iyiköfüfilm

4
Ağu
2015

Emanuelle e Françoise (1975)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

emanuelleefrancoiselesoYönetmen D’Amato’nun Laura Gemser ile birlikteliği öncesinde çekilen ve gerçekten bir Emanuelle filmi olmayan bu tuhaf erotik intikam gerilim filmi D’Amato’nun tutarlı ve hayalperest anlatımlarından biridir. Hikaye oldukça sade – genç model Francoise, aşağılık sevgilisi Carlos tarafından istismar edilmiş ve ihanete uğramıştır ve nihayetinde çektiği acı dayanılmaz hale gelerek kendisini bir trenin altına atar.  Francoise’in ablası Emanuelle bu acı hikayenin tamamını kardeşinin ardında bıraktığı bazı mektuplardan öğrenir ve bu aşağılık adam ile ödeşmek için işe koyulur. Onu baştan çıkarır, onu uyutur ve oturma odasında bulunan ve solo erotik şovlar, lezbiyen ilişkiler ve eğlence düşkünlerinin de katıldığı halüsinojenlerin etkisi altında kurgulanmış bir yamyam şöleninde grup seks alemlerini izlemesine izin verdiği çift taraflı aynanın ardında zincirlenmiş bir şekilde onu hapseder.

Bu çift yönlü ayna olağanüstü bir imgedir ve filmin anlamı bakımından merkezi öneme sahiptir. Carlos’un Francoise’e karşı tutumu düşüncesiz ataerkil istismardır; Emanuelle –feminist bir gazeteci- daha önce “kadınların kadınlıklarını kaybetmemeleri” temalı bir kadın hareketine katılmıştır –ondan intikamını almak için bütün feminen araçlara başvurur. Carlos’un aynalı ekranın ardındaki izole mahkumiyetinde, tıpkı pornografide olduğu gibi kadınların her türlü cinsel faaliyette bulunmasını izleyebildiği ama onlara katılamadığı ve dahası kaçış çabalarını bu faaliyetleri izleme dürtüsü ile ertelediği yalnız ve tatmin olamamış bir erkeğin durumunu işaret eden bir şey vardır. Yamyam şöleninin korkunç görüntüsü –D’Amato’nun eserleri için merkezi bir görüntü- insanların hayatta kalabilmek için insan eti yediği ve kan içtiği bir dünyayı, modern toplumumuzun rekabet dolu dünyasını resmetmektedir. Karanlık dünyasında güçsüz kalmış Carlos çıplak Emanuelle’i bir satır ile öldürmenin hayalini kurmaktadır ve (birçok güçsüz erkeğin kadın hareketlerinin onları içine düşüreceğini düşündüğü hadım edilme durumundan kıl payı kurtularak) özgür kaldığında gerçekten de Emanuelle’in ölümüne neden olur. Ancak polisten saklanmak için aynanın arkasına geçen Carlos kendisini ölüme terkedilmiş bir şekilde hapsolmuş olarak bulur –şiddete başvurarak planladığı kaçışı yeniden hapsolmasına neden olmuştur ve Edgar Allen Poe tarzı bir son ile açlık ve susuzluktan ölecektir.

Bu hikaye Poe’nun korku hikayelerinden birinin bir parça De Sade ile buluşmasını anımsatmaktadır; bu hikaye bir dakika için erkeğin üstte ve kadını istismar ederken bir dakika sonra kadının üstte ve erkeğe işkence ettiği –ancak hiçbirisinin bu döngü içinde hapsolmalarına neden olan öfke ve nefretten vazgeçemediği- bitmek bilmeyen bir şiddet döngüsünden oluşan korkunç, insafsız bir evren betimlemektedir. D’Amato mükemmel bir sinema şairidir ve bizlere bu iki yönlü aynanın beyaz perdeyi temsil ettiğini göstermek için çaba sarf eder: yüzeyinde insanlar görülür, tutku ve ölümün korkunç ve şiddet içeren imgelerini gösterir, bir noktada polis fotoğrafçısı “birkaç kare daha çekmek” için odada biraz daha zaman geçirmek ister. D’Amato Carlos’un Francoise’i istismar ederken ki tuhaf davranışları –kılıksız adamlar onu izlerken onu şiddet içerecek şekilde seks yapmaya zorlar, onu seks düşkünü yaşlı ve iğrenç bir yapımcıya verir, pornografik filmlerde oynaması için ona duygusal şantaj yapar- ile Emanuelle’in kendi “ekranındaki” tuhaf davranışlarını yansıtmak için elinden geleni yapmıştır. Carlos ile Francoise’in ilişkisi zaman zaman Linda Lovelace ve eşi/menajeri Chuck Traynor’un Linda’nın otobiyografisi Ordeal’da anlattığı hikayesini hatırlatmaktadır; belki de Emanuelle bu oyunu kendileri için oynamış ve porno endüstrisinde önemli yerlere gelerek başarılı kariyerlere sahip olmuş kadınları anımsatmaktadır. D’Amato sihrini kullanarak yeni seks düşkünü, liberal dünyanın ruhunu yakalamayı başarmıştır ve bu dünyada yaşayan kadınlar için mevcut seçenekleri bizlere gösterir. Ahlaksız bir yapıma imza atan kendisi de bu kirlenmeden uzak kalamayacaktır ama onun gibi sanatçılar için saflık oyunun bir parçası değildir: onlar yüzlerinde ne düşündükleri belli olmayan bir ifadeyle kişisel fikirlerini belirtmeksizin gerçekleri ve bulgularını bizlere sundukları bir dünyaya bulaşmışlardır.

Tolga DEMİRTAŞ (tolga@iyikotufilm.com)

emanuelleefrancoiseleso1

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz:


Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


yeni