<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; Çetin İnanç</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/etiket/cetin-inanc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 15:11:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Şüphenin Bedeli (1995)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/suphenin-bedeli-1995/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/suphenin-bedeli-1995/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 21:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Alemdar Film]]></category>
		<category><![CDATA[Antonio Gragnaniello]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Gencer]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Kader Diyelim]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Alemdar]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[Sapık]]></category>
		<category><![CDATA[Şehnaz Dilan]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Evin]]></category>
		<category><![CDATA[Şüphenin Bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Trash Film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2301</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün İtalya’dan Antonio Gragnaniello isimli bir araştırmacı tarafından gelen mail sayesinden haberdar oldum bu filmden. Mailde çok fazla bilinmeyen fantastik filmler hakkında bir kitap yazdığından bahsediyor ve bu filme ulaşmak için benden yardım istiyordu. Mailden sonra filmi bir süre aradım fakat sonuç alamadım. Geçtiğimiz haftaya kadar… Geçtiğimiz hafta eskiden video dükkanı işleten bir videocudan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2300" title="suphenin_bedeli" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Bir gün İtalya’dan Antonio Gragnaniello isimli bir araştırmacı tarafından gelen mail sayesinden haberdar oldum bu filmden. Mailde çok fazla bilinmeyen fantastik filmler hakkında bir kitap yazdığından bahsediyor ve bu filme ulaşmak için benden yardım istiyordu. Mailden sonra filmi bir süre aradım fakat sonuç alamadım. Geçtiğimiz haftaya kadar… Geçtiğimiz hafta eskiden video dükkanı işleten bir videocudan aldığım yüklü miktardaki video kasetlerin arasında rastladım Şüphenin Bedeli filmine.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin ilk 15 dakikasında video kasetten kaynaklanan bir ses kaybı olsa da görüntü kalitesinde ve sonraki dakikalarda izleme konusunda her hangi bir sıkıntı çekmedim.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin yönetmeni Yeşilçam’ın emektar isimlerinden Mehmet Alemdar. Alemdar, 1970 yılında kurduğu Alemdar Film şirketiyle birçok filmin prodüksiyonunu üstlendi. 1972 yılında Yönetmen Semih Evin’in asistanlığını da yapan Mehmet Alemdar daha sonraki yıllarda Çetin İnanç’la da çalıştı. Bu beraberliğin varlığı çoğu filmde olduğu gibi bu filmde de kendini hissettiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu ise şöyle: Sırma (Şehnaz Dilan), geçmişte başından kötü bir olay geçmiş, bir sapık tarafından tecavüze uğramış genç ve güzel bir kadındır. Kocası Sinan’la (Cemal Gencer) birlikte bu kötü olayın izlerini silmek için başka bir yere taşınmışlardır. Fakat Sırma bu olayın şokunu üzerinden atamaz. Sürekli bu olayla ilgili sanrılar ve kabuslar görmektedir. Sinan ise filmin başında eşiyle oldukça ilgili görünmekteyken filmin ilerleyen bölümlerinde gittikçe karısından uzaklaşmakta ve gizemli bir havaya bürünmektedir.<span id="more-2301"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu sırada zengin bir ailenin genç kızı ailesine haber vermeden arkadaşlarıyla bir tatile çıkar. Oldukça endişelenen aile kızlarının kaçırıldığından şüphelenmekte ve gazetelere kayıp ilanı vermiştir. Kayıp kız ve Sinan’ın yolları bir süre sonra kesişir. Bu arada bir dönem sabah programlarının vazgeçilmez ismi Meriç Erkan kırmızı ceketiyle filmin ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkar ve Sırma ile yakınlaşır.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz ana hatlarıyla bu dörtlü etrafında şekilleniyor. Trash etiketini gönül rahatlığıyla yapıştırabileceğimiz film, korku ve gerilim filmleri konusunda çok üretken olmayan sinemamız göz önüne alındığında oldukça masumane ve takdiri hak etmektedir. Film kopuklukları ve alakasız diyaloglarına rağmen günümüz pek çok Türk filmine göre kendini izlettirme konusunda bir sıkıntı yaşatmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen Mehmet Alemdar’ın aynı yıl içerisinde çektiği bir diğer korku-gerilim türündeki filmi Kader Diyelim (1995) ise Alfred Hitchcock’un Psycho / Sapık filminden esintiler taşımakla birlikte filmle ilgili kısa bir yazı ve yönetmen Mehmet Alemdar’la ilgili söyleşiyi <a href="http://www.radikal.com.tr/2000/05/14/insan/tra.shtml">buradan</a> okuyabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2305" title="suphenin_bedeli2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli2.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 504px; width: 1px; height: 1px;">
<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:TrackMoves /> <w:TrackFormatting /> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:DoNotPromoteQF /> <w:LidThemeOther>TR</w:LidThemeOther> <w:LidThemeAsian>X-NONE</w:LidThemeAsian> <w:LidThemeComplexScript>X-NONE</w:LidThemeComplexScript> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> <w:SplitPgBreakAndParaMark /> <w:DontVertAlignCellWithSp /> <w:DontBreakConstrainedForcedTables /> <w:DontVertAlignInTxbx /> <w:Word11KerningPairs /> <w:CachedColBalance /> <w:UseFELayout /> </w:Compatibility> <m:mathPr> <m:mathFont m:val="Cambria Math" /> <m:brkBin m:val="before" /> <m:brkBinSub m:val="&#45;-" /> <m:smallFrac m:val="off" /> <m:dispDef /> <m:lMargin m:val="0" /> <m:rMargin m:val="0" /> <m:defJc m:val="centerGroup" /> <m:wrapIndent m:val="1440" /> <m:intLim m:val="subSup" /> <m:naryLim m:val="undOvr" /> </m:mathPr></w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"   DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"   LatentStyleCount="267"> <w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading" /> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --><!--[if gte mso 10]> <mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} --> <!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;">Bu sırada zengin bir ailenin genç kızı ailesine haber vermeden arkadaşlarıyla bir tatile çıkar. Oldukça endişelenen aile kızlarının kaçırıldığından şüphelenmekte ve gazetelere kayıp ilanı vermiştir. Kayıp kız ve Sinan’ın yolları bir süre sonra kesişir. Bu arada bir dönem sabah programlarının vazgeçilmez ismi Meriç Erkan kırmızı ceketiyle filmin ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkar ve Sırma ile yakınlaşır.</span></p>
</div>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/ISDbrq5/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/ISDbrq5-uephenin-Bedeli-1995-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Şüphenin Bedeli (1995) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/suphenin-bedeli-1995/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sharksploitation Filmleri</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/sharksploitation-filmleri/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/sharksploitation-filmleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 19:02:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Anaconda (1997)]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Mattei]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Çöl (1983)]]></category>
		<category><![CDATA[Cruel Jaws]]></category>
		<category><![CDATA[Deep Blood]]></category>
		<category><![CDATA[Deep Blue Sea]]></category>
		<category><![CDATA[Jaws]]></category>
		<category><![CDATA[Jaws movies]]></category>
		<category><![CDATA[Jaws Series]]></category>
		<category><![CDATA[Joe D’Amato]]></category>
		<category><![CDATA[Köğekbalığı saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Magalodon (2004)]]></category>
		<category><![CDATA[Open Water]]></category>
		<category><![CDATA[Orca (1977)]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Benchley]]></category>
		<category><![CDATA[Piranha (1978)]]></category>
		<category><![CDATA[Renny Harlin]]></category>
		<category><![CDATA[Shark Attack]]></category>
		<category><![CDATA[Shark Attack 3: Megalodon (2002)]]></category>
		<category><![CDATA[Shark Hunter (2001)]]></category>
		<category><![CDATA[Shark Zone]]></category>
		<category><![CDATA[Sharksp]]></category>
		<category><![CDATA[Sharksploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Sharksploitation Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Spielberg]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Shark]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1820</guid>
		<description><![CDATA[Sinema tarihi boyunca insan olmayan varlıkları konu alan canavar temalı filmler büyük ilgi çekmiştir. Bunlardan bazıları hayal ürünü olmasına karşın bir kısmı da gerçek, var olan canlılardan yaratılmış canavarlardır. Dev karıncalar, örümcekler, timsahlar, goriller ve tabii ki köpekbalıkları! Peter Benchley’in aynı adlı romanından uyarlanan “Jaws” sharksploitation janrını başlatan film olmuştur. Bu filmden sonra “Jaws” bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/sharks-movie-posters.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1821" title="sharks-movie-posters" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/sharks-movie-posters.jpg" alt="sharks-movie-posters" width="580" height="272" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sinema tarihi boyunca insan olmayan varlıkları konu alan canavar temalı filmler büyük ilgi çekmiştir. Bunlardan bazıları hayal ürünü olmasına karşın bir kısmı da gerçek, var olan canlılardan yaratılmış canavarlardır. Dev karıncalar, örümcekler, timsahlar, goriller ve tabii ki köpekbalıkları!</p>
<p style="text-align: justify;">Peter Benchley’in aynı adlı romanından uyarlanan “Jaws” sharksploitation janrını başlatan film olmuştur. Bu filmden sonra “Jaws” bir seri olmuş ve katil köpekbalığı temalı filmler beyazperdede boy göstermeye başlamıştır. Türün filmleri kimi zaman büyük bütçelere sahip yapımlar olurken bazıları ise oldukça düşük bütçeyle, neredeyse trash sınıfına girecek filmlerdi. İtalyan istismar sinemasının kötü ünlü yönetmenleri Bruno Mattei ve Joe D’Amato da bu türe ait filmler yapmıştır. Türk sinemasında da ana teması köpekbalığı olmasa da Jaws’tan etkilenildiği açıkça belli olan yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı, başrolünde Cüney Arkın’ın oynadığı Çöl (1983) filmini sayabiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Benchley’in romanında şişman gazeteci Meadows, Şerif Brody’e: “Köpekbalıkları baltalı katiller gibidir, Martin. Onlarda kontrol edilemeyen bir çılgınlık ve kötülük vardır” der. Filmde de gördüğümüz gibi şişman gazeteci Meadows söylediklerinde oldukça haklıydı. Film geçtiğimiz yıllarda (2005) 30’uncu yıldönümü şerefine özel bir DVD’si piyasaya sürüldü. Jaws’dan sonra hiçbir köpekbalığı filmi onun elde ettiği başarıya ulaşamadı. Bunun sebeplerinden birisi de insanlar üzerinde o derece büyük bir etki yaratamaması ve gerçekçiliği yakalayamamasıydı.<span id="more-1820"></span></p>
<p>Jaws’ın devam filmlerinde, ilk filmdekinin aksine daha fazla köpekbalığı sahnesi mevcuttu. Bu da ikinci ve üçüncü filmin insanlar üzerinde çok fazla etki yaratmamasının nedenlerinden birisiydi. Hatta Spielberg filmle ilgili bir röportajında köpekbalıklarını bilinçli olarak çok fazla göstermediğini belirtmiştir.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/jaws-poster.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1826" title="jaws-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/jaws-poster.jpg" alt="jaws-poster" width="580" height="272" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Jaws’dan bir süre sonra birkaç köpekbalığı filmi daha çevrildi. Devam filmleri ve taklitleri dışında Jaws’dan kırıntılar taşıyan Piranha (1978), Orca (1977) ve Anaconda (1997) gibi filmler de çevrildi. Renny Harlin’in 1999’da yönetmenliğini yaptığı Deep Blue Sea filmi ise bu janra yeni bir soluk getiriyor ve köpekbalığını farklı bir açıdan ele alıyordu. Ayrıca gelişen teknolojinin de nimetlerinden yararlanıp daha önce denenemeyen şeyleri de yapma fırsatını buldu. Harlin’in Deep Blue Sea’deki temel yeniliği “Akıllı Köpekbalıkları” idi (Bir grup çılgın bilim adamı köpekbalıklarının beyinleri üzerinde yaptığı genetik deneyler sonucu akıllı, katil köpek balıkları yaratmaya çalışıyorlardı). Jaws ve türevlerinde köpekbalıklarının yaptıkları doğalarının bir gereği sonucu meydana gelen olaylar; fakat Deep Blue Sea’de insan gibi davranma ve bir intikam duygusu ile saldırmak var.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu türe ait düşük bütçeli filmlerde dikkati çeken unsurların başında köpekbalığı tarafından öldürülen insan sayısının oldukça fazla oluşu gelir. Örneğin Jaws’da sadece beş kişi köpekbalığı tarafından öldürülürken, 2003 yapımı Shark Zone’da bu sayı neredeyse yirmidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazı filmlerde ise efsane olan devasa köpekbalığı figürü karşımıza çıkar. Shark Hunter(2001), Shark Attack 3: Megalodon (2002) ve Magalodon (2004) da karşımıza çıkan, okyanusun derinliklerinde yaşayan prehistorik çağdan günümüze kadar gelmiş “the meg” boyutlarıyla izleyiciyi şaşkına düşürmüştür. İnsana zarar vermenin ötesinde, önüne çıkan her şeyi silip süpürecek bir boyutta ve vahşiliktedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu türe ait en farklı yapım ise 2004 yapımı Open Water’dır. Burada tatilde dalış yapmaya giden bir çiftin açık denizde mahsur kalmaları konu edilir. Film birçok izleyicinin bir köpekbalığı filminde görmeyi beklediği devasa, vahşi köpekbalıklarına sahip değil. Çoğu Hollywood yapımı köpekbalıklarının aksine burada gerçek köpekbalıkları kullanılmış ve boyutları da izleyiciyi tatmin edici büyüklükte değildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/sharksploitation-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk işi Ninjalar</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/turk-isi-ninjalar/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/turk-isi-ninjalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 21:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dövüş Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[80ler]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Köp]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Okçugil]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Arkın]]></category>
		<category><![CDATA[Death Warrior]]></category>
		<category><![CDATA[Godfrey Ho]]></category>
		<category><![CDATA[Karate Film]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[Ninja]]></category>
		<category><![CDATA[Ninja Film]]></category>
		<category><![CDATA[Ninja Gece Savaşçısı]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Savaşçısı]]></category>
		<category><![CDATA[Son Savaşçı]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Chuck Norris]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Ninja]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Ninja Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Trash Film]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak doğu sporları]]></category>
		<category><![CDATA[xing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1436</guid>
		<description><![CDATA[Ninja filmleri özellikle 70lerin sonunda ve 80li yıllarda dünya pazarında oldukça iyi iş yapıyordu. Ülkemizde de 80li yıllardaki video furyası döneminde en çok talep edilen filmlerin başında vurdulu kırdılı filmler gelmekteydi. Bu dönemde Yeşilçam filmlerinde jönler karate filmlerinden fırlamışçasına döner tekmeler savuruyor ve rakiplerini alt ediyordu. Karate filmlerimizin gelmesi gecikmedi ama yerli yapım bir Ninja [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/death-warrior.jpg"><img class="size-full wp-image-1437 alignleft" title="death warrior" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/death-warrior.jpg" alt="death warrior" width="280" height="413" /></a>Ninja filmleri özellikle 70lerin sonunda ve 80li yıllarda dünya pazarında oldukça iyi iş yapıyordu. Ülkemizde de 80li yıllardaki video furyası döneminde en çok talep edilen filmlerin başında vurdulu kırdılı filmler gelmekteydi. Bu dönemde Yeşilçam filmlerinde jönler karate filmlerinden fırlamışçasına döner tekmeler savuruyor ve rakiplerini alt ediyordu. Karate filmlerimizin gelmesi gecikmedi ama yerli yapım bir Ninja filmine Türk izleyicisi ne tepki verecekti, bu bir soru işaretiydi. Türk Sineması&#8217;nın Jet Rejisör lakaplı yönetmeni Çetin İnanç, o dönemde birçok ortak yapıma imza attığı Cüneyt Arkın&#8217; la &#8220;Dünyayı Kurtaran Adam&#8221;dan sonra yine fantastik bir projeye imza atıyorlardı: Ölüm Savaşçısı.</p>
<p style="text-align: justify;">Film bir grup Ninja&#8217;nın çimenlik bir arazideki antrenmanı ile açılıyor. Ninjaları alışılageldik siyah kıyafetleri ile değil beyaz karate GI giysisi ile görüyoruz. Daha sonra liderleri olduğu anlaşılan siyah GI kıyafetli bir adam Ninjaların arasında beliriyor. Ve o sırada o kişiden geldiğini anladığımız bir dış ses kulaklarımızda yankılanıyor: &#8220;Bu gece ay doğarken yarasalar, Ninjalar yeniden canlanacak. Ölülerimiz toprağın altından çıkacak. Düşmanlarımız korkudan çıldıracak; çığlık ve feryatlar dünyayı saracak. Ölüm savaşçısı bunları duyacak ve sonsuz savaş başlayacak: İntikam savaşı.&#8221; Bu cümlelerden sonra bizi neyin beklediğini az çok tahmin etsek de filmi izledikten sonra hayal dünyamızı ne kadar sınırlı tuttuğumuzun farkına varıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ölüm Savaşçısı filminde Çetin İnanç&#8217;ın 1982 yapımı Son Savaşçı filminden eklenen birçok sahne mevcut. Bu bana Ninja filmlerinin usta yönetmeni Godfrey Ho&#8217;yu anımsattı. Godfrey Ho da birçok filminde eski filmlerinden ya da başka filmlerden sahneler eklemesi ile ün yapmış bir yönetmendir. Ölüm Savaşçısı filmi muadili olan Asya yapımı Ninja filmlerine konu olarak benzese de nitelik olarak fantastik bir yapım.<span id="more-1436"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Film özellikle yurt dışında oldukça popüler. Ülkemizde ise unutulmaya yüz tutmuş bu film 80&#8242;li yıllarda Yeşilçam&#8217;ı etkisi altına alan Arabesk furyasına karşı koyamamış ve ilgisizlikten unutulup gitmiş.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/ölüm-savaşçısı.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1441" title="ölüm-savaşçısı" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/ölüm-savaşçısı.jpg" alt="ölüm-savaşçısı" width="584" height="646" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Filmin başındaki yeşil alanda yapılan antrenmanın ardından katil Ninjaların bir seri cinayetini izliyoruz. Daha sonra Cüneyt Arkın&#8217; ı güzel bir bayanla deniz keyfi yaparken görüyoruz. Aralarında ise şöyle bir diyalog geçiyor:</p>
<p>- O hayali yine görüyor musun?<br />
- Bu kâbus beni bir kader gibi çağırıyor.<br />
- Onunla karşılaşırsan n&#8217;apıcaksın?<br />
- Savaşıcam..Savaşmadan elde edilen sevginin değeri yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sahneden sonra Cüneyt Arkın&#8217; ı yine yeşil bir alanda elinde bir kılıçla birini beklerken izliyoruz. Beklediği kişi çok geçmeden havada naralar atarak beliriyor. Bu kişi bizim bildiğimiz yerli Bruce Lee Nihat Yiğit&#8217;ten başkası değil. Film kendi içinde o kadar tutarsız ilerliyor ki birbirinden alakasız sahnelerin ardı arkası kesilmiyor. Filmin ilerleyen bölümlerinde bizleri bir zombi ve ne olduğu belirsiz bir yaratık bekliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir diğer Ninja filmimiz ise yönetmenliğini Cevat Okçugil&#8217; in yaptığı 1986 yapımı Ninja Gece Savaşçısı. Filmimizdeki Ninja&#8217;lar Ölüm Savaşçısı&#8217;na göre Uzakdoğu’daki muadillerine kıyafet olarak daha benzer. Filmin inanılmaz bir açılış sahnesi var. Değme gore filmlere taş çıkartan bu sahnede bir grup Ninjayı bir sunağın etrafında bir genç kızı kurban ederken izliyoruz. Buraya kadar ne var ki bunda diyebilirsiniz ama genç kızın kurban edilişi gerçekten vahşice. İç organları çıkarılan genç kızın kanını da bir kadehte ekibin lideri olduğu belli olan bir kaç kişi içiyor. Sonrada çıkarılan organları mideye indiriyor. Daha sonra anlıyoruz ki bir grup çete ve onlar için çalışan Ninjalar genç kızları kaçırıp kendi kanlı emellerine alet ediyorlar. Aziz adlı genç ve sevgilisi ise bu çeteye karşı savaşıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin başrolünde Aziz Köp adlı bir isme rastlıyoruz. Aziz Köp 80li yıllarda vurdulu kırdılı filmlerin rüzgarını arkasına alarak üç filmde oynuyor. Bunlardan Ninja Gece Savaşçıları filminde ise başrolü kapıyor. Sinema dışında da Uzak Doğu sporları ile ilgilenen Aziz Köp&#8217;e internet üzerinde yaptığım araştırmalardan sadece xing&#8217;deki profiline ulaşabildim. Kendisi hala uzakdoğu sporuyla profesyonel olarak ilgilenmekte.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda bahsettiğim gibi 80&#8242;li yıllar Ninja filmlerinin altın çağıydı. Hiç bir furyayı es geçmeyen Yeşilçam nedendir bilinmez ama bu furyayı araştırmalarım sonucu edindiğim bilgiye göre sadece iki filmle geçiştirmiştir.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/ninja-gece-savaşçısı.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1443" title="ninja-gece-savaşçısı" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/ninja-gece-savaşçısı.jpg" alt="ninja-gece-savaşçısı" width="584" height="646" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/turk-isi-ninjalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Rambo ve Bruce Lee Klonları</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/turk-rambo-ve-bruce-lee-klonlari/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/turk-rambo-ve-bruce-lee-klonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 21:44:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Aç Kartallar]]></category>
		<category><![CDATA[Asi  Kabadayı]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Maze Studios]]></category>
		<category><![CDATA[Darkmaze]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderin İntikamı]]></category>
		<category><![CDATA[Filiz Taçbaş]]></category>
		<category><![CDATA[İntikamcı]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[Korkusuz]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Vuruşu]]></category>
		<category><![CDATA[Ramo]]></category>
		<category><![CDATA[Rampage]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Kebapçı]]></category>
		<category><![CDATA[Silaha Yeminliydim]]></category>
		<category><![CDATA[Sönmez Yıkılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Karate Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Rambo ve Bruce Lee Klonları]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Bruce Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Clone]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Rambo]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Rocky]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1280</guid>
		<description><![CDATA[80&#8242;li yıllarla birlikte Yeşilçam&#8217;ın içi iyice boşalmış piyasa Arabesk şarkıcıların eline geçmeye başlamıştı. Seks furyası filmleri bile artık iş yapmamaya başlıyordu. Televizyonun da evlere iyice yerleşmesi ve video furyasıyla birlikte Yeşilçam son çırpınışlarıyla dönemin arabesk şarkıcılarına sarılıyordu. Televizyonu artık evlerimizden, odalarımızdan, kısaca ve en geniş anlamıyla söylersem mahremiyetimizden ayıramayacağımız kesindi. Türkiye gibi çoğunlukla Amerikan televizyonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/korkusuz-rampage.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1281" title="korkusuz-rampage" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/korkusuz-rampage.jpg" alt="korkusuz-rampage" width="558" height="400" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">80&#8242;li yıllarla birlikte Yeşilçam&#8217;ın içi iyice boşalmış piyasa Arabesk şarkıcıların eline geçmeye başlamıştı. Seks furyası filmleri bile artık iş yapmamaya başlıyordu. Televizyonun da evlere iyice yerleşmesi ve video furyasıyla birlikte Yeşilçam son çırpınışlarıyla dönemin arabesk şarkıcılarına sarılıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Televizyonu artık evlerimizden, odalarımızdan, kısaca ve en geniş anlamıyla söylersem mahremiyetimizden ayıramayacağımız kesindi. Türkiye gibi çoğunlukla Amerikan televizyonu için yapılmış filmleri seyretmek durumunda olan ülkeler için bu filmler genellikle bir tele-realizm içermektedir. Yani belli sorunlara yönelik konuları işlemektedir. Bu filmlerin olay örgüleri, karakterleri ve temalarının dayandığı ortak referansları gündelik olaylar sağlamaktadır. Bu ortak referanslar öylesine etkili olmaktadır ki, Türkiye&#8217;de Dallas adıyla lokanta bile açılmaktadır. Ömer Kavur&#8217;un Yusuf ile Kaan (1979) adlı filmindeki sokak çocuklarından birinin adı da bir ABD dizisindeki &#8220;kötü adam&#8221;ın adıdır: Falconetti.</p>
<p style="text-align: justify;">70&#8242;li yıllarda Yeşilçam&#8217;ın en çok etkilendiği ülkelerin başında İtalyan sineması gelirken 80&#8242;li yılların Video furyasıyla birlikte evlerimize giren Rambo, Rocky, ve Bruce Lee ağırlıklı aksiyon ve dövüş filmleri Yeşilçam’da karşılığını bulmakta gecikmiyordu. <span id="more-1280"></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/turkish-rambo.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1284" title="turkish-rambo" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/turkish-rambo.jpg" alt="turkish-rambo" width="646" height="318" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Türk sinemasının Jet Rejisör lakaplı yönetmeni Çetin İnanç&#8217;ın bu furya ile ilgili Pınar Öğünç&#8217;ün hazırlamış olduğu Jet Rejisör adlı kitaptan şöyle diyor: &#8221; Bu ara da &#8220;Rocky&#8221; diye bir boks filmi çok meşhurdu; bildiğimiz Rocky. Türkiye vücut şampiyonu, dünya altıncısı olan Serdar diye bir çocukla tanışmıştım. İzmir&#8217;de bizim yazıhanenin yanında bir spor salonu vardı. Gerçekten güzel vücutlu, güzel yüzlü bir çocuktu Serdar. Öyle girip çıkarken görmüştüm, onun da kanına girdim. Kendi de hevesliydi, &#8220;Kara Şimşek&#8221; diye bir film yaptık onunla. Birde İtalyan bir çocuk bulduk İstanbul&#8217;dan, karşısına rakip olarak koyduk. O da tekvandocuydu, filmlerde oynamak istiyordu. Aslında ticaret işleriyle uğraşıyormuş, bir gün stüdyoda karşılaştık. Dediler &#8220;bu filmlerde oynamak istiyor&#8221;, bize de öyle bir adam lazımdı. Hem yabancı bir yüz, yabancı bir isim iyi olacaktı. Bir de onun yanında çok güzel siyahi bir kız vardı, onu da şarkıcı olarak soktuk filme. Aslında bu İtalyan çocuğun sevgilisi, beraber gidip geliyorlardı. biri tekvandocu, biri karateci, ama Rocky gibi olsun diye boks filmi yaptık biz. O sıra okullar açıktı, çocuk oyuncu bulamadık. Serdar&#8217;ın kardeşini de benim oğlan oynamıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">1986&#8242;da Focaya gidip bir zaman orada kaldık. Foça&#8217;dan dört film çıktı. Bir tanesi yine Serdar&#8217;la çektiğimiz &#8220;Asi Kabadayı&#8221;. Bunda da ilhamımız &#8220;Rambo&#8221;ydu. Zar zor Serdar&#8217;ı bizim Stallone yaptık. Filiz Taçbaş oynamıştı Serdar&#8217;la birlikte &#8220;Korkusuz&#8221; bir de galiba &#8220;İntikamcı&#8221; diye iki filmimiz daha var Serdar&#8217;la. Hepsi küçük bir kasabada geçiyor Foça&#8217;dayız ya değerlendirdik işte.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/turkish-rocky-rambo.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1288" title="turkish-rocky-rambo" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/turkish-rocky-rambo.jpg" alt="turkish-rocky-rambo" width="646" height="318" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Son filmim &#8220;Ölüm Vuruşu&#8221;. Bunda da daha önceden filmleri olan karateci bir çocukla çalışmıştık. Nihat&#8217;ın (Yiğit) karşısına afili bir rakip koymak lazımdı. İtalya&#8217;dan gelen o tekvandocu çocuğu çağırdık yine. Yine Angela&#8217;yla bir İtalyan arkadaşları daha geldi, durup dururken enternasyonal bir film oldu. Bir tercümanlar oluyordu sette, Türkçe laflara göre İtalyanca ağızlarını oynattırıyorduk, zaten sonradan dublaj da olduğu için mesele olmuyordu. Ben son filmim olduğunu bilmeden çektim, meğer &#8220;Ölüm Vuruşu&#8221; Yeşilçam hayatımın sonu olacakmış.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun yanında Yeşilçam emektarlarından Sönmez Yıkılmazın oynadığı iki Rambo klonu filmi burada bahsetmeden geçemeyeceğim. Filmlerden ilki 1986 yapımı “Ramo / Türk Rambosu” diğer film ise 1987 yapımı “Silaha Yeminliydim” filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda belirttiğim gibi Yeşilçam&#8217;ın bu son çırpınışları günümüz B-Film severler için koleksiyonluk cevherler olarak karşımıza çıkıyor. Hatta &#8220;Korkusuz&#8221; bir Amerikan (Darkmaze) şirketi tarafından DVD ve İngilizce dublajlı olarak piyasaya sürüldü. Umarım bizde bir gün bu cevherlere gereken değeri verir ve bu filmleri tozlu raflardan çıkartıp hakettiği değeri veririz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/turkish-bruce-lee.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1290" title="turkish-bruce-lee" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/turkish-bruce-lee.jpg" alt="turkish-bruce-lee" width="646" height="318" /></a><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/cetininanc.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1292" title="cetininanc" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/06/cetininanc.jpg" alt="cetininanc" width="425" height="319" /></a><strong>Çetin İnanç</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<p><object width="400" height="330" data="http://blip.tv/play/gfQu9b8dkP8i" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://blip.tv/play/gfQu9b8dkP8i" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/turk-rambo-ve-bruce-lee-klonlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendini &#8220;Dünyayı Kurtaran Adam&#8221; mı sanıyorsun?</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/kendini-dunyayi-kurtaran-adam-mi-saniyorsun/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/kendini-dunyayi-kurtaran-adam-mi-saniyorsun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 May 2009 21:17:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Aytekin Akkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Arkın]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı Kurtaran Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun Uçar]]></category>
		<category><![CDATA[George Arkın]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Peyda]]></category>
		<category><![CDATA[Jet Rejisör]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[The Man Who Saves the World]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Bad Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Yadigar Ejder]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=964</guid>
		<description><![CDATA[Çetin İnanç’ın yönetmenliğini yaptığı “Dünyayı Kurtaran Adam” hak ettiği değeri ülkemizden önce yurtdışında görmüş, popülaritesi günden güne artmış, belki de dünyada en çok bilinen Türk filmi. Son zamanlarda film ülkemizde de yeni nesil tarafından, biraz alaya da alınarak keşfedilmiştir. Sadece Türk Sineması’nın değil, Dünya Sineması’nın da yapılmış en kötü filmlerinden birisi olarak kabul edilen filmle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="size-full wp-image-965 alignleft" title="dunyayi-kurtaran-adam" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/dunyayi-kurtaran-adam.jpg" alt="dunyayi-kurtaran-adam" width="303" height="434" />Çetin İnanç’ın yönetmenliğini yaptığı “Dünyayı Kurtaran Adam” hak ettiği değeri ülkemizden önce yurtdışında görmüş, popülaritesi günden güne artmış, belki de dünyada en çok bilinen Türk filmi. Son zamanlarda film ülkemizde de yeni nesil tarafından, biraz alaya da alınarak keşfedilmiştir. Sadece Türk Sineması’nın değil, Dünya Sineması’nın da yapılmış en kötü filmlerinden birisi olarak kabul edilen filmle ilgili Çetin İnanç’ın kendi yorumuyla, Pınar Öğünç’ün “Jet Rejisör Çetin İnanç” kitabında yayınlanmış  yazısını siz <em>iyi “kötü film”</em> takipçileriyle paylaşıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">“İnsanoğlunun ilk uzaya açılıp aya gitmesiyle “uzay çağı” başlar. Uzay çağı dünyalılar için bir ilerleme çağıdır; binlerce yıl böyle yaşamışlardır. Uzay çağı geçmiş, zaman ve yaşam galaksi çağına ulaşmıştır. Yüz binlerce yıl geride kalmış, dünya ve gezegenler sistemi, uzayda galaksi sistemine dönüşmüştür. Medeniyetler, tarihler geride kalmış, insanlar ilk çağlardaki gibi basit yaşamla yetinmeye başlamışlardır. Ve bütün güçleriyle ölümsüzlüğü ulaşmak, devamlı yaşamı sağlamak için amansız bir çalışma ve mücadeleye girmişlerdir. Bu çağlarda dünya milletleri, medeniyetleri, ırkları, dinleri, ayrı devletler halinden çıkıp tek bir varlık haline geldiler. Tek bir dünyalının yaşayışları ve kavimleri galaksi çağının dünya insanlarını meydana getiriyordu. Dünya çılgın bir nükleer silahlanmanın sonucu olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmişti. Dünya bu gibi tehlikeleri birkaç kez geçirmiş, hiçbir kuvvet dünyayı yok edememiş, fakat dünya bazı zamanlarda parçalara ayrılmış, dünyadan kopan parçalar uzayda meteor taşları haline gelmişti.</span><span id="more-964"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Bazı gezegenlerde hayat devam etmekte, yaşam sürmekteydi. Ama nükleer savaş çok hızlanmıştı. Hükmetmek, daha güçlü olmak için bu güzel, mutlu dünya delice parçalanırken birden gizli ve çok güçlü bir düşmanla karşı karşıya kalındı. Beş milyar yıl önce ışın ve enerjiden madde haline gelen dünyamız galaksi çağında lazer ışınlarının etkisiyle toz bulutları haline gelip parçalanmaktadır. Bu düşman kimdi? Hangi galaksideydi? Bütün dünyalılar bu tehlikeye karşı tek bir silah kullandılar: İnsan beyin gücü ve iradesiyle birleştirilmiş bir tabakayla karşı koymaya başladılar. İnsan beyin moleküllerinin sıkıştırılmasıyla oluşturulan bir tabaka dünyayı koruyordu. Dünya her saldırı karşısında toz bulutu haline gelmekte, önündeki koruyucu kalkanın arasına sığınmaktaydı. Bu kalkanı delecek tek güç insan beyni ve iradesiyle yaratılacak bir silahtı. Ama gerçekte galakside bulunan dünya düşmanları silahları ne kadar güçlü olursa olsun, beyinleri yoktu. Dünya ve insanın değeri sonsuzlukta en büyük silahtı. Dünyalılar bu bilinmeyen düşmanı aramaya başladılar. Ama ne yazık ki gönderilen hiçbir savaşçı geri dönmedi. Dünyalılar toplandılar, bir araya gelip çare aradılar. Tek çare düşmanı bulup savaşmaktı. En büyük, en güçlü iki Türk savaşçısı ve diğer dünyalılar uzaya açılıp bilinmeyen düşmana savaş ilan ettiler. Bazı dünyalılar bu savaşa katılmadılar. Fakat hayal güçlerini gerçek ve mantıkla birleştiren her insan bu savaşa katılıp kazanmak azmindeydi.” </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><img class="aligncenter size-full wp-image-971" title="dunyayi-kurtaran-adam1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/dunyayi-kurtaran-adam1.jpg" alt="dunyayi-kurtaran-adam1" width="630" height="245" /><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;">“Dünyayı Kurtaran Adam” bir tiradla açılır. Ben yazmıştım onu. Aslında ilk başta böyle bir giriş planlamamıştık, fakat sonra film biraz kısa geldi. Cüneyt abi de bir yere gitmişti başka bir film için. Eldeki görüntülerin üzerine durumun mana ve ehemmiyetini anlatan bir şeyler çiziktirdim. Bakmayın, o giriş bayağı ilgi gördü, bana “abi, geleceği görmüşsün” diyen çok çıktı. Geleceği görmesini bilmişiz de, yaşadığımız günü görememişiz.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanın bazı olaylar aklı ermiyor, tabiat olayı gibi. Daha önce nasıl tutulan modalardan filmler çıkarttıysak, “Dünyayı Kurtaran Adam”  da öyle çıktı. Yedi sekiz sene sonra birden absürt film, kült film, cart film, curt film diye millet konuşmaya başladı. Bir kere o zamanlar tüm dünyayı “Star Wars” modası kasıp kavurmaya başlamıştı. Japonu, Çinlisi, İtalyanı uzay işlerine girmiş, biz niye girmeyelim? Uzayda geçen bir kahramanlık öyküsü işte, uzay-avantür… Cüneyt abiyle yaptığımız bütün filmlerde senaryoyu o yazardı, anlaşmamız öyleydi. Ama sonra sette birlikte değiştirdiğimiz şeyler olurdu. Bu film için ikimizin de kafasında bir şeyler vardı, bir güzel birleştirdik. “Yıldızlar Savaşı” nı seyretmiş, beynimiz açılmış da, başyapıt çekmeye karar vermiş değiliz. Yine aynı mantıktan, tutar diye düşündüğümüzden çektik bu filmi. Savaşçı hep çekiyoruz, bu sefer de dünya parçalansın, uzay savaşçısı olsun istedik.</p>
<p style="text-align: justify;">O döneme kadar uzay filmi de yapılmamıştı galiba. “Astronot Fehmi”yi sayma, onun derdi başkaydı. “Turist Ömer Uzay Yolunda” da bir serinin devamı. Maksat uzay efekti yaratmak değildi orda. Biz sıfırdan tipler ve olaylar kurguladık bu iş için.</p>
<p style="text-align: justify;">Senaryo kabaca oluştuktan sonra, hemen Nuri abi (Kırgeç) aksesuarları hazırlamaya başladı. Plastikten olmaz, bazı şeyleri pelüşten yapalım istedik. Filmde görünenlerin dışında, asıl daha güzel dekorlar hazırlayıp Kilyos’a kurmuştuk. Işıklı mışıklı uzay gemileri yapmıştık. O zaman Kilyos tam çöl. Gece yağmur indirmiş, ertesi gün bir gittik ki, hiçbir şey kalmamış sabaha. Sonra yeni bir formül bulmak lazımdı: Kapalı sahneleri İstanbul’da, geri kalanını da en azından bir atmosfer versin diye Ürgüp’te çektik. Çekimler yirmi, yirmi beş gün sürdü. Ee, sonunda başka filmlerden parça almak mecburiyetinde kaldık tabii. Ama tepemin tasını attıran bir şey var. Bana diyorlar ki, “filmin yarısını Star Wars’dan araklamışsın”. Bir kere on altı ayrı filmden, belgeselden görüntü kullandım ben, diğerlerini çakabilmişler mi? Yok! “Star Wars”un da anlaşılacağını bile bile koydum. Bir yandan örnek teşkil etmek istiyordum, kafasında bu tarz filmler yapma fikri olanlar varsa bana baksın, ibret alsın, u memlekette bu kadarının olacağını bilsin diye. Her şey para, para, para…</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-975" title="dunyayi-kurtaran-adam2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/dunyayi-kurtaran-adam2.jpg" alt="dunyayi-kurtaran-adam2" width="630" height="245" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hem her yerdeyim, hem de hiçbir yerde </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dublaj stüdyosunda öne dekorlar yaptık, arkadan görüntüler geçiyordu. O uzay gemisindeymiş gibi kafalarını eğdikleri yer bir dublaj stüdyosu aslında. Filmin içine alınmış parçaların çoğu sinemaskoptur, uzun resimlerdir yani. İnsanların olduğu bazı bölümlerde de görüntüyü sinemaskop vermiştik. Deforme, tuhaf insanlar etkisi yaratabilmiştik bu sayede. Anlayanın anlayacağı şeyler bunlar, yoksa çok göze çarpmıyor. Canavarların içinde de bizim kavgacı takımı vardı: Kadir Kök, Aydın Haberdar, Yadigar Ejder, Mehmet Uğur, Sönmez Yıkılmaz. Onlar yine bin senedir ettikleri kavgalarını ettiler. Birkaç tane de harbi karateci vardı. Nihat Yiğit’le mesela başka filmlerde de çalışmıştık.</p>
<p style="text-align: justify;">Cüneyt Arkın bir yıldız nasıl böyle bir filmde oynarmış! “Dünyayı Kurtaran Adam” , Kara Murat’ın bir versiyonu özünde. Mevzu kale değil, evren. Zaten Cüneyt dışında başka biri de oynayamazdı o rolü; onun gibi çevik, atlayan, zıplayan, parende atan, gözü kara başka bir oyuncu var mı? O olmasa ne Kara Muratlar olurdu, ne de bunlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi, filmde 13.kabile diye bir şey geçer. 13.kabile, İncil’de geçen, büyük baskılardan kaçarak Kapadokya çevresine sığınan Hıristiyan bir grup. Filme başlamadan önce Göreme’de bir kilisede dolaşıyordum.  Duvarda bir kabartma resim gördüm. Aynı bugünün bir uzaylısını, astronotu kıyafetiyle, kaskıyla falan freskte gördüm. İnanmayan baksın. Sordum birine, “yüzyıllar önce zulümden kaçan Hıristiyanların kurtuluşları ancak bir şekilde olacaktı: ölümsüzlüğü bularak” dedi. Ne güzel, tam bizim senaryoya göre! Hemen ölümsüzlüğün peşinde olan iyileri, kötüleri ekledik filme.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya parçalanmış, belki dörde, belki beşe, belki yirmi beşe bölünmüş. Bunlardan sadece bir parçasında hayat devam ediyor. Türkiye de bunların içinde; 13. Kabilenin yaşadığı toprak parçası da. Dünyanın devam edebilmesi için orada hayatın sürmesi şart ve bunu istemeyen çok daha kötü, çok daha büyük güçler var. İşte ikisi bunun savaşını veriyorlar. İki uzay askeri, kurtarıcımız yani, uzay gemilerine binmiş giderken bir patlama oluyor, bilmedikleri bir yere düşüyorlar. Cüneyt abiyle Aytekin kaybolan 13. Kabilenin kalıntılarına rastlıyorlar. Orası aynı zamanda Sihirbaz’ın gezegeni. Sihirbaz ölümsüz. Ölümsüzlüğünü de diğer insanların, uygarlıkların beyinlerini, canlarını emerek sağlıyor. Bu yüzden o gezegen parçasında şimdiye kadar gelmiş geçmiş bütün kültürlerden, uygarlıklardan, ırklardan insanlar var. Teknoloji o kadar ilerlemiş ki, artık daha ileri gidememişler, ilk çağa dönmüşler. Mağarada yaşıyorlar. Tam olarak zaman belli değil gibi görünse de, çok ileri bir zamandayız.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-978" title="dunyayi-kurtaran-adam3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/dunyayi-kurtaran-adam3.jpg" alt="dunyayi-kurtaran-adam3" width="630" height="245" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ortalarda bir yerde dan diye kendilerini Hacı Bektaş Veli’nin türbesinde bulurlar. Şimdi bir sürü insana acayip gelmiş burası. Filmin meselesi: İnsanlık ölümsüzlüğü ararken dinlere ne olacak? Filmi Nevşehir’de çekiyoruz, Hacı Bektaş Veli’nin türbesi orada. Böyle önemli bir dini figürden yararlanmayalım mı yani! Kullanmasak yazık olurdu, bir daha ne zaman gideceğiz? Birde o zamanki Nevşehir Belediye Reisi Aleviydi, ona da jest olsun istedik. Mesela sen bir pastanede biriyle röportaj yaparsın, pastaneci gelir. “abi, dükkânın ismi de bir yerde görünse” der ya, aynı o hesap. Ama kıyak yapmak için de filmin felsefesine zarar vermedik, bilakis bence etkileyici sahnelerdir onlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Dikkatinizi çekerim, ne diyordu ütün evreni ele geçirmek isteyen sihirbaz: “Hem her yerdeyim, hem hiçbir yerdeyim.” Üzerine bir saniye düşünmezsen komik gelir bu cümle sana, es geçersin. Ama üzerine ne felsefi romanlar yazılabilir. Anlatınca atmasyon gibi geliyor, biraz durunca sembolik olarak düşünecek şeyler olduğuna inanıyorum ben. Şimdi Amerika Afganistan’ı, Irak’ı, orayı burayı bombalamıyor mu, kendi varlığı sürsün diye yapmıyor mu bunu? O zaman Amerika hem her yerde, hem hiçbir yerdedir. Ölümsüzlük için başka uygarlıkların canını, beynini emmek zorundadır, yani bizim kurtarıcılara ihtiyacımız vardır. Yalan mı? Sihirbaz filmin sonunda ikiye ayrılır, ama yine de öldüğüne, yok olduğuna dair bir işaret yoktur. Belki bir gün ikincisi çekilirse, Sihirbaz orada tekrar canlanacaktır muhakkak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pelüşleri mağaradan çıkardık, bok oldu haliyle</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Filmde bir tane kadın kahraman sembolik olarak var; iyilik timsali o da. Bu tarz filme kadın çok gitmezdi. İki jönün ağırlığını dağıtmak gerekir. Üç-dört kadın oyuncu getirmişlerdi, en uygunu o gibi gelmişti bize. Diyorlar ki, “herifler uzaya düşmüş, yine kadın muhabbeti yapıyor.” Erotik filmlerden konuşurken söylemiştim, insanın olduğu yerde erotizm, doğrudan olmasa bile göndermeli olarak mutlaka vardır. Onun için savaşçılar kendi aralarında hep kadınlardan konuşur. Hem seyirci sıkılır sürekli canavar, iskelet görmekten. Kadın hiç biter mi; insanın yaşamında bitmiyor ki! Madem evrende hayatın sürdüğü son parçadayız, kadın muhabbeti de eksik olamaz aynı nispete.</p>
<p style="text-align: justify;">Ürgüp’teyiz ya, çekim yapılırken turistlerin ilgisini çok çektik. Normal bir turist olarak mağaralara falan bakmak istiyorlar, sonra bizi götürüyorlar; tip tip yaratıklar, uzaylılar muzaylılar… Oyuncularla resimler çektiren oldu. Türkiye hatırası olarak bizim resimler var yani şimdi kimlerin evinde. Oranın halkına çok acayip gelmedik, çünkü bölge turistik olduğu için onlar gelene gidene, yabancıya, tuhafa alışmışlar. Çita maymunu gelse yine dönüp bakmazlar yani. Bu da bizim işimiz kolaylaştırdı; bir de halkla uğraşsaydık yanmıştık. Ama figüran olarak çok yardımcı oldular bize. Hatta Niğde’de bir birlik vardı, onlara kıyafet verdik, jandarmalar da yardım etti. Biri Romalı oldu, biri Arap oldu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Modern dünya eleştirisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Atmosfere göre bir takım efektler de denedik. Mesela gölge dediğin, normalde beyaz üzerine siyah çıkar. Her şey hayat ötesi ya, biz kırmızı gölge yaptık. Işığı tersten verdik, mumyaları canlandırdık. O mumyaların canlandığı mezarlar da gerçek mumya mezarıdır ha… Kültür Bakanlığı izin vermişti bize. Nevşehir Valisi Aziz Bey, sağ olsun, yardımcı oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyorlar ki, “Cüneyt Arkın ayağında koca taşlarla nasıl tekme atıyor, mukavva olduğu çok belli.” Biz orada başka bir şeyin altını çiziyoruz, “öyle bir zaman gelecek ki, taşlar mukavva gibi gelecek bize” diyoruz. Taş Devri’ne de bir mesajı var. Dünya modernleşecek, modernleşecek, sonunda en iptidai günlerine dönecek. O eldivenler falan malzeme olarak çok iyi değil tabii, biz o meydanda öyle yapabilmişiz ancak. Düşünün işte, malzememiz biraz kaliteli olsaydı, ne şahane olurdu. O kayaları yapmak için strafor bile bulamadık da, kâğıtları alçıyla sıkıştırdık. Adam ayağına kaya bağlıyor, halter kullanmıyor, kendini güçlü yapmak için iptidai şartları kullanıyor. Hatırlarsanız sonra o yaratıklara çarptığı zaman da bir patlama meydana geliyor. Yani yaratıkların dayanamadığı tek güç, insanın gücü. Mevzu biraz karışık gelebilir, tam anlaşılamayabilir, ben bile anlamıyorum zaten. Zaten mesele bir var oluş ve yok oluş sorunu değil mi? Öyle kolay yoldan çözmek de, anlatmak da olmaz haliyle. Geleceğin nasıl geleceğini kim biliyor ayrıca?</p>
<p style="text-align: justify;">Koskoca ordu yürüyerek gelir filmde. Uzay gemilerimiz olsaydı, onların içinde güzel güzel gelseler daha iyi olmaz mıydı? Baştan işler biraz ters gitti ya, sonradan içimize sinen gibisini yapmak için çok para harcamak gerekecekti. Önemli olan yaratık yaratmak. Başta pelüşleri mağaradan çıkartmayıp bazı efektlerle çekecektik. Sonra dışarıda kullanmak için başka yaratıklar düşünecektik. Olmadı, pelüşleri gün ışığına çıkınca da bok oldu haliyle. O kadarının biz de farkındayız. Biz de biliyoruz bir şeyler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dünya mı kurtuldu, yapımcı mı battı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cüneyt abi bir yerde “dünyayı kurtardık ama yapımcıyı batırdık” dediyse, espri olarak söylemiştir. Çünkü o zamanın şartlarında çok kötü iş yapmadı bu film. Biz hesapladığımızdan daha fazla para harcamak zorunda kaldık, o ayrı. Normal avantür filmlerimizin iki katı kadar para harcadık ama iki katı kadar da kazandık diyebilirim. İstanbul’da, Adana’da fena değildi kendine göre. Başka şartlarla imal edebilseydik, başka türlü konuşulan bir şey çıkardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Film hayat ötesi ama doğruya doğru, çekerken başyapıt olacak diye hayal görmedik. Elimizde ne varsa onunla çekelim istedik. Doğru ya da yanlış, isabetli bir iş yapmışız gibi geliyor. “Matrix” ne ki kardeşim? Biz de işte gerçeğin ötesinde gerçek olan bir hayal görmüşüz; Allah’ın yaratmadığı yaratıklar yaratmışız. Film hala gösteriliyor, afişleri satılıyor, arayan soran oluyor, paneller yapılıyor, millet deliriyor. Gerçi İzmir’den taşınırken su bardaklarını sardık biz o afişlerle, akıl edemedik ki…</p>
<p style="text-align: justify;">Zaten ben bu işin üstüne düşseydim, gelen gazetecilere ha hu yapsaydım, şimdi başka yerde olurdum. Unutulmuş ne filmler, ne yönetmenler var. Eleştirsinler, hiç gocunmam. İnsan kompleksinden çok korkarım ben. Eleştirmeden hakaret edenler bir yerlerde kompleksi olan insanlardır bence. Amerika’da gözlerimle gördüm, “Türk İşi Yıldız Savaşları” diye VCD’si satılıyor. İnternete ben giremiyorum da söylüyorlar, bir sürü yabancı yerde adı geçiyormuş, hakkında yazılar varmış. Yabancı gazeteciler gelip görüştü ya benle, bence onlar yayıyorlar. Dünyada en çok satan on Türk filminden bir tanesi “Dünyayı Kurtaran Adam”; istatistikleri var.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-981" title="dunyayi-kurtaran-adam4" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/dunyayi-kurtaran-adam4.jpg" alt="dunyayi-kurtaran-adam4" width="640" height="480" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kült film nedir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Duyduk, İtalya’da absürt filmler yarışmasına girmiş film. Ed Wood diye bir adam var, dünyanın en kötü filmlerini yapmış, ondan sonra da ikinci benmişim. Bir arkadaşıma arkadaşı haber vermiş, yoksa beni arayan soran olmadı. Belki doğrudur, belki yanlış. Ondan sonra iyice basının ilgisini çekti, yeniden alevlendi. Gençler arasında yayıldı, kasetlerini izlemeye başladılar. Filmin kendisinden çok, benim tahminim, Cüneyt Arkın sempatisinin doruğa çıkmasıyla oldu bu. Sonra Almanya’dan bir-iki genç geldi, benim gibi uçan adamlar değil, bayağı kafaları çalışıyordu. Onlarla sohbetimizi ettik. Metin (Demirhan) çok ilgilendi. İyi bir şey tabii yirmi sene sonra bir filmin konuşuluyor olması. Bir sıfat aradılar bu işe, acayipliğine bir şey bulamayınca “kült” dediler. Üzerine bir şey yapılamayan filmdir kült film. O zamandan beri filmi izlemiyorum. Bizim ortak, yayın hakkını Show TV’ye satmıştı. Sonrasını bilmiyorum. Benim için bir hayrı yok filmin. Bazen festivallerde göstermek için arayıp kopya istiyorlar, bende yok yani. Bunlar farkında olup da anlattıklarım; kim bilir farkında olmadan neler yapmışızdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta insan hakkında sorular soran bir filmdir “Dünyayı Kurtaran Adam”. Bir kere, dünya parçalansa da üç tane dine bir şey olmayacak diyoruz. Varoluşundan beri ölümsüzlüğün peşinde olan insanoğlu, dünya parçalansa da aynı şeyin peşini bırakmayacak diyoruz, Uzay Çağı diyoruz. 21.asrın tılsımı, beş dakika sonra ne olacağını bilememizdir. İkiz Kuleler nasıl patladı, artık güvende olan bir şey yoktur. Uzay Çağı budur benim fikrime göre. İsterlerse eğlensinler benim canavarlarımla. Yine yapsınlar bu komiklikte bir şey,  ben yine seyrederim. Beğenmeyene de bir şey yapamam. “Abi çok gülüyoruz sayende” diyorlar, bu bile önemli bir şey değil midir? Güldürmesi beklenen şeyler çok güldürmezler zaten insanı. Kendimize gülüyoruzdur belki de.</p>
<p style="text-align: justify;">Şu Cem Yılmazlı olana kadar, başka uzay filmi yapıldı mı, ben şahsen bilmiyorum. İşin sadece para olmadığını anlatmak istiyorum. Artık sponsorlar var, paralar bulunuyor, büyük yapımlara girişiliyor. Biraz da içinde o hayali, o absürtlüğü yaşatmakla ilgili bir şey bu. Paramız hiçbir zaman çok olmadı, ama hayal gücümüz bizim sermayemizdi. Bence Cem Yılmaz gibi popüler, paraya para demeyen bir adamın “GORA”yla bu uzay işine girmesi de bizim için iltifattır. Cem kardeşimin de hayalci, absürt bir yanı var, ama onun uçuşu başka türlü. Hep yapılmış olanın komiğini yapar o, bizim gibi natürel komik değildir, ama alanında da fevkalade başarılı bence.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir süredir birileri “Dünyayı Kurtaran Adam”ın ikincisini çekmenin fantezisini kuruyor. Çok insanın dilinde bu laf. Bir, bu öyle az buz parayla olmaz; ikincisi de, nasıl olur? “Çetin olmazsa Ahmet olur” der, başka biriyle de çekebilirler, ama neticede hangisinin insanların içine sineceğinden ben emin değilim. Bunu Cüneyt abiyle konuşmuşluğumuz yok, muhtemelen o da benim gibidir. Filmimizin sevenleri ikincisini istiyordur, ama hayata nasıl geçer, o kısmı karışık.”</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/kendini-dunyayi-kurtaran-adam-mi-saniyorsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Killing Uçan Adam&#8217;a Karşı (1967)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/killing-ucan-adama-karsi-1967/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/killing-ucan-adama-karsi-1967/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 19:28:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Casus Kıran]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Feridun Çölgeçen]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Peyda]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Zan]]></category>
		<category><![CDATA[İrfan Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink]]></category>
		<category><![CDATA[Killing]]></category>
		<category><![CDATA[Killing Uçan Adam’a Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Killink]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Soley]]></category>
		<category><![CDATA[Nebahat Çehre]]></category>
		<category><![CDATA[Pervin Par]]></category>
		<category><![CDATA[Suzan Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Atadeniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=946</guid>
		<description><![CDATA[60&#8242;lı yıllarda İtalya’dan dahiyane bir eser yayıldı dünyaya ve Türkiye’ye. Bu bir fotoromandı. Erotik polisiye mi desem? Sado-mazo mu? Fantastik anti kahraman mı desem? İskelet adam ya da iskelet resimli bir kostüm giymiş ,adı Killing olan bir anti kahraman. İkinci sayfada Killing şöyle tanıtılıyor: “Dehşet saçıyor, şeytani dehası ile insanlara kabus hayatı yaşatıyor…” Dina adında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-960" title="kilink-ucan-adama-karsi3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/kilink-ucan-adama-karsi3.jpg" alt="kilink-ucan-adama-karsi3" width="612" height="435" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: justify;">60&#8242;lı yıllarda İtalya’dan dahiyane bir eser yayıldı dünyaya ve Türkiye’ye. Bu bir fotoromandı. Erotik polisiye mi desem? Sado-mazo mu? Fantastik anti kahraman mı desem? İskelet adam ya da iskelet resimli bir kostüm giymiş ,adı Killing olan bir anti kahraman.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci sayfada Killing şöyle tanıtılıyor: “Dehşet saçıyor, şeytani dehası ile insanlara kabus hayatı yaşatıyor…” Dina adında bir sevgilisi var; seksi, devamlı siyah iç çamaşırlarıyla dolaşıyor (evde tabii ki). Fotoromandaki diğer kadınlar da çıplaklar; her fırsatta iç çamaşırlarıyla kalıyorlar, seksiler. Jartiyer, kırbaçlar, sado-mazo ölümler, işkenceler… İşte böyle bir fotoroman. <span id="more-946"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Elleri bağlanmış kadınlar, seksi siyah külot ve sutyenleriyle kanlar içinde kalıncaya kadar kırbaçlanıyor ve ölürken orgazm çığlıkları atıyorlar. Zevk alan vücutlar cezalandırılmalı, ama Killing’de cezalar peşin kesiliyor, cezalandırılan vücutlar zevk alıyorlar. Hep bunlar Marki De Sade’ın yüzünden…</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim Yeşilçam’ın uyanık prodüktörleri hemen bir Killing filmi yapıyorlar. Killing’i “Killink” yaparak yani sondaki “g” harfini “k” harfiyle değiştirerek telif problemini de çözüyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu kısaca şöyle: Killink gizlice Türkiye’ye geliyor… Bir tabut içerisinde, Profesör Hulusi tabutu açıyor. Killink çıkıyor ve formülü istiyor, çünkü bu formül sayesinde dünyayı ele geçirecektir. Prof. Hulusi direniyor, vermek istemiyor bu formülü, tabii Killink de haklı olarak öldürüyor Hulusi’yi. Ama formül eksikmiş meğer, bu yüzden de Killink İstanbul’da bir süre daha kalmaya karar veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-951" title="kilink-ucan-adama-karsi2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/kilink-ucan-adama-karsi2.jpg" alt="kilink-ucan-adama-karsi2" width="470" height="354" /></p>
<p style="text-align: justify;">Prof. Hulusi’nin cesedini bulan komiser gayet Türk “ Boş verin bu olayı büyütmeyelim” diyor. Hulusi’nin oğlu mezarlıkta babası için Fatiha okurken  bir takma sakal cin, deli karışımı ihtiyar çıkıyor, ekolu bir sesle “babanın intikamını al” diyor. Ona sihirli bir sözcükte öğretiyor, “şadem” diyeceksin diyor. Şadem diyen oğul bir anda uçan adam oluyor… Killink’in peşine düşüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir sahnede Uçan adam kötü adamların arabasının üstüne atlıyor “küt” diye. Kötü adamlardan biri işe uyanıyor, “Yine arabanın üstünde Uçan adam var” diyor, anlıyoruz ki arabanın tepesine devamlı uçan adamlar düşüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii ki erotik sahneler de var. Profesörün seksi sekreteri Mine Soley o yılların en hoş kadınlarından biri, üstelik çırılçıplak,yine aynanın karşısında soyunuyor. Fotoromana sadık kalınmış ve siyah iç çamaşırı ile sado-mazo bir sahne çekilmeye çalışılmış. Killink önce öpüyor sonra gırtlaklıyor falan… Kalleş bir makas kesiyor bu sahneleri.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-953" title="kilink-ucan-adama-karsi" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/kilink-ucan-adama-karsi.jpg" alt="kilink-ucan-adama-karsi" width="509" height="196" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka dünyadan sesleniyormuş gibi bir havası var. Bol çizikli sürreal bir hayat bu. Olmuş olabilir diye düşünüyor insan. Parıldıyor güneş de yanıp sönüyor gözümüzü alıyor. Peki nasıl oluyor da sadece iki renk bir dünya da insanlar, ağaçlar, kuşlar, eşyalar birbirinden ayırt edilebiliyor, ışık gözümüzü alıyor. Eğer hayat sadece beyaz olsaydı hiçbir şey göremezdik, belki siyah bu yüzden var bence. Neyse bu konu beni aşar.</p>
<p style="text-align: justify;">Killing sevgilisi Dina’ya şehirdeki güzel kadınlara musallat olan bir katilden bahsediyor… Dina siyah iç çamaşırlarıyla yine cevap veriyor “O  halde bu şehirdeki bütün güzel kadınlar tehlikede.” Bence de.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/killing-ucan-adama-karsi-1967/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
