iyiköfüfilm

14
Oca
2010

Sadistik!

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Sadistik ve maceraları gerçek olmayan bir grafik şiddet üzerine kuruludur. İskelet kostümlü bir seri katilin bir dizi maceralarını içerir. Karakterimizin maceralarının günümüz film standartlarına göre daha uysal olduğunu söyleyebiliriz. Sadistik’in hikayelerin de korku filmlerini aratmayacak sertlikte sahneler görmek mümkün. 50 yıl geçmesine karşın Sadistik’in maceraları hala heyecan ve korku verici.

Karşılaştığımız çoğu Sadistik hikayeleri 1960’lı yılların İtalyan sinemasına hakim olan suç, korku, ve casusluk öykülerine dayanır. Sadistik’te 007 James Bond’daki gibi güzel kadınlar ve çıplaklık olmazsa olmazlardan biridir.

Serinin tutmadığı ülkelerin başında Amerika gelmektedir. Amerikan halkının küçük bir azınlığı tarafından takip edilen seri özellikle Avrupa’yı kasıp kavurmuştur. Seriye Amerikalıların ilgi göstermemesinin en önemli sebebi Meksikalıların Santo, Blue Demon serilerinin Amerikalılara daha cazip gelmesi ayrıca Spider-Man, Hulk ve Fantastic 4 gibi kendi kahramanlarını yaratmasıydı.

(daha&helliip;)


2
Eki
2009

Evil Dead Trap / Shiryo no wana (1988)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

evil-dead-trap-posterEvil Dead Trap 1988 yapımı, yönetmenliğini Toshiharu Ikeda’nın, prodüksiyonunu Japan Home Video’nun yaptığı bir Japon korku filmi.

Tv programı sunucusu Nami (Miyuki Ono), izleyicilerinden çektikleri ev videolarını göndermelerini ister. Bir gün yakınlardaki bir fabrikada çekilmiş bir snuff film gelir. Videoda bir kızın bu fabrikada vahşice öldürülüşü kayıtlıdır. Çalıştığı televizyondan bir ekiple filmde geçen olayı incelemek için fabrikaya gider. Fabrika terk edilmiş haldedir. Ekip ve Nami binayı keşfederken teker teker vahşice öldürülürler.

Evil Dead Trap hiç kuşku yok ki Dario Argento, Lucio Fulci, Sam Raimi ve David Cronenberg filmlerinin oldukça etkisinde kalarak ortaya çıkmış bir film. Hatta oyuncuları Japon olmasa bir Dario Argento filmi olduğunu bile düşünebilir insan. Goblin tarzı soundtracki ile Argento’nun Suspira’sını da hatırlatmıyor değil. Ayrıca Evil Dead Trap’de Avrupa stiliyle Japon felsefesi çok iyi harmanlanmış. Filmdeki özel efektler ise kariyerinde birçok Godzilla filmi yer alan Shinichi Wakasa’ya ait. Ölüm sahneleri oldukça grafiksel ve çok ürkütücü. Başarılı senaryo ise Takashi Ishii’ye ait.

Film hikayesinin yanı sıra, içerdiği sahneler, atmosfer, oyunculuk ve mekan seçimiyle oldukça başarılı. Filmin sonu ise oldukça enteresan. Fakat Japon korku filmlerine aşina olanlar için belki de çok sürpriz bir son olmayabilir. (daha&helliip;)


22
Eyl
2009

Kanlı Sinema

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

atasteofbloodAlıcıyı neşter ya da kasap satırı sayan birtakım yönetmenlerin başlıca kaygısı, bugünlerde, bir insanı yürüyen hamburger haline getirmek ve bu işi her türlü anlatı, gerçeklik ya da mantık tasasından uzak yapmak galiba.

Önemli olan tek şey cana kıyma, özellikle de, saçılan bütün kanlar, son kertesine varmış kanlı şölenler yok olup gitmekte olan bir türün son çırpınışlarıymışçasına, bu cana kıymaların yapılış biçimidir…

Eleştirmenlerin çoğunca şiddetle ve dizgeli olarak yok sanan, tepeden bakılarak bilmezlikten gelinen ya da küçümsenen kanlı ya da mide bulandırıcı sinema bal gibi de vardır. Tıpkı bayağı cinsel sinema ve karate ya da bilmem ne filmleri gibi onunda kendine özgü seyircisi, dip ve başyapıtları var; doğrudan doğruya düşsel sinemaya girmeyen, ama içinde böyle sahneler bulunan filmlerin çoğalmasına, kum gibi kaymasına bakılırsa bir zamanlar yineleme sinemasının küçük bir serüveni ya da yan eğilimi sayılan şeyin bu gün, şimdi girişmeyi önerdiğimiz kesip parçalayıp incelemeyi hak eden gerçek bir özerk alt-tür haline geldiği söylenebilir. (daha&helliip;)


11
Eyl
2009

Once Upon a Time in the West (1968)

Spaghetti Western kategorilerinde yayınlandı.

C'era-una-volta-il-West-(1968)C’era una volta il West ya da bilinen diğer adıyla Once Upon a Time in the West yönetmenliğini Sergio Leone’nin yaptığı bir epik spaghetti western. Filmin oyuncu kadrosunda Frank rolüyle Henry Fonda, Frank’in güçlü düşmanı Harmonica rolünde Charles Bronson,  haydut Cheyenne’yi canlandıran Jason Robards ve Jill rolüyle Claudia Cardinale yer alıyor. Filmin senaryosu Leone ve Sergio Donati’ye ait. Filmin hikayesi ise Leone, Bernardo Bertolucci ve Dario Argento’nun eseri.

Sergio Leone The Good, The Bad and The Ugly filminden sonra Western filmi yapmamaya karar verir. Çünkü söylemek ve anlatmak istediği bütün her şeyi anlattığı düşüncesindedir. Fakat Hollywood Stüdyoları kendisine sürekli Western filmleri yapması konusunda tekliflerde bulunur. Bu tekliflerden birisi United Artists tarafından yapılan ve oyuncu kadrosunda Charlton Heston, Kirk Douglas ve Rock Hudson’ın oynayacağı bir filmdir. Fakat bu teklifi Leone reddeder. Daha sonra Paramount kendisine oldukça büyük bir bütçeye sahip ve Henry Fonda’nın başrolünde olacağı bir film teklifinde bulunur. Leone bir daha Western yapmama inadından kendisinin favori oyuncusu olan ve hep film çekmek istediği Henry Fonda sayesinde vazgeçer ve ortaya Once Upon a Time in The West çıkar.

Filmin konusu kısaca şöyle, Frank (Henry Fonda) kanun dışı işler yapan bir adamdır. Adamlarıyla birlikte yaşadığı yerdeki demiryolu projesiyle ilgili bir takım kirli işlerin içindedir ve bu sebeple birçok cinayet işlemiştir. Öldürdüklerinin içinden Brett McBain’in eşi Jill (Claudia Cardinale) eşinin intikamını almaya karar verir ve Frank’in düşmanları Harmonica (Charles Bronson) ve Cheyenne (Jason Robards) ile birlikte Frank’e karşı gelmeye başlarlar. (daha&helliip;)


6
Eyl
2009

Pit and the Pendulum (1961)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

pitandthependulum1961poster

Pit and the Pendulum; Roger Corman‘ın yönetmenliğini yaptığı, 1842 yılında Edgar Allan Poe tarafından yazılan aynı isimli kısa hikayeden uyarlanmış bir korku filmi. Başrollerinde Vincent Price, Barbara Steele, John Kerr ve Luana Anders’in oynadığı film 16.yy İspanyası’nda geçmekte. Hikaye kısaca şöyle; İngiliz Francis Barnard (John Kerr) kız kardeşi Elizabeth’in (Barbara Steele) ani ölüm haberi üzerine İspanya’ya gider. Kız kardeşinin eşi Nicholas Medina (Vincent Price) eşinin ilginç bir kan hastalığı yüzünden öldüğünü söyler. Bu arada Medina, İspanyol Engizisyon Mahkemesi’nin işkencecisinin oğludur. Francis kızkardeşinin ölüm sebebine inanmaz ve Medina’nın evinde ilginç olaylar olmaya başlar.

The Pit and the Pendulum, American International Pictures’un yaptığı Edgar Allan Poe uyarlamalarından ikincisi. Yönetmenliğini yine Roger Corman’ın yaptığı 1960 yapımı House of Usher’ın elde ettiği başarının ardından ikinci bir Poe uyarlaması yapmaya karar veriyor AIP. Yine aynı şekilde The Pit and the Pendulum’un da gişede oldukça büyük başarı elde etmesiyle, AIP ve yönetmen Corman Poe uyarlamalarına devam ediyor ve altı film daha yapıyorlar.Bunlar The Premature Burial (1962), Tales of Terror (1962), The Raven (1963), The Haunted Palace (1963), The Masque of the Red Death (1964) ve The Tomb of Ligeia (1965). Filmlerin beşinin başrolünde, bu filmde Nicholas Medina rolünde izlediğimiz Vincent Price var. Poe uyarlamaları serisi 1965 yılında çevrilen The Tomb of Ligeia ile son buluyor.

Filmin senaryosu Richard Matheson’a ait. Senaryonun tam olarak Poe’nun kısa hikayesine sadık bir adaptasyon olduğunu söylemek doğru olmaz. Senarist çok zekice Poe’nun diğer kısa hikayelerine de göndermeler yaparak, iyi bir iş çıkartmış. Hikaye çok güzel bir şekilde anlatılıyor ve karakterler filmin ruhunu izleyiciye oldukça iyi yansıtıyor. Matheson karakterler arasındaki bağı ve ilişkiyi çok ustaca işlemiş. Elizabeth’in gizemli ölümü, Medina’nın şatosu klasik korku filmlerine yaraşır cinsten. Ayrıca Poe’nun tarihi binalara ve Gotik dekorlara olan takıntısı da es geçilmemiş ve filme adapte edilmiş. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni