iyiköfüfilm

8
May
2011

Nazisploitation Filmleri

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Nazisploitation: Nazi exploitation (ayrıca Nazisploitation olarak bilinir), İkinci Dünya Savaşı kurgusu üzerine çekilen, kötü Nazilerin sıklıkla esir kamplarında cinsel suçlar işledikleri, exploit ve sexploit filmlerin alt kategorisi bir türdür. Çoğu “hapisteki kadınlar”  üzerine kurgulanan bu filmlerin kurgusu, yüksek sadizm, vahşet ve aşağılama içeren şekilde ölüm kamplarına, Nazi genelevlerine kaymıştır. Bu türde çekilmiş en etkili isme sahip ve en kötü şöhretli film Kanada yapımı Ilsa, She Wolf of the SS (1974) isimli filmdir (ayrıca bu türün standartlarını belirleyen film olmuştur). Filmin sürpriz başarısı ve devam filmleri, çoğu İtalyan birçok Avrupalı film yapımcısının Nazi vahşeti üzerine onlarca film yapmalarına neden oldu. Ilsa ve Salon Kitty serileri başarılı yapımlar olurken diğer filmlerin çoğu gişe başarısızlığıyla sonuçlandı ve bu janr 1980’lerin ortasında ortadan kayboldu.

İtalya’da bu filmler “il sadiconazista” olarak bilinen dönemin bir parçasıydı ve Tinto Brass’ın Salon Kitty, Liliana Cavani’nin The Night Porter ve Pier Paolo Pasolini’nin Salò isimli filminden etkilenmişlerdi. Bu janrın göze çarpan yönetmenleri Paolo Solvay (The Beast in Heat olarak bilinen La Bestia in Calore, SS Hell Camp), Cesare Canevari (Last Orgy of the Third Reich olarak bilinen L’ultima orgia del III Reich) ve Alain Payet (Hitler’s Lust Train, Love Train for The SS olarak bilinen) idi ve hepsi 1977’lerdendi. (daha&helliip;)


8
Şub
2011

Ajita Wilson

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Ajita Wilson, 1950 yılında Amerikalı bir baba ve Brezilyalı bir annenin erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. Ajita Wilson (gerçek adı George Wilson) sinema tarihinin en renkli kişiliklerinden biriydi. 70’li ve 80’li yıllar boyunca pek çok istismar filmi ve hardcore porno filminde rol aldı.

Brooklyn doğumlu olan Ajita Wilson transseksüel bir hayatı daha rahat yaşayabilmek için New York’a taşındı ve burada striptiz kulüplerinde şarkıcı ve dansçı olarak çalışmaya başladı. 70’li yılların ilk dönemlerinde yasal olmayan yeraltı projelerde, porno filmlerde oynamaya başladı ve bu dönemde bazı Avrupalı yapımcıların dikkatini çekti. Özellikle İtalya ve Yunanistan’da çalıştı. Bu dönemde o kadar çok yer altı filmlerde rol aldı ki Ajita Wilson’un tam olarak bir filmografisini çıkartmak neredeyse imkansız hale geldi. Film kariyeri IMBD’e göre 1976 yapımı Gola profonda Nera aka Black Deep Throat’la başlayan Wilson yine IMDB’ye göre yaklaşık 40 filmde rol aldı. Fakat bu listenin önemli bir bölümünün eksik olduğu da aşikâr. 1976 yılında yönetmen Cesare Canevari’nin Afrikalı bir elçinin İtalya’ya ziyaretini konu olan La principessa nuda aka The Nude Princess filminde İtalya da boy gösterdi.

İlerleyen yıllarda Ajita beyazperdede kişilik sahibi bir karakter olmaya başladı. Joe D’Amato, Lucio Fulci ve Jess Franco gibi yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu. Gariptir ki oynadığı filmlerin büyük çoğunluğunda da “Ajita” adını kullandı. (daha&helliip;)


7
Eki
2010

Io, Emmanuelle (1969)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Emmanuelle Arsan, Emmanuelle’i yazdığında bu kadar büyük bir sansasyon yaratacağını ve yazdığı bu romanla sinema tarihine yön verebileceğini tahmin etmiş midir acaba?  Bu sorunun cevabı büyük bir ihtimalle “Hayır” olacaktır. İnsanlar Emmanuelle’i romandan çok sinema filmleriyle tanıdı.

Çoğu kişi yapılmış ilk Emmanuelle filmini 1974 yapımı Emanuelle olduğunu düşünür. Fakat 1969 yılında yönetmenliğini Cesare Canevari’nin yaptığı Io, Emmanulle filmi bu furyanın ilk filmidir.

60’lı yıllarla birlikte Yeni Gerçekçilik akımı kendini yeni İtalyan dalgasına bırakıyor, yumuşayan sansür sistemi ve film tekniklerindeki gelişmelerle birliktede yönetmenlerin daha farklı fikirlerle ortaya çıkmasına olanak sağlıyordu. Cesare Canevari de bu dönemin yönetmenlerinden biri olmasına rağmen İtalyan sinemasında ses getiren bir yönetmen olamamış fakat ¡Mátalo! (1970),  The Gestapo’s Last Orgy (1977) gibi meraklısının ilgilenebileceği filmlere imza atmış.

Io, Emmanulle’yi 1974 yapımı filmle karşılaştırdığımızda daha az çıplaklık içerdiğini ve daha karamsar bir film olduğunu görüyoruz. Filmin ana karakteri Emmanuelle bir burjuva hedonizminin içerisinde ve davranışlarıyla da psikolojik olarak çökmüş nevrotik bir kadın portresi çiziyor. Nevrotik kramplar çeken Emmanuelle değişken bir ruh haline sahiptir ve karşı cinsle sürekli bir çatışma halindedir. Bu çatışma hali fiziksel bir çatışmadan ziyade psikolojiktir ve Emmanuelle’in  edonist yanını doyurmaya yöneliktir. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni