iyiköfüfilm

The Party at Kitty and Stud'sEn çok bilinen ismiyle Italian Stallion, 1970 yapımı bir softcore adult filmi. Özellikle Sylvester Stallone’nin ilk filmi ve ilk başrolü olması dolayısıyla daha da çok ilgi toplayan film için Stallone’ye çalıştığı 2 gün için ödenen ücret ise yalnızca 200 dolar. Film 1970 yılında 8 mm olarak çekiliyor. 1976 yılında Rocky’nin bütün dünyayı kasıp kavurmasıyla film 35 mm olarak tekrar piyasaya sürülüyor ve bu sefer artık ünlü bir oyuncu olan başrol oyuncusunun ününü kullanmak maksadıyla Italian Stallion adıyla lanse ediliyor.

Senaryo oldukça sıradan. Stallone’nin canlandırdığı Stud, seks bağımlısı ve oldukça ateşli bir adamdır. Kız arkadaşı Kitty (Henrietta Holm) ise Stud ile aralarındaki zaman zaman sadomazoşist bir boyuta varan ilişkilerine çok bağlıdır. Stud bir gün bir ilan panosuna verecekleri partiye insanları davet etmek için bir ilan asar. Stud ve Kitty’nin evinde toplananlar grup seks yaparlar.

Stallone’nin 24 yaşındayken, sokaklarda yatmak zorunda kaldığı oldukça umutsuz bir anında karşısına çıkan bu rol için çoğu röportajında çaresizlikten bu teklifi kabul ettiğini açıklıyor. Hatta bir röportajında 200 dolar kazandığı bu rolü ya kabul etmesi gerektiğini ya da hırsızlık yapmayı seçmesi gerektiğini söylüyor. Ron Jeremy gibi bir gelecek Stallone’yi beklerken bambaşka bir kariyer planlaması yapıyor.

Filmde hardcore sahneler olmadığını belirtmek gerek. 2004 ve 2007 yılında Amerika’da DVD’si piyasaya sürülen filmin, 2008 yılında Almanya’da Roger Colmont tarafından hardcore versiyonu yapılmış fakat Stallone’nin yer aldığı bir hardcore versiyonu yok.  (daha&helliip;)


25
Oca
2014

Tromeo and Juliet (1996)

B-Film Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

tromeo-julietRomeo ve Juliet’i beyazperdeye taşıma fikri çok da orjinal bir fikir değil. Bir çok kereler beyazperdeye uyarlanan bu klasik, 1996 yılında bu sefer de Troma tarafından farklı bir yorumla sinemaya uyarlanmıştır ve stüdyonun en popüler iç yapımlarından biri olmuştur.

Troma film şirketi 1974 yılında düşük bütçeli filmlerin yapımcılığını ve dağıtımını yapmak için kurulmuştur. Troma genellikle tür filmlerini taklit etmekle birlikte bu filmlere kendilerine has unsurlar ekleyerek (çıplaklık, mizah, karikatürize gore gibi) bu filmleri piyasaya sunmuştur.

Filmde ana hikayeden, karakterlere kadar bir çok öğeye sadık kalınmıştır. Fakat 16. yy İngilteresinden oldukça farklı bir ortamda hikaye anlatılmaktadır. Bu sebeple karakterler de bu ortama uygun olarak punk karakterlerdir. Günümüz modern Manhattan’ında geçen film anlatıcının izleyiciye Capulet ve Que ailelerini tanıtmasıyla açılıyor. Ailelerin merkezinde ise Tromeo Que ve Juliet Capulet var. Tromeo alkolik babası Monty ile sefalet içinde yaşamakta ve bir dövmecide çalışmaktadır. Juliet ise ailesine ait köşkte kötü kalpli babası Cappy, annesi Ingrid ve kuzeni Tyrone ile yaşamaktadır. Tromeo ve Juliet karşılıksız bir aşk yaşamaktadır ve Juliet ailesi tarafından zorla evlendirilmek istenmektedir.

Filmin ilk taslağı Kaufman ve Troma çalışanları Andy Deemer ve Phil Rivo tarafından 1992 yılında ortaya çıkmış. Fakat çoğu Troma çalışanı ve Michael Herz tarafından olumsuz karşılandığı için fikir rafa kaldırılmış. (daha&helliip;)


19
Eki
2013

Swingers Massacre (1975)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Swingers-Massacre-(1975)Evlilikte şöyle bir öneri herhalde pek kabul görmez; seks hayatını canlandırmak için eşleri değiştirme fikri. Filmdeki kahramanlarımız Amy ve eşi Charlie için ise bu durum öyle değil.

Eğer sıradan, sıkıcı seks filmlerinden benim gibi sıkıldıysanız, sinematograf Ronald Victor Garcia’nın erken dönem filmlerinden birisi olan Swingers Massacre ya da diğer adıyla Inside Amy filmine bir göz atmalısınız. Her ne kadar yönetmenin bir diğer filmi The Toy Box kadar gerçeküstü ve tuhaf olmasa da bir o kadar rahatsız edici.

70’li yıllarda swinger fikri eşler arasında çok popüler değilken ve günümüzde bile çok kabul görmezken, bu olayın beyazperdeye yansıması oldukça tartışmalı olmuştur. Charlie Tishman (Mikel Angel), iyi bir kariyere sahip, çevresince sevilen,  başarılı bir avukattır. Eşi Amy (Joyanne Mitchell) ise tipik bir Amerikan ev hanımıdır. Monoton giden evliliklerine yeni bir soluk katmak için Charlie eşi Amy’ye swinger fikrinden bahseder ve onu ikna etmeye çalışır. Belki 70’li yıllarda bu fikir bir çok ailenin dağılmasına yol açmış olabilir ama bizim kahramanlarımız için olay oldukça farklı.

Film, 80’ler komedi korku filmleri Eating Raoul, Terrorvision gibi filmlerin unsurlarını içerse de 70’lerin korku filmlerinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Filmin özellikle son yarısında yer alan cinayet ve vahşet sahneleri dışında film tam olarak gerçekçi bir seks filmi. (daha&helliip;)


10
Eki
2013

Tanya’s Island (1980)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Tanya's-Island-(1980)Tanya’s Island gerçekten tuhaf bir film. Issız bir adada genç güzel bir kadın, bir adam ve bir goril arasında geçen aşk üçgeni düşünün… Evet, gerçekten tuhafmış dediğinizi duyar gibiyim…

Yönetmenliğini Alfred Sole’un yaptığı film Kanada-Amerika ortak yapımı. A. Sole, kült film Alice Sweet Alice’in de yönetmeni. Tanya’s Island çıkış noktasını “Güzel ve Çirkin” hikayesinden alıp biraz King Kong biraz da Walerian Borowczyk’nin The Beast filminden de esintiler taşıyor. Bu filmden altı yıl sonra çekilen Max Mon Amour (1986) da hikaye bakımından Tanya’s Island’a benzese de filmimiz tipik bir sexploitation.   

Tanya (Vanity) ve erkek arkadaşı Lobo (Richard Sargent) ıssız bir adadadırlar. Bir gün meyve toplamak için gezintiye çıkan Tanya takip edildiği hissine kapılır ve kendisini izlemeye başlayan şeyi aramaya koyulur. Kendisini izleyen şeyi bir mağarada gören Tanya oldukça şaşırır. Çünkü onu izleyen mavi gözlü bir gorildir. Mavi gözlerinden dolayı gorile Mavi olarak seslenir. Mavi ile aralarında bir yakınlaşma başlar ve adanın iki erkeği Lobo ve Mavi, Tanya için alışılmışın dışında bir rekabete başlarlar.

Özel efekt uzmanı Rick Baker ve Rob Bottin tarafından tasarlanan goril oldukça başarılı ve gerçeğe yakın. Aslında bakacak olursak filmimiz “Güzel ve Çirkin” hikayesine Freudyen bir bakış sergiliyor. Sinema yazarı Robing Bougie “Cinema Sewer” dergisinde filmden bahsederken komik bir başlık kullanıyor “Bigfoot Rape”. (daha&helliip;)


Die-Screaming,-MarianneTürkiye’de “Çığlıklar Arasında” ismiyle bilinen Die Screaming, Marianne, İngiliz yönetmen Pete Walker’ın yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Susan George ve Barry Evans’ın yer aldığı bir korku-gerilim filmi.

İngiliz yönetmen Pete Walker özellikle 70’li yıllar boyunca korku ve seksploitation türünde işlere imza atmış bir yönetmen. Özellikle bu iki türü harmanladığı filmleriyle bilinen yönetmen, filmlerinde genellikle otoriteyi temsil eden bir figüre ve ahlaki ve toplumsal kurallara uymadığı için cezalandırılan bir karaktere yer verir. Otoriteyi temsil eden figürler genellikle rahip ya da yargıç olurken cezalandırılan ise genellikle genç bir kadındır. Andrew Sachs ve Sheila Keith ise filmlerinde sıklıkla yer verdiği iki isimdir.

Hikaye büyük ölçüde korku- gerilim ve dönemin popüler türü giallo arasında gidip gelmekte. Büyüleyici yıldız Susan George, ailesiyle yaşadığı Portekiz’den kaçarak İngiltere’ye gelen dik başlı Marianne’ye hayat veriyor. Babası eski bir yargıç olan Marianne annesinin ölümünün ardından büyük bir servete konar ve 21 yaşına ulaştığı anda para kendisinin olacaktır. Üvey kız kardeşi ve babası portekiz’e dönmesi için yolunu gözlerken (!) o sadece paraya değil aynı zamanda babasının kirli işlerine dair sırlara da ulaşmıştır. Ana hikaye olarak bu çerçevede geçen film, önemsiz alt hikayeleri de içinde barındırıyor. Oldukça tutarsız bir şekilde ilerleyen senaryo, bir sahneyi anlamaya çalışırken birden başka bir sahneye atlıyor. (daha&helliip;)


İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni