iyiköfüfilm

13
Tem
2014

Eyes of Laura Mars (1978)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Eyes of Laura Mars (1978)Irvin Kershner yönetmenliğini yaptığı Eyes of Laura Mars (1978) adlı korku-gerilim filminin kadrosunda Faye Dunaway (Laura Mars), Tommy Lee Jones (John Neville), Brad Dourif (Tommy Ludlow), Rene Auberjonois (Donald Phelps), Raul Julia (Michael Reisler) gibi oyuncular yer alıyor

Laura Mars, şiddet ve erotizmin yer aldığı fotoğraflar çekmektedir. Bu tarzı onu ne kadar popüler yapsa da bir o kadar da tarzı yüzünden ahlaksızlık ve kadın düşmanlığı ile suçlanarak nefret toplamaktadır. Laura Mars’ın beraber çalıştığı kemikleşmiş ekibi tek tek cinayete kurban gitmeye başlayınca işler daha çok karışır. Çünkü Laura Mars bu cinayetleri görmektedir. Ayrıca çektiği fotoğraflar eskiden işlenmiş ve basına sızdırılmayan cinayetlerin birer kopyası olunca şüpheler ona çevrilir. Her geçen gün ekipten biri daha eksilmektedir. Dedektif John Neville’ın, bu olayı çözmesi için Laura Mars ile işbirliği yapması ve ona güvenmesi gerekecektir.

Eyes of Laura Mars, 70’lerin sonunda çekilen bir film olduğundan olsa gerek 80’ler havası hakim. Filmin en önemli karakteri olan Laura Mars, istem dışı arkadaşlarının ölümlerini zihninde görsel olarak canlandırabiliyor olsa da onların hayatlarını kurtarabilmesine olanak sağlamaz. Çünkü olanları cinayetin işlendiği sırada gördüğü için o yardıma gelene kadar zaten kurbanlar ölmüş oluyorlar. Bu da filmi kısır bir döngüye sokuyor. Ayrıca Laura Mars’ın bu yeteneğinin de nereden geldiği filmde açıklığa kavuşmuyor ve katille arasında da mantıklı bir bağ yok. Bu da film bittiğinde olayları tam olarak sindirmemize yol açıyor. (daha&helliip;)


14
May
2014

Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet (1972)

Giallo Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

aska-susayanlar-seks-ve-cinayet“Giallo” İtalyanlara özgü bir tür olsa da Yeşilçam da buna kayıtsız kalmamıştır. Kalıcı bir izlenim bırakabilmesi için bir giallo’nun özel bir şeye ihtiyacı vardır. Örneğin, etrafta hiçbir ağaçtan iz yokken ağaçtan atlayarak insanlara saldıran bir katil.

Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet, giallo türü için çıtayı yükseltmiş filmlerden biri olan The Strange Vice Of Mrs. Wardh‘ın birebir yeniden çevrilmiş Türk yapımı versiyonu. Ancak Strange Vice bir E.T. ya da Ghostbusters değil -araklanmış Türk yapımı filmlere genelde malzeme olan dünya çapında fenomen haline gelmiş filmlerden değil. Diğer bir deyişle Strange Vice‘ı uyarlamak License To Drive‘ı uyarlamak gibidir. Her iki film de küçük bir grup için başyapıt olsa da geniş yankı uyandırmaz. Yapımcıların 1962 hiti “Sealed With A Kiss”i filmin müzikleri arasına eklemelerinin nedeni de muhtemelen budur. İnsanları bir şekilde çekmek zorundasınız.

Siyah bir trençkot, siyah eldivenler, siyah fötr şapka giyen ve güneş gözlükleri takan bir adam kareye girer ve çıplak kadınları jiletle öldürür. Çıplak kadınlar çıplaktır çünkü hiçbirisinin iç çamaşırına verecek parası yoktur. Bu sırada, Mine isimli bir kadın Meriç isimli bir adamla evlidir ama bu cinsellikten yoksun bir evliliktir. Tarık isimli bir tecavüzcüyle bir zamanlar yaşadığı sadomazoşist ilişki Mine’nin aklından çıkmamaktadır. Katilin ise bunlarla hiçbir alakası yoktur. Çok geçmeden modern dans partileri yapılır, gece yarısı karanfiller dağıtılır, insanlar birbirini aldatır, silahlar sıkılır, sinir krizleri geçirilir, parendeler ve uçan tekmeler atılır. Eğer bütün bunları takip etmek zor geldiyse endişelenmeyin. The Strange Vice Of Mrs. Wardh‘ı seyredebilirsiniz ve bu film yine de size anlamlı gelmeyecektir. (daha&helliip;)


28
Eki
2013

Killer Nun (1979)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

KILLER-NUNGenellikle Ortaçağ Avrupa’sında geçen ve Hristiyan rahibelerin manastır yaşamlarından kesitler sunan, cinsel ve dini baskılar üzerine kurgulanmış nunsploitation filmleri 1970’li yıllarda en verimli dönemini yaşamıştır. Suor Omicidi ya da bilinen diğer ismiyle Killer Nun da istismar sinemasının alt türü olan bir nunsploitation filmi.

Filme dair en önemli özelliklerinden birisi İsveçli kült seks sembolü Anita Ekberg’in filmin başrolünde Rahibe Gertrude olarak karşımıza çıkması. 50’li ve 60’lı yılların unutulmaz sarışını olarak hafızalarda yer eden Anita Ekberg’in kuşkusuz en önemli rolü Federico Fellini’nin La Dolce Vita filmindeki Sylvia karakteri.

İngiltere’de yayınlanan Video Nasty listesinde yer alan filmin, 1983 yılında İngiltere’de gösterimi yasaklanmış. Çekimleri Brüksel’de gerçekleşen Suor Omicidi, tipik nunsploitation filmlerinden biraz farklı. Çoğunlukla nunsploitation filmlerinde hikaye manastırda geçer ve tarihi bir dekor vardır. Genel olarak Ortaçağ’da geçer hikaye. Fakat burada çağdaş bir dönem ve mekan olarak da bir hastane var. Anita Ekberg’in canlandırdığı Rahibe Gertrude, psikiyatri hastanesinin başhemşiresidir. Beynindeki tümör nedeniyle kısa bir zaman önce bir operasyon geçirmiştir. Her ne kadar operasyon başarılı geçse ve iyileşme yolunda ilerlese de buna inanmaz ve öleceğini düşünerek bunu bir takıntı haline getirir. Bu arada morfin kullanmaya başlar ve bunun etkisiyle ve biraz da ölüm konusundaki takıntısıyla birlikte iyice dengesizleşmeye başlar. Ayrıca odasını birlikte paylaştığı Rahibe Mathieu (Paola Morra), kendisini ayartmak için önünde çırılçıplak dolaşsa da bunda başarılı olamaz. Ta ki hastanede başlayan hasta ölümleri sırasında sorgulanan Rahibe Gertrude’yi sonuna kadar savunana kadar. (daha&helliip;)


17
Eki
2013

Don’t Look Now (1973)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

dont-look-nowNicolas Roeg’in, Türkçe’ye Karanlığın Gölgesi ismiyle çevrilen kült filmi Don’t Look Now, izleyiciyi öngörülemeyen bir kabusa sürüklüyor. İngiliz yazar Dame Daphne du Maurier’in aynı adlı kısa hikayesinden beyazperdeye uyarlanan film, psikolojik bir gerilim. Aynı zamanda yazarın Rebecca, Jamaica Inn ve The Birds gibi hikayelerini usta sinemacı Alfred Hitchcock da beyazperdeye uyarlamıştır. Daphne Du Maurier’in hikayeleri yıllar içerisinde çeşitli film yapımcıları tarafından keşfedilmiş ve uyarlanmaya başlanmıştır. Hikayeleri genellikle korku, gotik ve doğaüstü imgeler üzerine kurgulanmıştır. Fakat bu imgeleri kullanırken melodramı da çok başarılı bir şekilde hikayelerine katmıştır.

Don’t Look Now filminde de yukarıda bahsettiğimiz gibi korku, gerilim, gotik ögeler melodram ile bir araya gelerek, sinema çevrelerince kabul gören gelmiş geçmiş en iyi korku filmlerinden birisini ortaya çıkarmıştır. Filmi iki aşamada ele almak mümkün. İlk aşamada çocuklarını kaybettikten sonra evliliklerinde yaşadıkları sorunları, diğer bölümde ise çocuklarını kaybetmenin verdiği üzüntüyü atlatmak amacıyla Venedik’e gitmeleri ve burada yaşadıkları gerilim dolu hikaye ele alınıyor.

40 yılını dolduran film hem görsel zenginliği hem de başrol oyuncuları Julie Christie ve Donald Sutherland’in arasında geçen tartışmalı seks sahnesiyle hafızalarda yer etmiş durumda. Film, kasvetli bir İngiliz kırsalı sabahı ile başlıyor. John Baxter (Donald Sutherland) ve eşi Laura (Julie Christie) evde kendi işleri ile uğraşırken, iki çocukları dışarıda oyun oynamaktadır. Birden John, dışarıya koşmaya başlar ve kızını gölette boğulmuş halde bulur. Laura ise çığlıkları duyup dışarı çıktığında korkunç manzara ile karşılaşır. (daha&helliip;)


22
Ara
2012

Maniac (1980)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Yönetmenliğini William Lusting’in yaptığı Maniac, gösterime girdiği yıllarda oldukça tepki çekmiş, şuan için kült bir mertebeye erişmiş bir seri katil filmi. Filmin başrolünde yer alan ve Frank Zito karakterine hayat veren Joe Spinell aynı zamanda filmin senaristleri arasında yer alıyor.

Frank Zito orta yaşlı, sahibi olduğu apartman dairelerini kiraya veren bir adamdır. Çocukluğunda yaşadığı olayların etkisiyle psikopat bir ruh haline bürünen adam,  genç ve yalnız kadınları öldüren bir seri katildir. Kadınları vahşice öldürdükten sonra ise tatmin olmayıp onların kafa derilerini yüzer ve kıyafetlerini de alıp evinde bulunan ve sayıları günden güne artan cansız mankenlerine giydirir. Bir gün, fotoğrafının bir moda fotoğrafçısı olan Anna tarafından çekildiğini görür. Kadını takip eder fakat kadından etkilenmiştir. Belki de Anna onu bu yoldan döndürecek olan kişidir ya da bir diğer kurbanı olacaktır…

Gore sahnelerin fazlaca yer aldığı Maniac, çoğu eleştirmen tarafından en rahatsız edici filmler içinde gösteriliyor. Oldukça soğukkanlı bir şekilde işlenen cinayetler son derece acımasız ve kanlı. Şiddetin bir bakıma pornografik tasviri de olan Maniac’da Joe Spinell psikopat katil Frank Zito karakterinde çok başarılı. Frank’in kadınları öldürüşünü oldukça detaylı bir şekilde izleyiciye yansıtan film, sadece Zito’nun dünyasında geçiyor. Çünkü filmde onun dışında gördüğümüz hiç kimse bir karaktere dönüşemeden öldürülüyor. Ayrıca seri katil filmlerinde görmeye alışık olduğumuz katili yakalamaya çalışan ya da onu durdurmaya çalışan bir karakter de yok bu filmde. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni