iyiköfüfilm

10
Şub
2013

Daughters of Lesbos (1968)

B-Film İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Daughters-of-Lesbos“Kendilerini kadınların üstün varlıklar olduğunu göstermeye adamış bir lezbiyen örgüt” olan Daughter of Lesbos, Dominique (Geri Miller) ve kız arkadaşları Roberta (Linda Boyce), Helga (Jo Sweet) ve Maxine (Jackie Richards) den oluşmaktadır. Film bu kulübün yaptığı toplantılar etrafında dönmektedir, erkeklerden nefret eden kızların yaptığı toplantılar. Kısa hikayelerle canlandırılan kızların geçmiş yaşamlarına ait anlar filmin önemli dakikalarını oluşturur. Uyuşturucudan kaynaklı bir tecavüz hikayesi gibi.

Filmin yönetmeni asıl ismi Michael Findlay olan fakat daha çok Peter Woodcock takma adıyla bilinen ve eşi Roberta Findlay ile birçok seksploitation filmine imza atmış bir isim. 60’ların ortalarından sonlarına doğru grindhouse sinemalar için film yapan, içlerinde Joseph P.Mawra, Lou Campa ve Joseph W.Sarno’nun da olduğu New York’lu küçük bir grup underground film yönetmeni arasında büyük bir üne sahipti. Yapımcılığın yanı sıra bazı filmlerinde Robert West takma adıyla rol de aldı. Karısı Roberta da ( ya da takma ismi Anna Riva) beraber yaptıkları bazı filmlerde yardımcı oyuncu olarak yer aldı. Uta Erickson, Maria Brent gibi isimler Michael Findlay’in filmlerinde sıklıkla yer verdiği oyunculardı. Ed Wood’un Glen or Glenda ve Olga serilerinin yapımcısı olan George Weiss ise bu ikilinin yakın dostuydu ve 1964 yılında Findlay’i şiddet unsurlu seksploitation filmler yapmak üzere teşvik etti. Michael Findlay’in büyük bir atılım yaptığı filmi ise 1967 yapımı The Touch of Her Flesh’di. Kadın düşmanı ve sadist bir psikopat katilin olduğu filmde aynı zamanda oyuncu olarak da yer aldı. Cinayetlerin zehir uçlu gül dikenleri gibi yaratıcı aletlerle işlendiği bu filmin devamları da geldi. (daha&helliip;)


7
May
2011

John Waters

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

1946 yılında Baltimore, Maryland’da doğan yönetmenin hayatı henüz 16 yaşındayken anneannesi Stella Whitaker’ın kendisine 8mm bir kamera almasıyla değişti.

Waters 18 yaşına geldiğinde ilk kısa filmi Hag in a Black Leather Jacket’ı çekti. Film siyah bir adamla beyaz bir kadının Ku Klux Klan örgütünün de yer aldığı bir törenle evlenmelerini konu alıyordu. Filmi “beatnik coffee house” adında Beltimore’da bir kafede gösterdi. Daha ilk filmiyle ilerleyen dönemlerde neler yapacağının sinyallerini veren yönetmen ertesi yıl çektiği Roman Candles filmiyle de bir rahibe ve papazın sevişme sahnelerine yer veriyordu. Ayrıca kült oyuncusu Divine ile de tanışması bu dönemlere rastlamaktaydı.

Waters aynı zamanda New York Üniversitesinde eğitimine devam ediyordu. Bu dönemde izlediği farklı filmler yönetmenlik kariyerinin şekillenmesinde rol oynadı. Özellikle üniversite yıllarında George Weiss’in Olga’s Hause of Shame filminden verdiği röportajlarda sıkça bahsetmekteydi. Aynı zamanda Russ Meyer, Rainer Werner Fassbinder, Harschell Gordon Lewis, Federico Fellini ve Ingmar Bergman etkilendiği yönetmenlerin başında geliyordu.

1966 yılında Waters ve arkadaşları üniversitede uyuşturucu bulundurmak suçundan okuldan atıldılar. Yine aynı dönemde orduya çağrılan Waters uyuşturucu bağımlısı bir eşcinsel olduğunu söyleyerek orduya katılmaktan kurtuldu. (daha&helliip;)


2
Haz
2010

Olga’s Girls (1964)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Olga filmleri 60’lı yıllarda yapılan sexploitation türünde bir seridir. Olga’s Girls ise bu serinin ikinci filmi olarak 1964 yılında Joseph Mawra tarafından çekilir. Serinin ilk filmi White Slaves of Chinatown ve sonuncu yani üçüncüsü Olga’s House of Shame de yine aynı yönetmene aittir. Serinin üç filminin de yapımcısı 50’li yıllarda yaptığı Z filmler ve 60’lı yıllardaki sexploitation filmleriyle tanınan George Weiss’dir. 1953 yapımı bir cinsiyet değiştirme hikayesinin anlatıldığı Glen or Glenda filmi Weiss’in en bilinen işidir.

60’ların başında sinemada sleaze ve gore unsurlar yeni yeni görünmeye başlarken, bu üçleme bu unsurları içeren en dikkat çeken istismar filmlerinin başında gelir. Olga filmleri aynı zamanda Jess Franco için de Ilsa serisi açısından büyük bir ilham kaynağı olmuştur.  Beyaz kadın ticareti, uyuşturucu, kaçakçılık, işkence dolu bu seri, çoğu kişi tarafından 30 ve 40’lı yılların klasik exploitation filmlerine bir gönderme şeklinde tanımlanır. Tabii ekstra sleaze unsurlar içererek…

Olga (Audrey Campbell) yerel bir mafya ile bağlantılı çalışan, etrafında kirli işleri yaptırmakta kullandığı kadınların olduğu, bir yer altı çetesinin lideridir. Oldukça zalim, en ufak bir hatayı bile kabul etmeyen Olga, yanındaki kadınları fuhuş yaptırmak ve uyuşturucu ticareti için kullanmaktadır. İstemediği ya da yanlış bir durum olursa kadınlara eziyet etmekten hiç çekinmez. İçlerinden bir kızın muhbirlik yaptığını öğrenir ve gerçekleri öğrenmenin onun için birinci yolu işkencedir. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni