iyiköfüfilm

6
May
2012

Chop (2011)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

Terror Firmer ve Tromeo&Juliet gibi Troma klasiklerinden hatırlayacağınız Will Keenan’ın başrolde oynadığı Chop bir anda karşıma çıkan, bir anda izlediğim ve bir anda hoşuma giden bir film oldu. Filmde görev alanlardan Troma geçmişi olan tek kişi de Keenan değil, filmin yönetmeninden senaristine ve bazı oyuncularına kadar herkes bir şekilde Lloyd Kaufman’ın elinden geçmiş (gerçi bu cümle yanlış anlamalara mahal verebilir). Filmin mesaj vermek gibi bir gayesi yok, hızlı bir şekilde hikayesini anlatıyor ve bitiyor. Zaten bazı filmlerin neden mesaj verme kaygısı içinde olduğunu hiçbir zaman anlayamamışımdır, ilk Hababam Sınıfı’nda Mahmut Hoca’nın “Okul ticarethane değildir” mesajıyla sonlanması gereken bir gelenekti diye düşünüyorum.

2008 yılına dönelim. O sene Deadgirl diye rahatsız bir film çıkmıştı. Gayet ciddi, izleyiciyi tedirgin etmeyi kafasına koymuş bir filmdi. Deadgirl’ün senaristi Trent Haaga’nın ilk yönetmenlik denemesi ise Chop. Chop, bütçesi nedeniyle gavurun gorehound dediği kanlı film seven izleyiciye pek bir şey vaad etmese de mevzubahis sahneleri  yeterli şekilde tattırmış. Tür olarak gerilim-kara komedi sınırında gezen bir film fakat ton değişimi sıkça yaşandığı için izleyenin kafasını karıştırması muhtemel.

Biricik Tromeo’muzun canlandırdığı Lance adında evli, mutlu, çocuksuz bir adam filmin asıl karakteri. Filmin kötü adamı ise Lance’i bozulan arabasının başında bulup gideceği yere kadar götürmeyi teklif eden bir yabancı (ki adı da credits kısmında Stranger olarak geçiyor). Kısa zaman içerisinde anlıyoruz ki ikisinin ilk karşılaşması bu değilmiş, bir mazileri varmış. Yabancının tek istediği Lance’in kendisine yaptığı yanlışı hatırlaması ve özür dilemesi. Film ilerledikçe de cinayet ve ampütasyon paslaşmasıyla geçen bir örgüye sahip oluyor. Olaylar uzatmadan, hızlı bir şekilde geliştiği için daha fazlasını anlatmaktan imtina ediyorum. Zaman zaman kendisini tekrar ediyor hissini verse de eğlendiren Chop “intikam” ve “işkence” filmleri kategorisine rahatlıkla sokulabilir. Oyunculuklarda özellikle Lance ve kibar psikopatımız gayet hoşuma gitti. Yan rollerde de rahatsız eden, göze batan pek fazla bir karakter görmedim. Dedektifleri  bilerek klişe yaptıklarını düşünüyorum, filmi sevdiğim için olabilir. Zaten filmi yazan da o dedektiflerden biri. Asyalı olan değil, diğeri. Bir de Lance’in karısını canlandıran Hindistanlı aktrise pek anlam veremedim.

En son The Devil Inside’da yaşadığım filmin doruk noktası yoksunluğunu çok çok az da olsa Chop’ta yaşadım. Belki de The Devil Inside’dan sonra bu hissiyatım körelmiştir, bilemiyorum. Yine de Chop güzel fikirleri olan insanların bir bütçe gereksinimi duymayacağını kafamıza sokan filmlerden birisi olmuş. Zaten Bloody Disgusting Selects etiketini gördüğünüzde izlemek isteyeceğiniz aşikar. Sonuç olarak Chop, “yoklukta gideri var” diyebileceğim bir film olmamış, gayet hoşuma gitti ve eğlendim.  Herkese göre bir film olmadığını da hatırlatmakta fayda var. Ama bir daha izler miyim? Hayır. Bugüne kadar izlemedim diye kafamı duvardan duvara vurdum mu? Yine hayır. Yazıyı da ikilemde bırakarak bitirdim.

Yazan: Mert Kutay (mert@iyikotufilm.com)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz:


Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


yeni