iyiköfüfilm

29
Kas
2014

Play Misty for Me (1971)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Play-Misty-For-Me-Poster-2Clint Eastwood, ilk defa yönetmenlik yaptığı Play Misty for Me (1971) adlı gerilim filminde Dave karakterini canlandırıyor. Diğer rollerde ise Jessica Walter (Evelyn), Donna Mills (Tobie), John Larch (McCallum), James McEachin (Al Monte), Don Siegel (Murphy) gibi oyuncular yer alıyor.

Radyocu Dave, programında hem şiirlere hem de caza yer vermektedir. Radyo programının en fanatik hayranı olan Evelyn, sıklıkla arayıp Erroll Garner’ın Misty şarkısını, onun için çalmasını ister. Bir gün ikisi, radyonun telefonundan çok daha yakın olurlar. Dave’e göre tek gecelik bir ilişkidir. Evelyn ise işi bayağı bir ciddiye almıştır. Dave’in yolu eski sevgilisi Tobie ile tesadüfen kesişince eski aşk alevlenir ve bu durum Evelyn’in hiç hoşuna gitmeyecektir.

Bu sefer kadını saplantı haline getiren bir adamla değil, tam tersiyle karşı karşıyayız. Play Misty for Me filminin arıza kadını Evelyn, hem sadistlikte hem de mazoşistlikte sınır tanımıyor. Özellikle genç yaşlı demeden David’in yakınında gördüğü bütün kadınları düşman olarak görüyor. Dişi rakiplerini saf dışı etmek için yaygara çıkarmak, saldırmak gibi birçok eyleme başvuruyor. Normal bir insan gibi görünen Evelyn, tam bir sosyopat ve onun bu hareketleri Dave’in sinirlerini bozsa da karizmasından pek taviz vermiyor. Bir yandan eski sevgilisiyle arasını düzeltmeye çalışırken bir yandan radyoculuk kariyerinde yükselebilmek adına gece gündüz çalışıyor. Fakat bu sırada Evelyn kendince psikopatlıklarına imza atmaya devam ediyor ve Dave çok da üzerinde durmuyor. Böylece olaylar karmaşık bir hal alıyor. Dave hem Evelyn’i sevmiyor hem de onu kırmak istemiyor. (daha&helliip;)


13
Ağu
2012

Sybil Danning Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

İpek Çakır : Röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkürler Ms.Danning. Bu bizim için bir onur. Hakkında “B filmlerinin kraliçesi” ve “seks sembolü” gibi tanımlamalar yapılıyor. Bunlar arasından en sevdiğin ve seni en iyi anlattığını düşündüğün hangisi?

Sybil Danning : Benimle bu röportajı gerçekleştirdiğin için teşekkürler İpek, bu benim için bir zevk. Siteniz çok güzel. ABD medyası, benim 80li yıllarda güçlü kadın rolleri için bir yol oluşturduğumu ve öncülük ettiğimi belirtti. O dönem kadınların güçlü rollerde oynaması için çok zor zamanlardı, bu nedenle basının hakkımda yazdıklarını yansıtıyorum ve buna saygı duyuyorum. 80li yıllar filmlerin genellikle ülkenin durumunu yansıttığı bir dönemdi. Reagan başkandı ve “Star Wars” gerçekten ve gerçek hayatta yaşanıyordu. Filmler bu maço atmosferi yansıtıyordu. RAMBO ve COMMANDO filmleri vardı, kadınların rolleri arka plandaydı ve nispeten daha az ilgi çekiciydi. 1979 yılında Hollywood’a geldiğimde bana ilk önemli rolümü veren Roger Corman gibi yapımcılara minnettarım. Mükemmel bir kült klasik olan c filminde “St.Exmin” karakterini oynadım. 6 erkekle birlikte iyi gezegeni kötü adamlardan kurtarmaya giden tek kadındım. Açık şekilde, Akira Kurosawa klasiği SEVEN SAMURAI filminin uzayda geçen remake versiyonuydu. BBTS bu sefer Blu-Ray olarak geçen yıl tekrar çıktı, ve dağıtımcı tarafından bu yeni gösterimi tanıtmak için dünyaca ünlü San Diego Comic Convention’a davet edildim. Başarılı olmaya devam ediyor ve şunu söylemekten mutluluk duyuyorum ki, film çekildikten sonra doğan yeni genç izleyiciler arasında da popülerlik kazanmaya devam ediyor. Bu film 80lerdeki patlayışımı sağladı ve ardından başka güçlü roller geldi. Rollerim birbirine göre daha az ya da daha çok da olsa seksi roller ve bu benim için sorun değil. Bir kadın aynı zamanda hem seksi hem güçlü olabilir ve ben ikisini de olmayı seviyorum. Bir seks sembolü çok olumlu bir şey ve çok farklı bir şey olan “seks objesi” olmakla karıştırılmamalı. (daha&helliip;)


3
Şub
2012

Poliziotteschi Filmleri

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Poliziotteschi, İtalyan suç ve aksiyon sinemasının bir alt türü olarak 1960’ların sonunda ve 1980’lerin başında en popüler dönemlerini yaşadı. “Poliziotteschi” terimi, “Polizia” polis kelimesinden türemiştir. Genellikle de Italian-Crime ve Euro-Crime filmler olarak adlandırılır. “Poliziottesco” kelimesi, özellikle 1970’lerde suç ve polis aksiyonlarını temsil eder ve bu filmlerin çoğunlukla işlediği konular arabalı ve motosikletli soygunlardır. Bunun yanı sıra kötü ya da iyi polis hikayeleri, mafya savaşları, Napoli, Milano, Torino ve Roma gibi büyük şehirlerdeki siyasi yolsuzlukları işler.

1960’lı yılların ortalarında İtalyan sinemasında spaghetti western türü popülaritesinin en üst seviyesine ulaşmıştı. Ancak 70’li yılların başından itibaren giallo filmlerle birlikte polizotteschi filmler de ilgiyi üstlerine çekmeye başladı.

Aktör Thomas Milian, “Spaghetti Westernler ve Polizio filmler gerçekte aynıydı, aralarındaki tek fark birinde insanların atlara diğerinde ise arabalara biniyor olması” diyerek spaghetti westernler ve polizio filmler arasındaki benzerliklere dikkat çekiyordu. (daha&helliip;)


2
Eyl
2009

Sergio Leone

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Sergio-Leone

Sergio Leone, 1929′da Roma’da bir sessiz film yönetmeninin oğlu olarak dünyaya geldi. 1948′de Bisiklet Hırsızları (Ladri di Biciclette, 1948) filmiyle yönetmen yardımcılığına başladı. İşbilir ve hayalgücü zengin bir kişi olarak aranan bir yönetmen yardımcısı oldu (toplam 58 film). Özellikle McCarthy’cilik yüzünden İtalya’ya kaçmış Amerikalı yönetmenlerle çalıştı. (Wyler’ın Ben-Hur’u Wise, Zinnemann..) 1959′da Gli Ultimi Giorni di Pompei yönetmeni Mario Bonnard hastalanınca, senaryoda imzası da olan Leone filmi tamamladı. Ardından yönettiği (Il Colosso di Rodi) bir “Antik Western” olarak büyük ticari başarı kazandı. Daha sonra Aldrich için Sodom and Gomora senaryosunu yazdı. Ancak yönetime katılması tepkiyle karşılandı. Filmde ikinci yönetmen mi, yoksa ikinci ekibin adı silinen yönetmeni mi olduğu belirsiz kaldı. Her durumda, bir eskiçağ filmleri ustası olarak doğmuştu artık. ABD’ye yaptığı bir yolculuğun ardından kendi yolunu çizdi. 1964′de Bob Robertson takma adıyla, Roberto Roberti takma adını kullanan babasına bir saygı olarak, bir avuç parayla Per un Pugno di Dollari‘yi çekti ve Spaghetti Western’in yaratıcısı oldu. Bu tür, bir 10 yıl beyazperdeleri sardı. Bu çizgideki filmlerini 1973′te yapımcı olarak çektiği Il mio nome e Nessuno ile noktaladı; bu filmin yorgun kahramanının tek isteği silahını atıp köşesine çekilmekti. Bu arada Per Qulche Dollari in Piu (1965) ve Il Buono, Il Brutto, Il Cattivo (1966) ile önceki türünü sürdürdü ve “dolar”üçlemesini bitirdi. Uluslararası bir üne ulaştı ve Batı’da Kan Var‘ı çekti (C’era una Volta in West, 1968). Senaryosunu Bertolucci ile birlikte yazdığı bu film, western üstüne vasiyetnamesini oluşturdu. Daha sonra Yabandan Gelen Adam‘ı yaptı (Gui la Testa, 1971)  Amerika’yı konu olan bu yeni üçlemenin son filmini çekebilmek için yapımcı olarak birkaç film gerçekleştirmesi gerekti.

Raul Walsh, 1965′te “Western bitti, seyirci artık istemiyor” diyordu. 1968′de Batı’da Kan Var Fransa’da 13.5 milyon seyirci topladı. Tasfiyeci görüşler, hemen filmin kopya ve taklit olduğunu haykırdılar. Unuttukları, ABD western’inin de üzerinde oynanan geçmiş tarihin yüceltilmiş görüntüsünden başka bir şey olmadığıydı. Western’de Batı; “Amerikan rüyası”nı temsil eder: Yeni bir ülkede yeni bir insan. Kendi halinde yaşayan sağır çobanı, kahraman ve “fatih” kovboy halinde dönüştürülmüştür. Gelenek ve görenekleri, değer yargıları ve giyim kuşamının tarihsel gerçeklere ters düşüşü ve çarpıtmalar artık önemli değildi (kızılderili soykırımını haklı göstermek gerekliydi)… İşte Leone bu düşsel Batı görüntüsünü altüst etti. Sakallı, uzun saçlı, hırpani, üstü başı kir pas içinde tipleri anlattı. Bu kişileri harekete geçiren temel etmenler, çıkar, açgözlülük ve korku oldu. Tüm eylemleri acımasız bir şiddete dayandı. Bunda haklıydı ama tiplerine gösterdiği titizlik, öyküyü aşar durumdaydı. Çünkü ona göre “Western, bir film türü olmaktan çok, düşlerimizin yurdudur.” Gerçekten de Leone’de gerçeklik, onun kendi evrenine uyarlanmış durumdadır. Yönetmen sağlam bir yapı içine düşüncelerini ve hayallerini yerleştirmektedir. (daha&helliip;)


18
Mar
2009

Spaghetti Western

Spaghetti Western kategorilerinde yayınlandı.

Spaghetti Westernleri genel olarak severim ama içlerinde en favori olanları “Gothic Western”lerdir. Bu türde klasik Amerikan Westerniyle İtalyan gothic korku filmleri ve edebiyatının bir sentezi vardır. Ayrıca dram unsurunun da filmlere yüksek derecede etki ettiğini görürüz, fakat bu etki çok ince bir şekilde filme yerleştirilir. Batının romantik görüntüsünü bizlere sunmakla beraber, o döneme ait karanlık ve ürkütücü öğeleri de bize yansıtır. Şüphe, ölüm, kan, mezarlar, tabutlar ve dinsel imgeler Spaghetti Westernler’de sürekli tekrarlanan unsurlardır. Filmlerde sessizlik ve ses aynı derecede değer taşır ve atmosfer filmin hikâyesi kadar büyük önem taşır. İyi ve kötü yerine filmlerde asıl olan humanizmdir.

spaghetti-western
Elbette İtalyan Westernler’de politik unsurlar göz ardı edilemez. Birçok yönetmen, yazar ve oyuncu Komünizm destekçisi olmakla beraber, filmdeki kötü adamlar genellikle Kapitalizm ve Emperyalizmi ifade eder. Dönemin politik ortamına bağlı olarak da Marksist söylemlerini eğlenceli bir biçimde beyazperdeye yansıtmaktan geri kalmazlar.
(daha&helliip;)


İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni