iyiköfüfilm

70'li Yılların Okült Belgeselleri

70’li Yılların Okült Belgeselleri: 1970’lerde yapılmış olan doğaüstü belgesellerin çekici bir yanı var. Belki de tarzlarıdır – renkleri ve tonları zengin ve canlı ve belki de kullanılan kostümler sevdiğim bir eskilik hissi veriyor. Ya da belki de içeriğiyle ilgili olabilir mi? Modern geleneklerin saygı duyulan kurucularıyla yapılan röportajlar ve sadece gitmeyi hayal edebileceğim yerlerde gerçekleştirilen ayinler bana artık var olmayan bir zaman ve yere erişim imkanı sağlıyor.

Bu filmlerin ruh hali ciddiyet ile gülünçlük arasında gidip geliyor; bir bölümde saygı duyulan bir kişinin samimi ve düşünceli sözlerini duyarken diğer sahne sadece basmakalıp bir hal alıyor; bir sunakta dans eden çıplak bir kadın, orta yaşlı İngiliz bir adamın bir dairede koşuşturması ve çok ama çok sayıda siyah kadife giysiler.

Bazı durumlarda bu filmler ortalama televizyon izleyicisinin ağzı açık bakması için çekilmiş ve ortaya koydukları yapaylık gerçekten insanı esir alıyor. Ama yakından baktığınız zaman bunların popüler medya ile nasıl dikkatle tartılmış yakınlaşmalar olduğunu görebilirsiniz: filme alınan, uzun süredir sürdürülen yöntemler toplumun geneline onların da var olduğunu açıklamak için ulaşıyor.

Günümüzde dijital teknoloji sayesinde bu 70’li Yılların Doğaüstü Okült Belgeselleri orijinal filmin çürümesi için yeterli bir zaman sonrasında hayat buluyor ve ilk başta amaçlanandan daha fazla seyirciyle buluşuyor (bu filmlerin tümüne günümüzde internet yoluyla erişilebiliyor). (daha&helliip;)


21
Şub
2014

Satanis: The Devil’s Mass (1970)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

satanisyj1Satanis: The Devil’s Mass, Satan Kilisesi ve Anton Lavey hakkında yapılmış 1970 yapımı bir belgesel. Yönetmenliğini ve yapımcılığını Ray Laurent’in yaptığı belgesel, kilisenin kuruluş yeri San Francisco’da geçmekte. Lavey’in ailesi, kendisi, inanları ve ayrıca Hristiyan rahiplerle Mormon tarikatı üyeleriyle de yapılan röportajların yapıldığı belgeselde müzikler de Anton Lavey’in kendisine ait.

Anton Szandor Lavey, Şeytan Kilisesi’ni 1966 yılında kurar ve Ssatanist öğretiyi yaymak amacıyla Şeytan İncili’ni de kaleme alır. Aynı zamanda bir müzisyen olan Lavey, 1997 yılında geçirdiği bir kalp krizi sonrası hayata gözlerini yumar. Aslında birçok meslek dalında kendini deneyen Lavey, 20’li yaşlarında müziğe son verince sirk dünyasına adım atar. Daha sonra morglarda polis fotoğrafçılığı yapar ve bu sırada polisin kendisindeki gariplikleri farketmesiyle gerçeküstü olaylarla ilgili telefonları cevaplama görevi verilir kendisine. 1966 yılında ise Şeytan Kilisesi’ni kurar. Lavey’e göre insanın yaptığı en büyük yanlışlardan biri yersiz iyiliklerdir. Satan Kilisesi’nin ve kendisinin felsefesine göre sadece istediğimiz zaman istediğimize karşı iyi olmalı, gerekirse bize kötü davrananları ezip yok etmeliyizdir. Hatta mezar taşında “hayattaki tek pişmanlığım yersiz yere iyi olduğum anlardır” yazmaktadır.

Belgeselde Şeytan Kilisesi’nin yada “the Black House” inanları ve Anton Lavey detaylı bir şekilde felsefelerini anlatırken onlara karşıt görüşte olanların da röportajlarına yer verilmiştir. Aynı zamanda Hristiyanlık ile ilgili düşüncelerini, Satanizm ile Hristiyanlığın ilişkisini anlatırken çeşitli tören ritüellerinden de performanslar sergilemişlerdir.  (daha&helliip;)


İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni