iyiköfüfilm

1
Ağu
2012

La orca (1976)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

La Orca, yönetmenliğini Eriprando Visconti’nin yaptığı bir İtalyan dram filmi. Başrollerinde Michele Placido, Rena Niehaus, Lisa Morpurgo ve Flavio Bucci’nin yer aldığı filmin aynı yıl itibariyle çekilmiş Oedipus Orca isimli bir devam filmi de bulunuyor. Bu filmin de yönetmeni yine aynı isim.

70’li yıllar boyunca kaçırılma filmleri oldukça revaçtaydı. Bunda özellikle dönemin Amerikalı zengin bir ailesinin kızı olan Patty Hearst’ün kaçırılma olayı büyük bir etkendi. 1974 yılında henüz 19 yaşında olan Patty solcu bir örgüt tarafından kaçırılır. Örgüt, hapisteki üyelerine karşılık Patty’i takas etmeyi teklif eder fakat reddedilir. Bir süre sonra kızı serbest bırakmayı reddeden grup, hazırladıkları video ile bir duyuruda bulunur: Patty örgüte katılmıştır ve Tania adını almıştır. Bir süre sonra örgüt için banka soygunu yaparken yakalanır ve hapse atılır.

İtalyan istismar sineması yaptığı Amerikan remake filmleriyle nam salsa da, kaçırılma konusu İtalyanlar için orijinal fikirlerle doluydu. Birçok terör örgütüne, mafya grubuna sahip İtalya’da kaçırılma neredeyse sıradan bir olaydı ve bu olayın filmlere yansıması da kaçınılmazdı.

La Orca’da ise mafya bağlantılı bir grup genç bir kızı kaçırır. Şımarık kurban Alice, Rena Neihaus tarafından canlandırılıyor. Kızı kaçıran grubun içinde yer alan yakışıklı ve genç delikanlı (Michele Placido) Stokholm Sendromu’nun tam tersi durumu yaşayarak genç kıza aşık oluyor. Tabi bu aşkın trajik sonuçlarının olması kaçınılmaz oluyor.  (daha&helliip;)


8
Haz
2012

The Pom Pom Girls (1976)

B-Film kategorilerinde yayınlandı.

The Pom Pom Girls ya da bilinen diğer adıyla Palisades High, senaryosu Joseph Ruben ve Robert J. Rosenthal’in bir hikayesinden sinemaya uyarlanmış bir film. 1976 yapımı filmin yönetmen koltuğunda filmin aynı zamanda senaristliğini ve yapımcılığını da yapan Joseph Ruben oturuyor. Los Angeles’ın biraz dışında yer alan bir lisede (Chaminade High School) geçen filmin başrollerinde ise Robert Carradine, Michael Mullins, Lisa Reeves ve Jennifer Ashley yer alıyor. Başrollerde yer alan Carradine, TV dünyasına ilk olarak Bonanza dizisi ile adım atmış

Filmin yönetmeni Joseph Ruben aynı zamanda bir yapımcı ve senarist. Amerikalı yönetmeni bir klasik haline gelmiş 1987 yapımı The Stepfather filminin yönetmeni olarak hatırlamak mümkün. Kariyerinin ilk yıllarında genellikle B filmler yapan yönetmen, Julia Roberts’ın başrolünde yer aldığı Sleeping with the Enemy, Macaulay Culkin ve Elijah Wood’un başrollerinde olduğu The Good Son gibi ana akım işlere de imza atmış.

Bir gençlik filmi olan The Pom Pom Girls’in konusu ise şöyle; Rosedale Lisesi futbol takımının oyuncusu amigo kızlardan birine aşıktır. Fakat kızın bir erkek arkadaşı vardır. Takımın bir diğer oyuncusu da iki amigo kız arasında hala kararsızdır… Bu arada Hardin Lisesi ile yapacakları Büyük oyun yaklaşmaktadır. (daha&helliip;)


1982 İtalya yapımı La Bimba di Satana -Satan’s Baby Doll olarak da bilinir- İyi “Kötü” Film’in konsepti için biçilmiş kaftan. Genellikle Frank Bronston, Martin White, Alan W. Cools gibi mahlaslar kullanmış olan yönetmen Mario Bianchi’nin filmografisi, spaghetti westernler ile açılırken, kısa süre içerisinde porno endüstrisine yönelmesi açısından enteresan. La Bimba si Satana ise yönetmenin porno ile korku türlerini iç içe geçirdiği  tam bir “çöp” film.

Bir tepe üzerinde konumlanmış büyük bir kalede karısı (Marina Hedman), kızı (Jacqueline Dupré), tekerlekli sandalyeye mahkum erkek kardeşi (Joe Davers), onun bakıcısı rahibe (Mariangela Giordano) ve evin uşağı (Alfonso Gaita) ile birlikte yaşayan Antonio Aguilar (Aldo Sambrell), zengin olduğu kadar hanzo görünümlü bir para babasıdır. Çok sevdiği karısının ölümüyle sarsılmış olmasına rağmen, aile dostları olan doktor Juan ile birlikte kadının cesedini, gelenek gereği kalenin kriptasına yatırırlar. Ölü annesinin çırılçıplak bedenini görmek genç ve körpe Miria’ya iyi gelmemiştir. Bu koskoca yapının içerisinde annesinin ölümü ile birlikte duyduğu korkuyu amcasının bakıcısı rahibe ile gidermeye çalışır. Oldukça dişli ve biraz sonra anlayacağımız gibi ateşli rahibe, uyumadan evvel beyaz iç gıcıklayıcı çorapları hariç her şeyini çıkaracak kadar titiz, lâkin hemen çaprazındaki oda kapısını kapatmayı düşünemeyecek kadar ilgisizdir. Açık bırakılan kapı, felçli amcanın gözetleme ve fantezi dünyasına dalma yetisini tetikleyerek, seyirciye sinema tarihinin en acayip oyunculuğunu ve buhranlı anlarını yaşatır. Ne tür bir oyunculuk eğitimi aldığını, gözlerini bir büyütüp bir küçültmesi dolayısıyla pek anlayamadığım felçli amca, rahibenin yatakta masturbasyonik hayaline dalmış havasını bulurken, kalede karanlık bazı olaylar meydana gelmektedir. (daha&helliip;)


Zombie Strippers, 2008 yapımı Jay Lee tarafından hem yazılan hem de yönetilen distopik dünyada geçen bir film. Kısa filmleri çoğunlukta olan yönetmenin uzunları arasında 2011 yapımı Alyce, Noon Blue Apples (2002) ve Season of Youth (2003) filmleri de yer alıyor. Normal seyirde ilerlemeye gerek duymadan anında konuya giriş yapan film, çok yüksek beklentilerle izlemememiz gerektiğini ilk sahnelerden belli etmesi, yönetmenin diğer yapımı olan Slaughter (2006) tadında.

Açılış sahnesinin George W. Bush ile yapıldığı, sistemdeki makinanın hatası sonucu Bush’un başkanlığının (arka arkaya) dördüncü dönemi olduğu bir zaman ve başkan yardımcısının da Arnold Schwarzenegger olduğu yakın gelecek Amerikası’nda geçen filmde, adalet bakanı olan Jenna Bush’un filmde verilmeyen “çok havalı” konuşması sonucunda ilerleyen olaylar! Bu olaylardan biri film içinde önemli yer tutan çıplaklık meselesi. Şöyleki; yapılan anayasal düzenleme ile toplum içinde “çıplaklık” yasaklanıyor. Bush’un kendisine uymayan bu yasaya el atması sonucu patlak veren savaş ve askeri kayıplar veren Amerika’da, bir amerikan firması çözüm üretmek için toksin üretir. İleride karşımıza çıkacak çlgın bilim adamının ürettiği bu virüsün bulaşıcılığı da verilen haberler arasında. Ortaya çıkan bu ciddi gelişme sonucu, olay yerine gönderilen hepsi de birbirinden (bir kişi dışında) “sert” olan ordu üyeleri duruma müdahale etmeye çalışır. Çılgın bilim adamının çılgın projesi; “eğitilebilen zombi askerleri”dir. Fakat deney sekteye uğrar, farklı cinsiyette farklı şekilde gözlemlendiği ortaya çıkar. X kromozumunda daha saf halde kalan ve mutasyona uğrayacak ama bunun çok sonradan farkedileceği bu deney şimdilik sadece erkekler üzerinde ilkelleştirici etkiye sahiptir. (daha&helliip;)


29
Nis
2012

Pink Flamingos (1972)

B-Film İstismar Filmleri XXX kategorilerinde yayınlandı.

John Waters sinemanın,sanatın “politically correct” olma zorunluluğundan, sadece istenen, beklenen, sıradan şeyleri gösterme zorunluluğundan sıkılmış ve bunu tersine çevirmeye çalışan işler çıkarmış bir yönetmendir. “Onu bir cümlede anlatın” deseler sanırım bu şekilde anlatırdım. Diğer bir deyişle “transaggressive” sanatın mihenk taşı. Pink Flamingos da bunu en iyi şekilde başardığı filmlerinden biri.

John Waters yönetmenlik yanında filmin senaristliğini ve yapımcılığını da üstlenmiş. Başrollerde ise Edith Massey,Mink Stole gibi dönemin ünlü isimleri ve tabi ki de yönetmenin en sevdiği oyuncularından Divine yer alıyor. Gösterime girdikten sonra bazı sahneleriyle tartışmalara neden olsa da çoğu sinemasever tarafından iyi yorumlar almış ve sevilmiş.

Divine oyunculuğunun yanında yarattığı bu karakter ile döneminin sıradışı isimlerinden biriydi. Filmin senaryosu da aslında daha çok onun üzerine kurulu.  Divine’ın “filthiest person alive” olarak tanınmasını hatta bu ününün ülke çapında yayılmasını yediremeyen,kıskançlık içinde durumu izleyen Raymond ve Connie Marble çifti bu konuda Divine’ı geçebilmek adına sürekli değişik aktiviteler içine girmektedirler. Fakat Divine’ın namını geçebilmeleri kolay değildir çünkü o hiçbir özel efor sarfetmese de doğuştan “filthy” bir karakterdir. Şehir merkezine gittiğinde yol kenarını tuvalet olarak kullanmak, arkadaşlarıyla cannibalism partileri düzenlemek,evlere gizlice girip koltukları yalamak, her an her yerde yakınlık derecesini önemsemeden oral seks yapabilmek gibi hareketleriyle bunu kanıtlamaktadır. Filmin ekstrem diye adlandırabileceğimiz sahnelerinden sadece birkaçı bunlar. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni