>






Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.



Çetin İnanç İstismar Filmleri B-Film B Movie Dario Argento David Cronenberg Edwige Fenech Erotik Yeşilçam Exploitation George Eastman Giallo Gore Hammer Film Productions I Spit On Your Grave Italian Trash Jean Rollin Jess Franco Joe D’Amato Joe D'Amato Lucio Fulci Mario Bava Ninja Roger Corman Sergio Martino Sexploitation Slasher Sybil Danning Tom Savini Trash Film Zerrin Doğan
Filmin yıldızı Hong-Kong’lu anti-kahraman Kai’yi canlandıran Anthony Wong. A.Wong’u dönemin bir çok düşük bütçeli CAT III, CAT IIA, CAT IIB filminde izlemek mümkün. Bu filmlerden iki tanesi var ki benim favorim. Bunlar Untold Story ve Ebola Syndrome. İki filmde de Anthony Wong’u tam bir pislik olarak görüyoruz. Recep İvedik’in gore versiyonu da diyebiliriz kendisi için.
Filme gelecek olursak, filmi ya çok sevecek ya da nefret edeceksiniz. Ebola Syndrome’da tahammül sınırlarını zorlayacak derecede şiddet var; fakat bu şiddet unsurlarıyla komedi o kadar güzel harmanlanmış ki izlediğiniz bir şiddet sahnesinde kendinizi gülümserken bulmanız mümkün. Film o dönem iç piyasaya yapılmış; fakat bu tarz filmlere olan ilginin artmasıyla birlikte filmi dünya piyasasına tanıtan DVD’leri de piyasaya sürülüyor.
Filmimizde Kai (Anthony Wong) bir restoranda çalışmaktadır. Problemli bir kişiliktir. Bir gün patronun karısına tecavüz eder ve patronunu öldürür. Bununla da yetinmeyen kahramanımız patronunun etinden güzel hamburger köfteleri yapıp satar. Daha sonra Kai, Güney Afrika’ya kaçar. Burada bir Çin restoranında çalışmaya başlar. Bir gün yeni patronuyla birlikte ucuz et almak için yerli kabilelerin yaşadığı bir köye giderler. Köyde Ebola salgını yaşanmaktadır. Köyden dönüş sırasında Kai köyün biraz ilersinde yerde can çekişen yarı çıplak Ebola hastası bir yerli kadın görür. Dürtülerine hakim olamayan Kai kadına tecavüz eder. Bu virüsü kapar fakat Kai virüsten etkilenmez. Afrika’da yerli kabilelerle olan sahneler bana İtalyan yamyam filmlerini hatırlattı. Filmin bundan sonraki bölümlerinde Kai’nin bu virüsü başkalarına nasıl bulaştırdığını izliyoruz.

Film için türler karması demek yanlış olmaz. Film başlangıçta bir “suç” (crime) filmi gibi başlıyor ve bir Quentin Tarantino etkisi yaratıyor. Film ortalarında polisiye tarzına kayarken, sonlarında da thrillera dönüyor.
Filmin yönetmeni Herman Yau’nun bundan önceki filmleri tipik Hong Kong action filmleri ve thrillerları iken bu filmden sonra yavaş yavaş korku ve korku-komedi türüne kaymış. Hong Kong filmlerinde oyunculuk, sinematografi zayıf olsa da Anthony Wong ve yönetmen Herman Yau filmde oldukça iyi bir iş çıkartmışlar. Her ne kadar Kai karakterini bir pislik olarak canlandırsa da, rolünü o kadar iyi yapmış ki ondan nefret etmek yerine sempati duyuyorsunuz.
Ebola Syndrome harika bir korku-komedi filmi; ama doğru seyirci için.

Yorumunuz: