iyiköfüfilm

5
Ara
2013

Inferno (1980)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

inferno_poster_02Inferno, Dario Argento’nun yönettiği Suspiria ve Mother of Tears filmleriyle birlikte Three Mothers (Üç Ana) üçlemesinin ikinci filmi. Argento’nun hikayesini yazdığı filmin senaryosu Thomas de Quincey’in Suspiria de Profundis kitabındaki Üç Ana’ya dayanır.

Argento filmlerinin giallo dünyasında dolaşan karanlığın dişi güçleri farklı şekillerde karşımıza çıkar. Inferno’nun daha başında latince yazılmış bir kitaptan adeta karanlığın yüreğinden gelen Üç Ana’nın Roma, New York ve Almanya’daki farklı mekanlardan dünyaya acı, gözyaşı ve karanlık getirmeye çalıştıklarını öğreniriz. Üçlemede yer verilen  Suspiria de Profundis’in Üç Ana’sı ise sırasıyla şöyledir; Mater Suspiriorum (Acıların Anası),  Mater Tenebrarum (Karanlığın Anası), Mater Lachrymarum(Gözyaşlarının Anası). Bu üç  cadı  kızkardeş, Argento evreninde korkunun kraliçeleri olarak yerini alır.

1980 yapımı Inferno, konusuyla Karanlığın Anası’nı hikayenin merkezine taşır. Gözyaşlarının Anası da güzel kedili kadın olarak filmde yer yer karşımıza çıkar. Filmin başrollerini Leigh McCloskey ve Irene Miracle paylaşırken Veronica Lazar, kısa ve öz olarak Karanlığın Anası rolü ile karşımıza çıkmaktadır.

Filmde Rose (Irene Miracle) adında genç bir kadın, New York ‘ta Kazanian Antiques adlı yerel bir antika dükkânından mimar Varelli’nin yazdığı Latince bir kitap satın alır. Kitabı okudukça kendi binasının sırlarını açığa çıkarmaya başlar. Bu durum karşısında gittikçe dehşete kapılan Rose, Roma’daki erkek kardeşi Mark’tan yanına gelmesini ister. Mark (Leigh McCloskey), kardeşini görmeye New York’a gittikten sonra cümbüş başlar. (daha&helliip;)


9
Eki
2011

Bir Türün Doğuşu: Slasher

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Slasher alt türü genellikle bir seri katilin insanları vahşi şekilde öldürmesini anlatan filmlerin girdiği kategoridir. Katiller genellikle bıçak, ustura, balta gibi kesici aletler kullanır. Genellikle çoğu korku filmi bu tarz bir konuya sahip olsa da slasher türünü diğer türlerden ayıran kendine ait karakteristik özellikleri vardır. Türdeki filmler çok keskin olmasa da iki kola ayrılır; katilin kimliğinin belli olduğu filmler ve katilin kimliğinin belli olmadığı filmler. Kim olduğunu bildiğimiz filmlerde katiller bazen maske taksa da insanları öldürür, kimin yaptığını biliriz. Katilin belli olmadığı filmlerde ise katil ya maske takar ya da kamera ve ışık oyunlarıyla yüzü görünmez, kim olduğu anlaşılamaz. Bu filmler genelde polisiye yapı üzerine kurulur, filmde bir dedektif olmasa da izleyici kendini dedektif yerine koyup katilin kim olduğu hakkında tahminler yürütür ve film sürpriz bir son ile biter.

Genellikle modern ve post-modern örnekleriyle pek fazla alakası olmasa da ilk slasher örneği olarak Alfred Hitchcock’un yönettiği 1960 yapımı Psycho gösterilir. Fakat Psycho’dan aylar önce izleyiciyle buluşan Peeping Tom bilinen ilk slasher filmidir. Film, kurbanı olan kadınları öldürürken bir yandan da kameraya çeken psikopat bir katili anlatmaktadır. Psycho’nun bütçesinin çeyreği kadar bir para ile çekilmiş olan Peeping Tom gösterime girdiğinde büyük tepkiler almıştır. (daha&helliip;)


10
Eyl
2011

Video Nasties

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Tüm Video Nasty yapımların aşırıya kaçtığı zamanlarda bu durum bize olağanüstü gelirken, şimdi geriye baktığımızda bunun insanları bu kadar şaşırtmaması gerektiğini anlıyoruz. Kurulu düzen, özellikle genç jenerasyon tarafından benimsenen tüm yeni medya araçlarını büyük bir şüphe ile izlemekteydi. Sinema yapımlarına karşı olarak ortaya çıkan müstehcenlik denemeleri “Oh! Calcutta” ve 1960ların sonlarına ait “Oz” gibi hiciv dergileri, 1980lerin başındaki olaylara karşı insanlarda iç karartıcı bir kabullenme hissi sağladı. Yaşanan bu ahlaki kasırgalar, ağır sosyal ve politik dönemlerde patlama gösterdi, böylelikle yüksek işsizlik, ırkçılık çatışmaları, ekonomik duraklama ve artan suç oranının yüksek olduğu 1980lerin başlarında, bu yeni tür sonunda kabul görmeye başladı. Bütün yaşananlar aynı zamanda, kamu düzenini haberdar etmek isteyen ufak ilgi gruplarının artık güçlü bir dostları olduğunu gösteren etkileyici bir ders niteliğindeydi.

İngiliz sinemasının emekleme aşamasında ve kontrolsüz olduğu dönemlerde video endüstrisinin kendisine renkli reklam kampanyaları ve tanıtımlar ile ayrıcalık tanımaması bu konunun dışında bir durum. Video yapımlarının patlama yapması, garaj dışlarında ve ufak taşra kasabalarda iş yapan, yüksek bütçeli Hollywood yapımlarına ulaşamayan, yüzlerce yeni marka ortaya çıkardı ve böylelikle artan video talebini karşılama çabası İngiltere’de daha önce ortaya çıkmamış bir malzeme ile sonuçlandı. Bugün video pazarına, büyük Hollywood stüdyolarının video kolları tarafından hükmedilmektedir. 1981’de bu büyük stüdyolar çok şüpheciydiler ve oyuna yavaş yavaş dahil olmaktaydılar çünkü eğer video pazarını bir denize benzetmemiz gerekirse bu video pazarında büyük balıklar yerine küçük balıkçıklar vardı. Iver Film Services, Intervision, VTC ve World of Video 2000 (ki aslında World of Video 1984 olmalı, çünkü ticari işlevini o yılda sonlandırdı) gibi şirketler bir gecede ortaya çıkıp neredeyse bir gecede ortadan kalktılar. Bu şirketlerle birlikte sapıkça, çeşitli, popüler olmayan ucuz bir ürün ortaya çıkmış oldu. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni