iyiköfüfilm

14
Eyl
2015

Eurosleaze Sinemasında BDSM

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Fifty Shades of Grey (2015)

Sosyal medya ve geleneksel medyadaki mevcut trendler/güncellemelere ve karşınıza çıkabilecek herhangi popüler kültür ya da kitlesel ticaret unsuruna dayanarak BDSM’nin yepyeni bir şey olduğunu varsayabilirsiniz. Ya da en azından sinema ve popüler sanattaki etkisinin sonunda hissedildiğini düşünebilirsiniz. Bunlardan ilkinin doğru olmadığını biliyoruz, insanlar tarihin başlangıcından beri birbirlerine keyifle teslimiyet ve hakimiyet gösteriyorlar. Ve ister inanın ister inanmayın ikincisi de doğru değil. BDSM birçok ülkede, türde ve yapımda yıllardan beri sinemanın bir unsuru olmuştur. Porno filmlerden animasyona, türe özgü sinema tuhaflıklarına ve popüler kültür erotik gerilim filmlerine BDSM sinemaya seyircinin kabul edeceğinden daha fazla işlemiştir.

Cruising, Secretary ya da yakın zamanda gösterime giren The Duke of Burgundy gibi filmlerin bir hayranı olarak BDSM’nin popüler sinemadaki kabulüne işaret eden önemli ve tanımlayıcı bir alana odaklanmak istiyorum: Eurosleaze. Bu terim sıklıkla kullanılıyor ama her zaman doğru anlamda değil, ve burada exploitation alt türleri ile kategorize edilen ve ağırlıklı olarak cinsel içeriğe odaklanan Avrupa menşeli filmleri ele alıyoruz. Bu kapsamlı bir liste olmasa da BDSM bakımından daha ezoterik ve tatmin edici bir içeriğe açılan bir kapı olması amaçlanmıştır. (daha&helliip;)


16
Eyl
2013

En İyi 10 Erotik Film Müziği

Kavram-Kuram-Fenomen XXX kategorilerinde yayınlandı.

erotic_posters

10 – DEEP THROAT “Love Muscle”
70lerin efsane erotik ve porno film oyuncusu Linda Lovelace’ın en ünlü ve en manalı isimli filminin “Love Muscle” adlı bu soundtrack parçası bence filmdeki en iyisi. Yoğun bas ve funk ritmleri ile klasik 70ler porno film müziğinin en netlerinden. (daha&helliip;)


12
Eyl
2009

Vierges et vampires (1971)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

requiem-for-vampire-poster1Vierges et Vampires ya da kulağa daha aşina gelen İngilizce ismi Requiem for a Vampire 1971 yapımı bir Fransız korku filmi. Filmin yönetmenliğini yapan Jean Rollin aynı zamanda filmin senaristi de. Jean Rollin yaptığı fantastik türde filmlerle tanınan bir yönetmen. Kendisi aynı zamanda oyuncu ve yazar. Belki de en önemli özelliklerinden birisi de ilk Fransız vampir filmine ( Le Viol du Vampire, 1968) ve ilk Fransız gore filmine (Les Raisins de la Mort, 1978) imza atmış olması. Ayrıca Rollin Fransız X-rated sinemanın da öncülerinden birisi. 1973 yılından 1980’e kadar softcore-komedilerden hardcore-pornografiye kadar sayısız filme imza atmış.

Yönetmen geleneksel Fransız ve Alman ekspresyonist sinemadan, klasik Amerikan korku filmlerinden, mizah dergilerinden, fantastik edebiyattan ve sürreal sanattan oldukça fazla etkilenmiş, yaptığı çoğu filmde olduğu gibi Vierges et Vampires’de de bu etkileri görmek mümkün. Oldukça az diyaloglar, etkileyici fakat basit bir müzik ve şiirsel bir görsellik. Filmlerinin çoğunda düşük bir bütçeye sahipken, filmin geçtiği mekan ve atmosfer onun için hep son derece önemli. Şatolar, gotik bir havaya sahip mezarlıklar, ıssız sayfiye yerleri…

İki genç kız  Marie (Marie-Pierre Castel) ve Michelle (Mireille Dargent) çok iyi arkadaştır ve beraber okuldan kaçarlar. Fakat işler istedikleri gibi gitmez ve kendilerini vampirlerin ve zincire gerilmiş çıplak kadınların yaşadığı bir şatoda bulurlar. Kızlar kaçmaya çalışır; fakat vampirlerin başı kızları ısırır. Bu arada kızlar bakiredir ve aynı anda hem bakire hem de vampir olamazlar. Kızların görevi kurbanlarını ayartarak şatoya çekmektir.  Bu arada Master yaşayan son vampirdir ve vampir ırkı bitmek üzeredir. (daha&helliip;)


10
Şub
2009

Reha Erus Roma’dan bildiriyor!!

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesinde Reha Erus’un Tinto Brass’la olan bir röportajı yayınlanmıştı. Bu ropörtajı iyi”kötü film”cilerle paylaşmak istedim.

rehaOnun kadın poposuna olan tutkusu dillere destandır. Hele beğendiği bir popo görürse eli ayağı dolaşır, onu hissetmek, avuçlamak için yanıp tutuşur. Başka saplantıları da vardır.

Kadın, erotizm, doğduğu Venedik kenti ve II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki İtalya. Hepsini en büyük hastalığı olan sinemada birleştirmeye çalışır. Ama o kadın poposu yok mu? İşte onun için çıldırabilir. Son zamanlarda Digitürk’ün sinema kanallarında gece yarısı Tinto Brass’ın yapıtları peşpeşe gösterildi. O çağdaş sinemanın en gözde erotik film yönetmeni. Ona ‘‘porno’’ derseniz poponuza tekmeyi yersiniz. Çünkü Tinto Brass beyazperdede sanat eseri yaratarak izleyicileri tahrik etmeyi bir zafer olarak görüyor. Tinto’ya göre kadının cinsel organı ve göğüsleri poposu kadar çekici değil. Elbette bunun nedenini öğrenmeye çalışacağız. Tinto’ya bir porno filmi çevirmek isteyip istemediğini de popomuza bir tekme yeme uğruna soracağız. Tinto o kalın Monte Cristo purosunu tüttürürken sansürsüz bir söyleşiye başladık bile. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni