iyiköfüfilm

7
Kas
2013

Delinquent School Girls (1975)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

delinquentschoolgirlsMichael Pataki, Stephen Stucker ve Bob Minor’un canlandırdığı Carl Clooney, Richard Peters ve Bruce Wilson hastaneden kaçan üç cinsel sapıktır. Üçlünün lideri Carl bir komedyendir ve kurbanlarını kandırırken bu yeteneğini bolca kullanır. Richard ise eski bir baseball oyuncusudur, kadınlara karşı kontrol edilemez ve doyumsuz bir iştah duymaktadır. Bruce ise çılgın bir moda tasarımcısıdır ve gaydir. Kaçışın ardından kendilerine sığınacak bir mekan arayan üçlü, sadece kadınların olduğu bir merkezi kendilerine sığınak olarak seçerler.

Gregory Corarito’nun yönetmenliğini yaptığı bu Amerika yapımı istismar filminin kadın oyuncularının büyük çoğunluğu porno modellerinden oluşuyor. Çoğunlukla dönemin erkek dergilerini süsleyen kızlardan oluşturulan kast oldukça ilgi çekici. Film bolca softcore seks sahnesi ve çıplaklık barındırmakta.

1974 yılında çekimleri tamamlanan film, 1975 yılında Amerikan sinemalarında gösterime giriyor. 80’lerin başında ise hem Amerika’da hem de İngiltere’de video olarak piyasaya sürülmesiyle daha çok kişiye ulaşıyor.

Film içinde bolca fetiş unsura da yer vermekte. Islak t-shirtlü kadınlar, çamur güreşi yapan seksi kadınlar, iç çamaşırlarıyla egzersiz yapan kadınlar gibi… (daha&helliip;)


5
Kas
2013

Don’t Go Near The Park (1979)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

dont-go-near-the-park-1981İngiltere’de yayınlanan Video Nasty listesine girmesinin ardından büyük bir ün kazanan Don’t Go Near The Park, Amerika yapımı bir korku filmi. Sanctuary for Devil, Nightstalker ya da Curse of the Living Dead isimleriyle de bilinen filmin yönetmeni, yapımcısı ve senaristi Lawrence D. Foldes. 

Filmimiz yaklaşık 12000 yıl önce yaşlı anneleri tarafından lanetlenen Tra ve Gar’ın hikayesini anlatıyor. Genç kalabilmek için insanların iç organlarını yemek zorunda kalan kardeşler, ebedi gençliği elde edebilmek içinse kendi soylarına mensup bir bakireyi öldürmek zorundadırlar.

Film üç farklı zaman dilimi içinde geçmekte. İlki yaklaşık 12000 yıl önce, prehistorik çağda geçiyor. Genç kalabilmek adına bir yamyam ritüelini kullanan kabilenin gösterildiği zamanda, iki kardeşin anneleri tarafından lanetlendiğini görüyoruz. Daha sonra günümüzden 16 yıl öncesine gidiyoruz. Lanetlenen kardeşlerden erkek olan, genç bir kadınla evleniyor ve Bondi adında bir kızları dünyaya geliyor. Üçüncü zaman dilimi ise günümüz. Bondi 16 yaşında, güzel bir genç kız, tam da 16. doğum gününde anne ve babasının kavgası sonucu evden kaçıyor. Bu laneti kırmak için elindeki tek şans kendi soyuna ait bir bakireyi kurban etmek olunca, kendi öz kızı bunun için ilk seçenek haline geliyor.

Video Nasty listesinde yer almasına rağmen filmde çok fazla gore sahne yok. Olanlar da oldukça başarısız ve ciddiye alınır türden değil. sürekli farklı zaman dilimlerine atlayan filmde, bir çok yeni karakter ortaya çıkıyor. (daha&helliip;)


19
Eki
2013

Swingers Massacre (1975)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Swingers-Massacre-(1975)Evlilikte şöyle bir öneri herhalde pek kabul görmez; seks hayatını canlandırmak için eşleri değiştirme fikri. Filmdeki kahramanlarımız Amy ve eşi Charlie için ise bu durum öyle değil.

Eğer sıradan, sıkıcı seks filmlerinden benim gibi sıkıldıysanız, sinematograf Ronald Victor Garcia’nın erken dönem filmlerinden birisi olan Swingers Massacre ya da diğer adıyla Inside Amy filmine bir göz atmalısınız. Her ne kadar yönetmenin bir diğer filmi The Toy Box kadar gerçeküstü ve tuhaf olmasa da bir o kadar rahatsız edici.

70’li yıllarda swinger fikri eşler arasında çok popüler değilken ve günümüzde bile çok kabul görmezken, bu olayın beyazperdeye yansıması oldukça tartışmalı olmuştur. Charlie Tishman (Mikel Angel), iyi bir kariyere sahip, çevresince sevilen,  başarılı bir avukattır. Eşi Amy (Joyanne Mitchell) ise tipik bir Amerikan ev hanımıdır. Monoton giden evliliklerine yeni bir soluk katmak için Charlie eşi Amy’ye swinger fikrinden bahseder ve onu ikna etmeye çalışır. Belki 70’li yıllarda bu fikir bir çok ailenin dağılmasına yol açmış olabilir ama bizim kahramanlarımız için olay oldukça farklı.

Film, 80’ler komedi korku filmleri Eating Raoul, Terrorvision gibi filmlerin unsurlarını içerse de 70’lerin korku filmlerinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Filmin özellikle son yarısında yer alan cinayet ve vahşet sahneleri dışında film tam olarak gerçekçi bir seks filmi. (daha&helliip;)


10
Eki
2013

Tanya’s Island (1980)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Tanya's-Island-(1980)Tanya’s Island gerçekten tuhaf bir film. Issız bir adada genç güzel bir kadın, bir adam ve bir goril arasında geçen aşk üçgeni düşünün… Evet, gerçekten tuhafmış dediğinizi duyar gibiyim…

Yönetmenliğini Alfred Sole’un yaptığı film Kanada-Amerika ortak yapımı. A. Sole, kült film Alice Sweet Alice’in de yönetmeni. Tanya’s Island çıkış noktasını “Güzel ve Çirkin” hikayesinden alıp biraz King Kong biraz da Walerian Borowczyk’nin The Beast filminden de esintiler taşıyor. Bu filmden altı yıl sonra çekilen Max Mon Amour (1986) da hikaye bakımından Tanya’s Island’a benzese de filmimiz tipik bir sexploitation.   

Tanya (Vanity) ve erkek arkadaşı Lobo (Richard Sargent) ıssız bir adadadırlar. Bir gün meyve toplamak için gezintiye çıkan Tanya takip edildiği hissine kapılır ve kendisini izlemeye başlayan şeyi aramaya koyulur. Kendisini izleyen şeyi bir mağarada gören Tanya oldukça şaşırır. Çünkü onu izleyen mavi gözlü bir gorildir. Mavi gözlerinden dolayı gorile Mavi olarak seslenir. Mavi ile aralarında bir yakınlaşma başlar ve adanın iki erkeği Lobo ve Mavi, Tanya için alışılmışın dışında bir rekabete başlarlar.

Özel efekt uzmanı Rick Baker ve Rob Bottin tarafından tasarlanan goril oldukça başarılı ve gerçeğe yakın. Aslında bakacak olursak filmimiz “Güzel ve Çirkin” hikayesine Freudyen bir bakış sergiliyor. Sinema yazarı Robing Bougie “Cinema Sewer” dergisinde filmden bahsederken komik bir başlık kullanıyor “Bigfoot Rape”. (daha&helliip;)


9
Eki
2013

The Abomination (1986)

B-Film Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

abomination_1986_poster80’li yıllarda yaşanan VHS patlamasının kimisine göre en iyi kimisine göre de en kötü yanlarından birisi video formatında çekilmiş film sayısının artmasıdır. Bağımsız film yapımcıları sahip oldukları VHS kameralar ile film stüdyolarına büyük paralar ödemek yerine bu yolu seçmiştir. Her ne kadar senaryo ve yönetmenlik açısından içler acısı olsalar da bir cazibelerinin olmadığını söylemek de haksızlık olur.

Filmin açılış sahnesi şahit olacağınız bütün şiddet sahnelerini göstererek başlıyor. Yaklaşık 4 dakika sonra annesiyle büyük problemler yaşayan Cody Lee’nin dünyasına giriş yapıyoruz. Cody Lee’nin annesi doktorun akciğerinde tümör olduğunu söylemesine rağmen, umudunu kaybetmemiştir. Kadın Tv’de vaaz veren programlara takıntılı derecede bağlıdır ve bu sayede iyileşeceğini düşünür. Şiddetli bir öksürüğün ardından tümörü atar. Cody eve gelip yatağına yattığında ise tümör canlanır ve Cody’nin ağzından içeri girer. Kendisini garip hissetmeye başlayan Cody, tümörün aslında insanları yiyip bitiren bir canavar olduğunu keşfeder. Bu canavar çoğalmaya başladıkça onu beslemesi gerekecektir.

Bağımsız yapımların en başarılı yanlarından birisi de şüphesiz orijinal hikayeleri. The Abomination içinde bolca Hristiyanlık temasını barındıran bir film. Ayrıca yaratılan canavar, çoğu filmde göremeyeceğiniz türden. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni