bu konu, Sartre’nın ünlü oyunu “Çıkış Yok” da, bir grup bireyin bir arada olmayı sevmedikleri ve diğerlerinin zayıflıklarını inceden inceye gözlemleyen insanlarla dolu kaçılması mümkün olmayan bir cehennemde olduklarını farketmeleri üzerine kuruludur. (daha&helliip;)


14
May
2010

İstismar Filmleri

İstismar Filmleri Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Exploitation film genellikle dehşet verici konular ‘istismar edilerek’ geliştirilen bir film türüdür. “Exploitation” terimi film piyasasında oldukça yaygındır; promosyon ve reklam anlamında her türden film için kullanılır. Bu filmler büyük bir star, özel efektler, seks, şiddet, romantizm gibi bir anlamda sömürecek konulara ihtiyaç duyarlar.  Buna rağmen bir exploitation filmi ağırlıklı olarak sansasyonel reklamcılığa ve filmin gerçek kalitesinden ziyade tasvir edilen konunun geniş ve dehşet verici bir şekilde abartılı aktarımına dayanır. Exploitation filmleri genellikle her bakımdan düşük kalitede filmlerdir. Ancak durum her zaman böyle değildir. Exploitation filmleri bazen ciddi anlamda ilgi toplar ve popüler olurlar.

Tarihçe

Exploitation filmlerde, müstehcen ya da açık seçik seks sahneleri, sansasyonel şiddet, hap kullanımı, çıplaklık, tuhaf ve korkutucu şeyler, kan, gariplik, yıkım, isyan ve kargaşa en önemli özelliklerdendir. Bu tür filmler sinemacılığın ilk günlerinden beri çekilse de ABD ve Avrupa’da genel anlamdan sansürün ve sinema kurallarının yumuşaması ile birlikte, 1960 ve 70’lerde popülerleşmişlerdir. Ayrıca yapımcılar televizyon nedeniyle kaybettikleri izleyicinin ilgisini çekmek için sansasyonel öğeler kullanmıştır. Çoğu tiyatrolarda oynanamayacak ve ABD’de NC-17 derecesi alamayacak denli düşük bütçeli filmlerdir. 1990’lardan beri exploitation filmler, türü para-sinema olarak adlandıran akademik çevrelerin de dikkatini çekmektedir.

Exploitation” sözcüğü çok geniş anlamda tanımlanır ve filmin asıl içeriğinden ziyade seyircinin filmi algılaması ile ilgilenir. Hays Code’u geçemeyen sanat filmleri ve exploitation filmler genelde aynı salonlarda gösterildiği için ilgi çekici malzeme ve sanatsal içerik genelde bir aradadır. Explioitation filmler, filmlerinde saldırganlık öğesi baskın olan ve “saygın olmayan” malzemeyi cesurca işleyen ünlü Avrupalı yönetmenler Derek Jarman, Luis Buñuel, ve  Jean-Luc Godard sayesinde gelişmiştir. Stanley Kubrick‘in A Clockwork Orange, Tod Browning‘in Freaks ve Roman Polanski‘nin Repulsion filmi dâhil olmak üzere klasik olarak adlandırılan pek çok filmde seks, şiddet ve exploitation filmleri ile bağdaştırılan şok vardır. Buñuel’in Un chien andalou filmi modern splatter filmine özgü öğeler içermektedir.  Eğer Carnival of Souls Avrupa’da çekilmiş olsaydı sanat filmi olarak, öte yandan Eyes Without a Face Amerika’da çekilseydi düşük bütçeli bir korku filmi diye sınıflandırılacağı iddia edilmektedir. Sanat filmlerinin ve exploitation filmlerinin seyircisi Hollywood’un sunduklarını genelde reddeder. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni