iyiköfüfilm

26
Mar
2014

Sweet Movie (1974)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

sweet-movie-poster50’li yılların sonlarında birkaç Fransız eleştirmenin yolu, ifade yeteneğine özgürleştirici bir bağlılığı olan ve “New Wave” sinemasına öncülük eden eski Hollywood filmleriyle kesişti. 70’lerin başlarında bir grup sinemacılık eğitimi almış Amerikan yönetmen, büyük oranda B-movies ve grindhouse’tan araklanmış fikirlerle ana akımı sarstı. Devam eden on yıl içinde Dünya genelinde film yapımcıları bir önceki akımın yankılarıyla idare ettiler ve bir sonraki akımın tohumlarını ektiler. Genellikle Yugoslavya dışında çalışan (yabancı limanlara yaptığı çok sayıdaki ziyaret ile) Dusan Makavejev, Doğu Avrupa’nın totaliterizme yönelimini Jean-Luc Godard’ın ritmi, Richard Lester’in hızı ve Russ Meyer’in sıra dışı cinselliğini içinde barındıran bir dizi hayat dolu, şaşırtıcı, belgesel kıvamında melodram ile ve neşeli bir üslupla yermiş ve yıkmaya çalışmıştır.

Piyasada bulunamadığı bir dönemin ardından Facets şirketi Makaveyev’in ilk beş uzun metrajlı filmini — Man Is Not A Bird, Love Affair, Innocence Unprotected, W.R.: Mysteries Of The Organism, ve Sweet Movie— ve daha yeni bir çalışma olan Gorilla Bathes At Noon’u ufuk açıcı bir set halinde piyasaya sürdü. Michael Wilmington, Roger Ebert ve Derek Malcolm gibi eleştirmenler Makavejev’in gayesini göklere çıkardılar ve ilk dört filmin art arda izlenmesi yönetmenin Dünya sinema tarihindeki en zeki ve entelektüel açıdan en düşündürücü yönetmenlerden biri olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Makavejev kazanan formüle sahipti: kısa ama şehvetli ilişkileri trajik bir şekilde sonlanan iki sevgilinin hikayesi ile başla, ana hikaye ile çok az bağlantısı olan bazı ezoterik bilimsel konular hakkında “uzmanların” şaka yollu görüşlerini ekle, haber bültenlerinden ya da komünist rejim tarafından desteklenmiş filmlerden bazı askeri görüntüler serpiştir, yayınlanmış şiirler ve sokaklardaki gerilla tarzı insanlarla yapılan röportajları birbirine ekle ve bunların hepsini 80 dakika ya da daha azı içine sığdır. (daha&helliip;)


the-sexplorer-posterThe Sexplorer yönetmenliğini Derek Ford’un yaptığı İngiliz yapımı bir film. Filmle ilgili internette yaptığım araştırmalarda en çok dikkatimi çeken şey ise filmin Tarantino’nun favori Sexploitation filmleri arasında yer alması.

The Sexplorer ya da bilinen diğer adıyla The Girl From Starship Venus tipik bir İngiliz filmi. Film bir İngiliz filmi olmasına rağmen çekildiği dönemde İngiltere’de çok fazla ilgi görmemiş, fakat Amerika’da özellikle Drive-In sinemalarda ilgiyle karşılanmış. Film softcore erotik sahneler ve tipik İngiliz komedilerinden aşina olduğumuz diyalogları içeriyor.

Filmimiz bir dış ses eşliğinde uzay görüntüleriyle açılıyor. Purple gezegeninden bir araştırma ekibi Dünyamıza araştırma için gelmektedir. Fakat geldikleri uzay aracı alışılmışın dışında, bir UFO değil metal bilye şeklinde bir cisimdir. Bilye yeryüzüne, Londra’nın arka caddelerinde bir su birikintisine iniş yapar. Su ile temas ettikten sonra birden karşımızda Explorer (dönemin Alman erotik modellerinden Monika Ringwald)’ı görürüz. Explorer aniden soluğu bir masaj salonunda alır. Olan bitene yabancı olan Explorer meraklı gözlerle etrafını süzmektedir. Masaj salonu, seks shop, seks filmi gösterimi yapan bir sinema salonunda yaşadığı küçük birkaç maceradan sonra bir çamaşırhanede iyi kalpli Lecher (Mark Jones) ile tanışır. Lecher gidecek yeri olmayan bu tuhaf kadını evine kabul eder. Fakat Explorer geldiği bu yenidünyayı tanımak istemektedir ve onun bu saf halinden faydalanmak isteyen etrafta birçok erkek vardır… (daha&helliip;)


6
Ağu
2009

Dawn of the Dead (1978)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

dawn-of-the-dead1

Romero’nun “Dead” üçlemesinin ikinci filmi Dawn Of the Dead filmi de serinin ilk filmi gibi büyük bir prodüksiyon olmamasına karşın gişede oldukça iyi bir başarı elde etti. Film serinin diğer iki filminde olduğu gibi politik mesajlar taşımasının yanı sıra içerdiği gore sahneleriyle serinin ilk filminden ayrılmakta.

Serinin ilk filmi Drive-In sinemalar için düşünülmüş. Hatta oyuncular filme katkı olsun diye filme para bile bağışlamışlar. Zombi rolündeki oyuncularda 1 dolar ve üzerinde “Yaşan Ölülerin Gecesi’ndeki Zombilerden biriydim” yazan tişörtler verilerek ödeme yapılmış. Night of the Living Dead filminin bir diğer özelliği de başrolünde bir afro-amerikalı olan ilk korku filmi olmasıdır.

Dawn of the Dead birçok korku filmi tutkunu için serinin en iyi filmi olarak gösterilmektedir. Yukarıda da bahsettiğim gibi filmde gore efektler (Tom Savini) ve az da olsa komediye kaçan sosyal mesajlar vermiştir. (Daha sonra birçok korku filminde verilmek istenen sosyal mesajlar komedi unsurlarıyla sunulmuştur. Bu açıdan film öncü filmlerden biridir.)

Film zombilerden kaçan ve bir alışveriş merkezine sığınan bir grup insanın burada zombilere karşı verdiği mücadele üzerine kurulu. Romero’nun burada mekân olarak bir alışveriş merkezi seçmesi elbette bir tesadüf değil. Film de vermek istediği mesajla bire bir örtüşmekte. Filmde kahramanlarımızın bir süre sonra nasıl değiştiklerini, alışveriş merkezini yağmalarıdklarını hatta bazılarının, markete giren zombilerin cebindeki paraları dâhil nasıl çalıp çırptıklarına tanık oluruz. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni