





Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.


Çetin İnanç İstismar Filmleri B-Film Blaxploitation B Movie Dario Argento David Cronenberg Edwige Fenech Emmanuelle Erotik Yeşilçam Exploitation George Eastman Giallo Gore Hammer Film Productions I Spit On Your Grave Italian Trash Jess Franco Jesus Franco Joe D’Amato Joe D'Amato Lucio Fulci Mario Bava Nikkatsu Roger Corman Sergio Martino Sexploitation Slasher Sylvia Kristel Zerrin Doğan
Private Lessons, yönetmenliğini Alan Myerson’un yaptığı Amerikan yapımı bir erotik komedi filmi. Filmin başrolünde oldukça tanıdık bir isim, 1974 yapımı Emmanuelle’den tanıdığımız Sylvia Kristel var.
Film konusu itibariyle çekildiği dönem oldukça tartışma yaratmış. 30’lu yaşlarını yaşayan Nicole ile henüz ergen bir genç çocuk arasında geçen seksüel ilişki, hem izleyicinin ilgisini çekerken bazı kesimlerce de tartışılır olmuş.
Philip Fillmore (Eric Brown) ya da kısaca Philly, henüz 15 yaşındadır ve zengin bir işadamının oğludur. Babasının seyahate çıkması sonucu, evde seksi Fransız hizmetçi Nicole Mallow (Sylvia Kristel) ile kalır. Nicole gibi çoğu erkeğin kolayca ilgisini çekebilecek bir kadın, Philly’nin de ilgisini çeker. Gizlice Nicole’u izlediği bir gün, bunu fark eden Nicole Philly’i içeri çağırır. Göğüslerine dokunmasını ister ve daha da ileri giderek üstündekileri çıkarır. Panikleyen Philly odadan çıkar fakat Nicole genç çocuğu baştan çıkarmaya devam eder. Philly artık çoğu genç erkeğin hayalini kurduğu gibi kendinden yaşça büyük bu güzel kadınla birlikte olmaya başlar. Fakat asıl problem Nicole ve evin şoförü Lester’in (Howard Hesseman) başka planlarının olmasıdır. » yazının devamı

Frank Henenlotter isminin birçoğumuzun hafızasında 1982 yapımı Basket Case filmini canlandırdığını söyleyebiliriz. B tarzı komedi-korku filmlerinde kült mertebesine ulaşmış yönetmenin sadece 9 filmi olmasına karşın bunlardan büyük çoğunluğu B film fanları için önemli yapımlardır. Peki nedir bu filmler? Baket Case (1982) Brain Damage (1988), Basket Case 2 (1990), Frankenhooker (1990), Basket Case 3 (1992). Bu halkaya dahil edebileceğimiz bir diğer filmi ise son yapımı olan Bad Biology (2008)’dir.
Bad Biology, benim son zamanlarda izlerken keyif aldığım nadir yeni yapım filmlerden biri. Film genetik bozuklukları yüzünden cinsel açlık çeken bir kadın ve bir erkeğin bir noktadan sonra kesişen ortak hikayelerini anlatıyor. Sağlıksız bir cinsellik üzerine kurulu olan film günümüz gençliğinin cinselliğe bakışına eleştirel bir yaklaşım sergiliyor. Günümüz gençliğinin cinselliğini sınırsızca yaşaması ve bir doyuma ulaşamaması, yönetmenin iki ana karakteri Jannifer (Charliee Danielson) ve Batz (Anthony Sneed)’in de genetik bozuklukları yüzünden sürekli cinsel açlık çekmeleriyle anlatılmaktadır.
Jannifer’ın doğuştan yedi klitorisi vardır ve sınırsız bir cinsellik yaşamasına rağmen doyuma bir türlü ulaşamamaktadır. Beğendiği birçok erkekle birlikte olan Jannifer’ın tuhaflıkları sadece yedi klitorisi olmakla bitmiyor. İlişkiye girdikten iki saat sonra ise doğum yapmakta ve bebekleri ölüme terk etmektedir. Batz’in durumu ise daha vahimdir. Anormal boyutlardaki penisi, büyüklüğünün yanı sıra başına buyruk tavırlarıyla Batz’e rahat vermemektedir. Sürekli bir cinsel açlık çeken Batz günlük yaşamda da ereksiyon olmamak için çeşitli ilaçlar kullanmaktadır. Fakat ilaçlar artık derdine çare olmamakla birlikte Batz’ın sağlığını da tehdit etmektedir. » yazının devamı

Nunsploitation filmleri İstismar filmlerinin bir alt türü olup 1970’li yıllarda altın çağını yaşamıştır. Bu filmler genellikle Hıristiyan rahibelerin manastır yaşamlarını konu almış, dini ve cinsel baskı üzerine kurgulanmışlardır. Özellikle filmlerdeki konular Ortaçağ Avrupa’sının karanlık yönlerinden beslenmektedir.
Rahibelerle ilgili çarpık ilişkilerin konu alındığı dal sadece sinemayla da kalmıyor. Rahibelerin çarpık ilişkileriyle ilgili yazılı belgelerin tarihi 14. yy’a kadar uzanıyor. Gabriel De Lavergne’in The Love Latters of a Porteguese Nun (1669) romanı bu konuyla ilgili yazılan ilk romanlardan biri. Roman, Jess Franco tarafından 1977 yılında Love Letters of a Portuguese Nun adıyla sinemaya uyarlanmıştır.
Günahkâr Rahibelerle ilgili yazılı örneklerin ilki ise Giovanni Boccaccio’nun Decameron eserinde geçen bir öyküdür. Bu öykü yönetmen Pier Paolo Pasolini tarafından sinemaya 1971 yılında The Decameron aka Il Decameron adıyla uyarlanmış ve bu türün ilk örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmıştır. Öyküde ve filmde bir manastırda çalışan sağır ve dilsiz bir gencin bunu fırsat bilen ve başlarının belaya girmeyeceğini düşünen rahibelerin seks oyuncağı haline gelmesi anlatılır. Fakat bir gün gelir genç buna daha fazla dayanamamış olacak ki dili çözülür. The Decameron (1971) aynı zamanda İtalya’da baş gösteren seks-komedilerinin de öncü filmlerinden biridir. 1922 yapımı Häxan filmi ise bu türün habercilerinden biri olarak karşımıza çıkar. G. Boccaccio dışında Diderot, Stendhal gibi tanınmış bir çok yazar manastırda yaşanan çarpık ilişkileri ve aşk hikayelerini yazmışlar ve bu eserlerin bir çoğu günümüzde beyazperdeye uyarlanmıştır. » yazının devamı

Ozploitation, Avustralya yapımı istismar filmlerine ait bir tanımlama. 70ler ve 80ler boyunca istismar türünün farklı alt türlerine ait filmlerle Avustralya’da ve tüm dünyada kendini göstermiştir. Bu alt türler; Sexploitation (Alvin Purple, Pacific Banana), Biker filmleri (Stone), Korku filmleri (Patrick, Long Weekend) ve hatta Kung Fu filmleri (The Man from Hong Kong). Avustralya izleyicisi için bu dönemin en popüler filmleri, Razorback, BMX Bandits ve hem Avustralyalılar hem de diğer ülke izleyicileri için Mad Max filmleridir.
Ozploitation filmleri, 1971 yılında Avustralya’da R Rating isimli sansür ve sınıflandırma sisteminin ortaya çıkmasının ardından yapılmaya başlanmıştır. Bu yıllar aynı zamanda Australian New Wave hareketinin de başlangıç zamanına denk gelir. Ozploitation, New Wave hareketi içinde küçük bir dalga olarak da kabul görmektedir. 80lerin sonuna doğru etkisini kaybeden Australian New Wave hareketi ile birlikte, Avustralya sinemasının yeni bir dönemi başlar: Post New Wave. » yazının devamı

70’li yıllar, pornonun kuşkusuz altın çağıydı. Diğer hiçbir dönem porno dünyası ve porno fanları için daha heyecan verici olmadı. Listemizdeki Top 10’u oluşturan yıldızlar ise bu altın çağın altın kızları. Porno’nun ilk ve gerçek ünlü oyuncuları. » yazının devamı
