iyiköfüfilm

19
May
2014

Ruggero Deodato Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

Ruggero-Deodato

Cannibal Holocaust and the Savage Cinema of Ruggero Deodato

Ropörtaj: Gian Luca Castoldi

Sinema dünyasıyla ilk ilişkiniz 1950’lerde Roberto Rossellini’nin yönetmen asistanı olarak oldu. Bu fırsatı nasıl yakaladınız?

Bu büyük yönetmenin oğlu ile çocukluğumdan beri arkadaştım. Potenza’da doğmuş olmama rağmen her zaman Parioli’de (Roma’nın bir ilçesi) yaşadım ve sinema sektöründe çalışan birçok kişi benimle aynı yerde yaşıyordu. Erken yaşlardan itibaren sinema dünyası beni kendine çekmişti; çok geçmeden kendimi stüdyolarda ufak işler yaparken ve Lorenzo’nun (Rossellini) çok iyi bir arkadaşı olarak buldum , çoğunlukla onun Santa Marinella’daki evindeydim. Bir gün beklenmedik bir şekilde babası bana “Ruggerino, benimle gelip asistanım olmak ister misin?” dedi. Böyle bir şeyi hayal bile etmemiştim ama gittim ve üçüncü yönetmen asistanı olarak ilk filmimi yaptım, daha sonra çok geçmeden ikinci asistan oldum ve her seferinde hiyerarşide bir basamak yükseldim. Rossellini bir dahiydi ve çocukları da harika yeteneklere sahipti. Lorenzo daha da fazlasını yapabilirdi ama babası hiçbir zaman ona fazla yardımcı olmadı, böylece onun birinci yönetmen yardımcısı da ben oldum. Rossellini’nin yönettiği altı filmde çalıştım: II generale della rovere, Ere notte a Roma, Viva l’Italia, Vanina Vanini, Amina nera, ve bir kısa film olan Illibatezza (RO.GO.PA.G projesine olan katkısı). (daha&helliip;)


Geceyarısı filmlerine duyduğum ilginin oluşmasını sağlayan ve eminim benim gibi bir çoğunuzun da bu filmleri sevme sebebi olan, 19 sayı çıkmış kült dergi Geceyarısı Sineması’nın editörü Kaya Özkaracalar’ın İyi “Kötü Film” takipçileri için imzaladığı Geceyarısı Filmleri kitabına sahip olmak için yapmanız gereken aşağıdaki yorumlar kısmına en sevdiğiniz gece yarısı filmini nedeniyle birlikte kısaca belirtmek. Yorum yazanlar arasından yapacağımız çekilişle bir takipçimiz bizden bu nadide kitabı kazanacak. Bol şans!

“Kayalıkların dibindeki sahillerin ve harabe şatoların ozanı Jean Rollin, İtalyan korku sinemasının öncüsü Riccardo Freda, “itibara  mazhar” görülen bir B tipi film yönetmeni Roger Corman ve onun genç takipçisi Michele Soavi, gotik korku filmlerinin ustası Antonio Margheriti, “öteki” korku filmlerinin kült yaratıcısı Lucio Fulci, karanlık asi diva Asia Argento, siyah eldivenli sihirbaz Dario Argento, korku sinemasından kayan büyük yıldız Soledad Miranda sinema tarihine unutulmaz izler bıraktılar.

Kaya Özkaracalar, “Günahkar Rahibe”lerden, “Nazi Erotika”larına,”Fahişe” filmlerden “Snuff” filmlerine kadar, korkunun, gerilimin ve vahşetin damarlarında geziyor.

Bütün bu filmler sizi KARANLIĞA DOĞRU ÇAĞIRIYOR. Korkunun kanatlarında huzur ve güven arayanlar için işte size: GECEYARISI FİLMLERİ… Emin olun, keyiften ÖLECEKSİNİZ!”

 


3
Şub
2012

Poliziotteschi Filmleri

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Poliziotteschi, İtalyan suç ve aksiyon sinemasının bir alt türü olarak 1960’ların sonunda ve 1980’lerin başında en popüler dönemlerini yaşadı. “Poliziotteschi” terimi, “Polizia” polis kelimesinden türemiştir. Genellikle de Italian-Crime ve Euro-Crime filmler olarak adlandırılır. “Poliziottesco” kelimesi, özellikle 1970’lerde suç ve polis aksiyonlarını temsil eder ve bu filmlerin çoğunlukla işlediği konular arabalı ve motosikletli soygunlardır. Bunun yanı sıra kötü ya da iyi polis hikayeleri, mafya savaşları, Napoli, Milano, Torino ve Roma gibi büyük şehirlerdeki siyasi yolsuzlukları işler.

1960’lı yılların ortalarında İtalyan sinemasında spaghetti western türü popülaritesinin en üst seviyesine ulaşmıştı. Ancak 70’li yılların başından itibaren giallo filmlerle birlikte polizotteschi filmler de ilgiyi üstlerine çekmeye başladı.

Aktör Thomas Milian, “Spaghetti Westernler ve Polizio filmler gerçekte aynıydı, aralarındaki tek fark birinde insanların atlara diğerinde ise arabalara biniyor olması” diyerek spaghetti westernler ve polizio filmler arasındaki benzerliklere dikkat çekiyordu. (daha&helliip;)


28
Nis
2009

Tornado / The Last Blood (1983)

B-Film kategorilerinde yayınlandı.

tornado-the-last-blood1Eski İtalyan yönetmenlerinin en sevdiğim tarafı her türden filme el atmaları. (Western, Korku, Erotik, Dram, Komedi ve hatta Porno) Antonio Margheriti de diğer İtalyan meslektaşları gibi çeşitli bir filmografiye sahip. Ancak bunlar arasında Aksiyon-Savaş filmleriyle öne çıkıyor yönetmen.

80’lerin en üretken İtalyan yönetmenlerinden olan A. Margeriti, dönemin Vietnam Savaş ve Komando filmlerinin en ünlü yönetmenlerinden biri. The Last Hunter (1980), Tiger Joe (1982) ve Tornado (1983) gibi klasiklere imza atmış ve yukarıda bahsettiğim filmler aslında bir üçlemenin parçaları. Tornado belki de içlerinde en zayıf olanı diyebiliriz.

Film konusu açısından Peckinpah’ın Cross of Iron filmini anımsatsa da, yönetmenin kattığı ufak tefek yeniliklerle Cross of Iron’un rip-offu demek pek mümkün değil. Tornado biri kaptan diğeri çavuş olan iki Yeşil Bereli’nin fikir ayrılığı üzerine kurulu bir film. Vietnam Savaşı’nın son günlerinde, aklını biraz oynatmış Amerikalı Kaptan (Antonio Marsina, “Leathernecks”) Yeşil Berelileri’ni riskli bir görev için görevlendirir. Çavuş Maggio (Giancarlo Prete, “The Assisi Underground”)komutanının bu tutumundan pek hoşlanmaz. Bir arkadaşı komutanın bu riskli görevlendirmesi sonucu hayatını kaybeder. Bu otoriteden kaçmaya ve Kamboçya’ya gitmeye karar verir. Bu arada bir muhabirle (Luciano Pigozzi, “Double Target”) tanışır. Muhabir kaptanın deliliğini ortaya çıkarmaya ve Maggio’yu da kurtarmaya çalışır. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni