iyiköfüfilm

27
Kas
2011

Türk İstismar Sineması

Kavram-Kuram-Fenomen Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

Türk İstismar Sineması: Türkiye çeşitli kültürlerin birarada olduğu, farklı müziklere, yemeklere, edebiyata ve birçok farklı bölgesinin farklı geleneklere sahip olduğu bir ülke. Şüphesiz ki sinemanın bir toplumun değerleri ve toplumun dolaylı olarak üzerinde büyük bir etkisi vardır. Türk sineması, çoğunlukla geleneksel hikayeler ve kendi sorunları içinde boğulmuş bireylerin oluşturduğu sosyal çevreyle yaşanan iç çatışmalar üzerine yoğunlaşır. Türk sinemasının yerel filmlerle ilgilenmeye başlaması 1887 yılına dayanır ve I.Dünya Savaşı boyunca kendi filmlerini üretir. Savaştan sonraki yıllarda ise her ne kadar teknik açıdan Fransa, İsveç ve Amerika filmlerinden daha kötü durumda olsa da bir çok belgesel ve kayda değer fimler yaratır. 1940’ların sonunda Türk fimleri abartılı gösterişlerden uzaklaşıp sosyal eleştirilerle ilgilenmeye başlar. 1950 sonları ve 1960 başlarında ise İtalyan neo-realism akımından etkilenir.

1950’li yıllar aynı zamanda Türkiye’nin düşük bütçelerle ve basit teknik olanaklarla çektiği fimlerle istismar sineması alanına girdiği dönemdir. Önceleri bu filmler özgün ve bireysel iken daha sonradan uluslararası alanda gişe rekorları kıran filmlerin kopyaları olmaya başlar.  Bu yıllarda Türkiye çoğunluğu dikkatsizce çekilmiş binden fazla istismar sineması örneği çıkarır. 1970’lerin başlarında ise yılda yaklaşık 400 film yapılır.  Bunlar sonuç olarak bağımsız sinemanın herşeyin anahtarı  olduğu ve herşeyin yapılabildiği– her ne kadar kötü olsa da – bir zaman diliminin eseridir. (daha&helliip;)


erotik-yesilcam1

Erotik Yeşilçam’da Şişman Kadın Takıntısı: Zerrin Egeliler sevmediğim tek soyunan kadındı. Nasıl oluyordu da kısa boyuna şişman vücuduna, kalın beline, kısa selülitli bacaklarına rağmen seks sembolü olmuş, ilerleyen yaşına rağmen (40) bir anda yıldızlaşmış, bir senede 60’ın üzerinde film çekmişti. Biz Türkler etobur muyduk? Neydi bu şişman kadın tutkusu?

Başka bir olayda günümüzde yaşanıyor “Köylü kızı” filmiyle ünlenen Yasemin Ünlü’nün iri erkeksi vücuduna rağmen seks yıldızı olarak anılması ve üst üste bir senede 32 film çekmesi enteresan. Üstelik yurt dışından da teklifler yağmaya başlamış bile. Yaşı da 40. Nasıl oluyor da farklı zamanların bu iki kadını çirkin vücutlarına ve ilerlemiş yaşlarına rağmen cazip hale gelebiliyorlar. Yasemin bunu kendi de itiraf ediyor, bir yazısında okumuştum “Benden de seks yıldızı olursa…”diyordu. Erkek milleti olarak sapık olmalıyız ya da estetikten nasibimizi almamışız.

Yine o dönemde Melek Görgün adında bir yıldız vardı. O da soyunuyordu ama farkı, çok ince, zayıf, uzun bacaklı oluşuydu ve bu şişmanca etli butlu kadın tipine pek uymuyordu. Bu yüzden de okadar rağbet edilmezdi. Oysa ben Melek Görgün ve yine benzeri Seher Şeniz hayranıydım. (daha&helliip;)


18
Mar
2009

N’olursun Yapma! Allah Belanı Versin, Ahhh!

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

intikam-kadini70’li yıllar Yeşilçam Türk filmleri, tecavüze yüz vermez gibi durmakta ama tecavüzü malzeme olarak kullanmaktan da geri kalmamaktadır. Tecavüz sahneleri uzun uzun çekilmekte, bütün ayrıntıları seyirciyi tahrik etme amacıyla kullanılmaktadır. Bu sahneler ahır, samanlık, üvey baba evi gibi yerlerde gerçekleşmekte genelde Yeşilçamın en tipi bozuk, kötü adamı ya da kavgacı diye nitelediğimiz ağbilerimiz tarafından pratiğe geçmektedir.

Tecavüz edilen kadın her kim ise, belli ki o dönemin havalı, sükseli yıldızlardır. (Zerrin Egeliler, Zerrin Doğan, Figen Han) Tecavüzcüler, belli ki bul filmlerde bile bu kadınların yanına kolay kolay yaklaşacak tipler değildir. Ancak bu tarz sahneler sayesinde, bu kadınlarla yatabileceklerdir. (Burada Kazım Kartal’ı ayırıyorum; çünkü o bu filmlerin jönüydü) Yolsuz, parasız, terso figüran ağabeyler ayıp olmasın hesabı akşamdan hamama gitmekte, bakkaldan yeni bir çorap satın almak zorundaydı. Bu dönemin canım kadınlarının göğüslerini mıncıklıyor, ısırıyor, donunu yırtıyor, elini kadının en imkânsız yerlerine sokuyor. Kafasını kadının bacakları arasına sokuyordu. Yarım yamalak da olsa, bu kadınla yatmış oluyordu bir nevi. Bu gariban Yeşilçam sokağının kaybetmiş çocukları, akşam, ayakçı birahanede havasını atıyor, “Figen Han’ı yedim” ya da “Zerrin’in bacaklarını bir ayırdım…”diyerek konuşuyorlar. Onlar için bulunmaz bir fırsat, rüyaydı bu sahneler. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni