iyiköfüfilm

31
Ağu
2012

Harlequin (1980)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Simon Wincer’ın yönetmenliğini yaptığı Harlequin Avustralya yapımı bir film. Amerika’da Dark Forces adıyla gösterilen filmin başrollerinde Robert Powell, Carmen Duncan, David Hemmings ve Broderick Crawford yer alıyor. Sydney doğumlu yönetmen Simon Wincer 1993 yapımı Free Willy ile uluslarası arenada başarı kazanmış bir yönetmen.

Harlequin konusu itibariyle izleyiciye modern zamanlara ait bir Rasputin hikayesi sunuyor. Rasputin, 1869 ve 1916 yılları arasında Rusya’da yaşamış, doğaüstü yeteneklere sahip bir nevi üfürükçü. Filmin konusuna gelince, vali yardımcısı Eli Steele (Jack Ferrari) denizde dalış yaparken kaybolur, anında bir kurtarma ekibi gönderilmesine rağmen kendisine ulaşılamaz. Nick Rast (David Hemmings)  ise Vali Yardımcısı Eli’nin görevini almaya aday çalışkan bir senatördür ve 4 yaşındaki oğlu Alex (Mark Spain) lösemi hastalığıyla mücadele etmektedir ve artık tedaviye yanıt vermiyordur. Bir gece Rast’ların evi Gregory Wolfe (Robert Powell) isimli doğaüstü güçleri oldukça fazla olan ve bu yeteneğiyle hastaları iyileştiren bir üfürükçü tarafından ziyaret edilir. Wolfe çocuğu iyileştirebileceğini iddia eder ve Alex ile geçirdiği bir iki dakika sonunda çocukta gözle görülür bir iyileşme olur. Çocuğu tedavi etmek için Rast ailesinin içine giren Wolfe’a bir süre sonra Nick Rast’ın eşi Sandy (Carmen Duncan) aşık olur.

Harlequin, kategorize etmesi biraz zor olan garip bir film. Senaryosu Everett De Roche’ye ait olan film, orta şiddette korku, fantastik unsurlar, gerilim, dram ve politik hiciv içerikli bir senaryoya sahip. (daha&helliip;)


24
Ağu
2012

The Necro Files (1997)

B-Film Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Todd Tjersland ile pek çok yapıma imza atmış ‘A Threat Theatre International’ ın prodüksiyonluğunu üstlenerek aynı zamanda Tjersland tarafından kaleme alınmış 1997 yapımı ‘The Necro Files’, yönetmen Matt Jaissle’nin düşük bütçeli filmlerinden en ilginç olanı.

Threat Theater’ın sürekli çalışmakta olduğu Todd Tjersland ile geçmişi bir hayli kabarık. Aynı zamanda -bu filmde sadece senaryo sahibi olan Todd Tjersland- bir DC Comic illüstratörü olan Tjersland ile pek çok filminde ortak çalışmaları olan bir şirket. Özellikle 1998 yıllarından beri bir hayli yoğun projeler içinde olan prodüksiyon, aynı zamanda ard arda, Matt Jaissle’nin filmleri dışında “Faces of Gore” serisini harekete geçirenlerden. Başta ve sonlarda yapılan girişlerden de filmde bundan dolayı duyulan memnuniyeti görmek mümkün.

Banyo sahnesiyle açılışı yapan film hemen ardından biraz sonra kurbanı olacak genç kızı izlemekte olan röntgenci katile odaklanır. Evde tek başına olan maktül huzursuzlanarak kapıları ve pencereleri kontrol ederken maskeli katil çoktan eve girmiştir, saklandığı yerden çıkar, kızı bayıltır, tecavüz eder, evden daha ayrılamadan eve gelen Dedektif Martin (Steven Sheppard) ve ortağı Dedektif Orville (Gary Browning); nekrofil yamyam katilin eseri olan içi dışı bir yerde olan cesede bakarken, yamyam katil saklandığı yerden çıkarak Dedektif Martin’i yere serer. Ortağı Orville ise son anda yetişerek ortağıyla nekrofil katil Logan (Isaac Cooper)’ı nihayetinde öldürür. Olaydan dokuz ay sonra satanist gençlerin ayin sırasında yaptıkları büyüyle tekrar dirilen(zombi olarak) yamyam nekrofil Logan (artık nekrofil-zombi olmuştur), Seattle’da terör estirir. Katilin infazında bizzat yer almış dedektifler de aynı şekilde tekrar güvenliği sağlamaya çalışırlar. Ayinde kurban edilen bebek için de sürpriz gelişmeler barındıran film, buraya kadar normalmiş gibi dursa da aslında öyle değil… (daha&helliip;)


22
Ağu
2012

Sleepaway Camp (1983)

B-Film Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

1983 yapımı olan Sleepaway Camp, 80’li yılların b- slasher filmlerinin en önemlilerinden biridir. Robert Hiltzik’in yazıp yönettiği  bu kült yapım, “Sleepaway Camp” serisinin ve Angela Baker efsanesinin başlangıcıdır. Gençliğin eğlence merkezi olan yaz kampı rüyası, bu filmde kan gölüne döner.  “Jaws” seyreden her çocuk, nasıl denize girmeye çekinirse “Sleepaway Camp” da kamp yapmaya giden her ergenin aklına düşebilir.

Film, trajik bir bot kazası sahnesiyle başlar. Bu olaydan yıllar sonra,  kafa ayarlarıyla oynanmış çatlak hala Martha (Desiree Gould) ile karşılaşırız. Slasher dünyasının en sinir bozucu karakterlerinden biri olan Martha, oğlu Ricky (Jonathan Tiersten) ve kuzeni Angela’yı (Felissa Rose) yaz kampı olan Camp Arawak’a gönderir.  Sessiz ve utangaç yapıdaki Angela ile uğraşan kamptaki her karakter,  yapımcıyla uğraşmış gibi tek tek cinayete kurban gider. Bir grup aklı havada ergenin kamp havasında eğlenmesine ve Angela’yı her fırsatta aşağılamasına dayanamayan katilimiz, akla hayale gelmeyecek tekniklerle adam öldürmektedir. Koyun bakışlı, yere bakan yürek yakan Angela  ile dalga geçen herkes, filmde er geç cezalandırılır.

Serinin ilk filminde ölümler, başta şaka gibi gelebilir. Çekirdek çitleme hızında tek tek indirilen şımarık kamp gençlerinin ya da istismarcı kamp büyüklerinin ortadan kaybolması, ergenliğin hizaya getirilmesi söz konusudur. Sleepaway Camp, filmi, kamp ateşinde eğlenen gençliğin korkulu rüyasıdır. İkinci film olan “Sleepaway Camp 2 / Unhappy Campers” da kamp ateşinde korku hikayesi anlatan gençlerin ilk filmde olanları anlatmasıyla başlar.  Michael A. Simpson tarafından çekilen ikinci ve üçüncü (Sleepaway Camp 3 / Teenage Westeland) filmlerinde Angela Baker karakteri, şarkıcı Bruce Springsteen’in kardeşi Pamela Springsteen tarafından canlandırılır. (daha&helliip;)


20
Ağu
2012

Cannibal Girls (1973)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Cannibal Girls, 1973 Kanada yapımı bir korku filmi. Filmin yönetmeni Ivan Reitman ve başrollerinde Eugene Levy, Andrea Martin ve Ronald Ulrich yer alıyor. Yönetmen Ivan Reitman, özellikle 80 ve 90’lı yıllar boyunca yaptığı komedi filmleriyle tanınan bir yönetmen. Aynı zamanda yapımcı da olan Reitman, 2000 yılında kurulan The Montecito Picture Company film şirketinin de sahibi. Filmin başrol oyuncusu Eugene Levy ise popüler sinema izleyicisi için oldukça tanıdık bir isim. American Pie filmlerinde başkarakter Jim’in babası olarak hatırlanabilir kendisi.

Cannibal Girls, hikayesi itibariyle şehir efsanesi hissi yaratan ve geleneksel korku filmlerinin bir parodisi olarak nitelendirilebilecek, kült mertebesine erişmiş bir film. Filmde yamyamlık üzerine vaazlar veren bir rahip tarafından yönlendirilen üç genç kızın hikayesi anlatılıyor. Clifford (Eugene Levy) ve Gloria (Andrea Martin) genç bir çifttir. Hafta sonu tatillerini geçirmek için arabalarıyla yola çıkarlar. Küçük bir kasabaya geldiklerinde arabaları arıza yapar ve orada kalmak zorunda kalırlar. Burada eski bir şehir efsanesinden haberdar olurlar: üç yamyam kız ve işledikleri korkunç cinayetler. Bir süre sonra duyduklarının aslında bir şehir efsanesi değil gerçeğin ta kendisi olduğunu görürler.

Film iki başrol oyuncusu olan Eugene Levy ve Andrea Martin’in performanslarına ekledikleri mizahi dokunuşları içeren sahnelere de sahip. Hemen hemen herkesin bildiği Ghostbusters gibi filmlere imza atmış yönetmen Reitman ise özellikle kasaba sahnelerinde kasvetli atmosferi çok güzel bir şekilde yansıtmış. Kullanılan bütçe göz önüne alındığında Cannibal Girls iyi bir ucuz gerilim filmi. Filmin atmosferine büyük katkısı olan gore ve bol miktarda kanlı sahneler yer alıyor. (daha&helliip;)


2
Ağu
2012

Hellraiser (1987)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

80li yılların korku filmlerini sevenler için ve dolayısıyla benim için de çoktan klasik mertebesine ulaştığını belirterek başlamak istiyorum bu yazıya. Filmin yönetmeni Clive Barker‘ın ilk filmi ve bence sinema tarihindeki tüm ilk filmler arasında ilk 20 içine girmeyi hakeder.

Clive Barker, altı bölümden oluşan “The Books of Blood” hikayeleriyle korku türüne verdiği eserlerle usta yazar Stephen King tarafından da başarılı bulunmuş bir isim.

Filmi izlememiş olanlar bile baş “kötü” karakter olan Pinhead (Doug Bradley)’e mutlaka popüler kültürün bir yerlerinde rastlamışlardır ve aşinadırlar. Filmde uzun süre hiç görünmemesine rağmen, arada sırada ortaya çıkmasına rağmen film bittiğinde en çok akılda kalan karakter olması da etkileyiciliğinden ve akılda kalıcı bir kötü adam karakteri yaratılmış olmasından kaynaklanıyor.

Açılış Frank Cotton (Sean Chapman)’ın bulmaca içeren gizemli bir kutu almasıyla yapılıyor. Frank zevk arayışı içinde olan, kendisiyle takıntılı hedonist bir karakterdir ve hep daha fazla zevkin mümkün olduğu düşüncesiyle sonunda bu kutunun sırlarını çözmeye karar verir ama bu onun kendi evinin içinde başka bir dünyaya, karanlık bir dünyaya doğru yolculuğa çıkmasına neden olur.

Birkaç yıl sonra Julia ve Larry yeni bir evlilikten sonra yeni evlerine (Frank’in cehennemin kapılarını açtığı eve) taşınmışlardır. Bu evlilik Larry açısından aşk dolu olsa da Julia tarafında durum aynı şekilde değildir. Aslında onun tutku ile yaklaştığı kişi Larry’nin kardeşi Frank’tir ve bu evde bir çok paylaşımları da olmuştur. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni