iyiköfüfilm

23
Şub
2011

Sonia Viviani

Kavram-Kuram-Fenomen Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

Sonia Viviani 70’li yıllarda birçok türde filmde rol almış İtalyan bir aktris. Siyah uzun saçları, nefes kesen güzelliği ve mükemmel vücut hatlarıyla asıl çıkışını erotik komedilerle gerçekleştirmiştir.

Sonia Viviani 1958 yılında Roma’da doğdu. Çocukluğunda bale ve piyanoya merak salan Viviani, ailesinin ekonomik olarak zor durumda olmasından dolayı bu merakından vazgeçmek zorunda kaldı. Daha sonraki yıllarda Sonia Viviani’nin babasının sinema sektöründe çalışmaya başlamasıyla Sonia’nın kaderi tamamen değişti.

Sonia Viviani ilk olarak 16 yaşında yönetmenliğini Luigi Comencini’nin yaptığı Delitto d’amore (1974) filminde çok küçük bir rolde beyazperdede boy gösterdi. Bu dönemde yeni filmi için yeni yüzler arayan Pasquale Squitieri, Luigi Comencini’nin de önerisiyle I guappi (1974) filminde Sonia Viviani’ye hatırı sayılır bir rol verdi. Bu filmde Claudia Cardinale, Franco Nero ve Fabio Testi gibi önemli oyuncularla çalışma fırsatı yakalayan Viviani bir sonraki filmi için gelecek tekliflere hazırdı.

O dönemlerde İtalyan sinema sektöründe inanılmaz bir film sirkülasyonu vardı ve Viviani neredeyse bir yıl içerisinde üçüncü filminde de beyazperdede boy gösterecekti. 1975 yılında yönetmenliğini Gualtiero Jacopetti’nin yaptığı kültleşmiş trash film Mondo candido da rol aldı. Aynı yıl ilk korku filmi deneyimini de yaşayan Viviani bir Exorcist rip-off’u olan Franco Lo Cascio ve Angelo Panaccio’nun yönetmenliğini yaptığı Un urlo nelle tenebre filminde tüm güzelliğiyle boy gösterdi. (daha&helliip;)


11
Eyl
2009

Once Upon a Time in the West (1968)

Spaghetti Western kategorilerinde yayınlandı.

C'era-una-volta-il-West-(1968)C’era una volta il West ya da bilinen diğer adıyla Once Upon a Time in the West yönetmenliğini Sergio Leone’nin yaptığı bir epik spaghetti western. Filmin oyuncu kadrosunda Frank rolüyle Henry Fonda, Frank’in güçlü düşmanı Harmonica rolünde Charles Bronson,  haydut Cheyenne’yi canlandıran Jason Robards ve Jill rolüyle Claudia Cardinale yer alıyor. Filmin senaryosu Leone ve Sergio Donati’ye ait. Filmin hikayesi ise Leone, Bernardo Bertolucci ve Dario Argento’nun eseri.

Sergio Leone The Good, The Bad and The Ugly filminden sonra Western filmi yapmamaya karar verir. Çünkü söylemek ve anlatmak istediği bütün her şeyi anlattığı düşüncesindedir. Fakat Hollywood Stüdyoları kendisine sürekli Western filmleri yapması konusunda tekliflerde bulunur. Bu tekliflerden birisi United Artists tarafından yapılan ve oyuncu kadrosunda Charlton Heston, Kirk Douglas ve Rock Hudson’ın oynayacağı bir filmdir. Fakat bu teklifi Leone reddeder. Daha sonra Paramount kendisine oldukça büyük bir bütçeye sahip ve Henry Fonda’nın başrolünde olacağı bir film teklifinde bulunur. Leone bir daha Western yapmama inadından kendisinin favori oyuncusu olan ve hep film çekmek istediği Henry Fonda sayesinde vazgeçer ve ortaya Once Upon a Time in The West çıkar.

Filmin konusu kısaca şöyle, Frank (Henry Fonda) kanun dışı işler yapan bir adamdır. Adamlarıyla birlikte yaşadığı yerdeki demiryolu projesiyle ilgili bir takım kirli işlerin içindedir ve bu sebeple birçok cinayet işlemiştir. Öldürdüklerinin içinden Brett McBain’in eşi Jill (Claudia Cardinale) eşinin intikamını almaya karar verir ve Frank’in düşmanları Harmonica (Charles Bronson) ve Cheyenne (Jason Robards) ile birlikte Frank’e karşı gelmeye başlarlar. (daha&helliip;)


sexycommedia

60’lı yıllara bakış ve İtalyan sineması ile Yeşilçam arasındaki benzerlikler:

Dünya sineması 1960’lı yıllardan itibaren değişmeye başlamış ve beyazperdeyi alışılmamış derecede açık erotik filmler doldurmuştu.  1950’li yıllarda Hollywood öyle bir duruma gelmişti ki, filmcilerden oluşan özel sansür anlayışına göre Amerikan filmlerinde bir kadınla bir erkeğin aynı yatağı paylaştıklarını göstermek bile (evli bir çift olsa bile) yasaktı. İşte bu dönemde New York’a sanat açısından büyük  önem taşıyan bir İsveç filmi geldi. Bu filmin öyküsü iki genç arasındaki tatlı bir aşkı içeriyordu. Ama filmin 6 dakika süren bir deniz kıyısı sahnesinde her iki genç çıplak olarak göle giriyor, mutluluk içinde yüzüyorlar ve sonra da kıyıda çırılçıplak sevişiyorlardı. Sevişmeye başlamadan önce genç çocuk bakire olan kıza şöyle bir soru soruyordu: “Bunun ne demek olduğunu biliyor musun?”. Bu soruya genç kız “Evet” diye yanıt veriyordu. Times dergisi bu filme yer verdiği bir yazıda şunları yazdı: “Genç kızın bu sorunun anlamını bilip bilmediğini bilmiyoruz. Ama filmi Amerika’ya getiren şirket söz konusu sorunun yanıtının yaklaşık 10 milyon dolar olduğunu herhalde biliyordur.” Gerçekten de İsveç filmi bu sahnesiyle Amerika’daki gösterimleri sonucunda cinsellik sömürüsüne bir daha engellenemeyecek biçimde adım atılmasını sağladı. Artık piyasaya sırayla çıplaklar kampında çekilmiş filmler, cinselliği ve şiddeti içeren filmler ve gerçek sanat değeri bulunmasına karşın son derece açık sahneleri ve konuşmaları içeren filmler çıkacaktı. 1960’lı yıllara gelmiştik. (daha&helliip;)


İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni